En Sıcak Konular

Hayrettin Karaman
Yeni Şafak

Hayrettin Karaman
0 0 0000

Devlet-din ilişkisi



Akparti'yi kapatma davasının iddianamesinde yer alan laiklik anlayışını tahlil ve tenkide devam ediyorum.

“Devlete, dinsel konularda denetim ve gözetim hakkı tanınması, din ve vicdan özgürlüğünün, demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı bir sınırlama sayılamaz.” Diyor.

Devlete din konusunda denetim ve gözetim hakkı verilmesinin amacı (hikmeti), dinin uygulanmasında kanunların (daha doğrusu hukukun) sınırlarının aşılıp aşılmadığını kontroldür; aşılırsa, yani din adına rejimi değiştirmeye kalkışma olursa laik devlet müdahale eder. Türkiye'de olan bu değildir, bu ülkede devlet, ortada bir zorunluluk bulunmadığı halde meşru/hukuki din özgürlüğünü kısıtlamakta, toplumda dinin uygulanmasına müdahale etmektedir.

“Demokrasiye geçişin de aracı olan lâiklik, Türkiye'nin yaşam felsefesidir.” Diyor.

Laiklik, Türkiye Cumhuriyeti devletinin bir ilkesi olabilir, ama Türkiye'nin “yaşam felsefesi” olamaz, değildir. Bu ülkede yaşayan insanların kahir ekseriyeti müslümandır ve onların hayatlarında (düşünce ve davranışlarında) dinin çok önemli bir yeri vardır.

“Laiklik ilkesi; 5 Şubat 1937 tarih ve 2115 sayılı Yasa ile Türkiye Cumhuriyeti'nin nitelikleri arasında yer almıştır. Laik devlet ilkesinin cumhuriyetin temel nitelikleri arasında yer verilmesine 1961 ve 1982 Anayasalarında devam edilmiş ve her iki Anayasa laiklik ilkesini sıkı bir korumaya almıştır.” Diyor.

Laiklik ilkesi cumhuriyetin olmazsa olmaz şartı ise neden cumhuriyetin ilanından itibaren değil de yaklaşık on beş yıl sonra kabul edilmiş?

Bu sorunun birden fazla cevabı olabilir. Bana göre bazıları şöyledir:

1. Daha başta Cumhuriyetin kurucuları laikliği benimsemişlerdi, ama yıllarca takıyye yaptılar, “Devletin dini İslam'dır” dediler, sonra baskı ve tehlikeyi savuşturup niyetlerini açıkladılar. Bu cevap doğru ise takıyye her zaman var demektir.

2. Cumhuriyetin kurucuları arasında, laiklik konusunda görüş ayrılıkları vardı, laiklik taraftarları Atatürk'ün ömrünün sonlarına doğru güçlendiler ve laikliği ilan ettiler.

Her ne ise, benim tartıştığım husus laiklik ilkesi değil, Türkiye'de bazı çevrelerin “din hürriyetine karşı bir engelleme ve kısıtlama aracı” olarak anlayıp kullandıkları laikliktir.

Ayrıca bir inancımı daha burada ifade etmek isterim. Bugün laiklik tehlikede diyerek parti kapatmaya kalkışanların buna inandıklarını asla kabul etmiyorum,

Laiklik bahane, demokrasiyi baypas ederek iktidara gelmek şahane.

Mesele bundan ibarettir.

Not;

On beş gün sürecek bir seyahate çıkıyorum. Yazılarım aksayabilir. Hoşça kalın.



Bu yazı 536 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 27 Haziran 2008 Milli maç milli mesele
    • 26 Haziran 2008 Şimdi ne yapacağız?
    • 12 Haziran 2008 Cumhuriyeti korumak
    • 25 Mayıs 2008 Ya bu deveyi güdecekler…
    • 18 Mayıs 2008 Yargı bağımsızlığı ve yanılmazlığı
    • 24 Nisan 2008 Bankaların verdiği promosyon
    • 5 Nisan 2008 Devlet-din ilişkisi
    • 30 Mart 2008 İddianamedeki laiklik
    • 28 Mart 2008 Laiklik tehlikede mi?
    • 23 Mart 2008 İddianame kusurludur
    • 14 Mart 2008 Kısas (2)
    • 13 Mart 2008 Kısas
    • 7 Mart 2008 Sıra sana da gelir
    • 29 Şubat 2008 Sağırlar, dilsizler ve körler
    • 28 Şubat 2008 Atalar dini
    • 24 Şubat 2008 Çelişkiler Yumağı
    • 22 Şubat 2008 Fetvalar arasında
    • 21 Şubat 2008 Mescid-i Aksâ hepimizin
    • 15 Şubat 2008 Kadınlar da farklı
    • 14 Şubat 2008 Niçin Örtünüyoruz? (3)

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,369 µs