En Sıcak Konular

Mehmet Şevket Eygi
Milli Gazete

Mehmet Şevket Eygi
0 0 0000

G.Y.’lerin Dinde Reform Plânları



ZAMAN zaman G.Y.’lerin gazetelerinde yaygaralar kopartılır. Neymiş efendim filan lisenin bodrum katında bir yer mescit yapılmış, birkaç talebe burada namaz kılıyormuş, hattâ daha fecii, din dersi öğretmeni de bazen imamlık yapıyormuş... Böyle bir şey Anayasa’ya aykırıymış, lâikliğe aykırıymış, bu işin sonu kötü olurmuş, rejimin kökleri, temelleri sarsılıyormuş...

G.Y.’ler başörtüsü konusunda da böyle yaygaracıdır.

Onlar Türkiye halkına din, inanç, vicdan, inandığı gibi yaşamak, düşünce hakkı verilmesini 1’inci Cumhuriyete aykırı görürler.

Bu kafa ve zihniyet yüzünden ülkemizde uzun bir müddetten beri din ile devlet, din ile rejim arasında bitmez tükenmez, müzmin bir gerginlik, zıtlık ve kavga yaşanmaktadır. Bu kavga yüzünden Türkiye geri kalmıştır. Sosyal ve kültürel yapısı çürümüştür, parçalanacak ve dağılacak hale gelmiştir.

Acaba G.Y.’ler niçin İslâm’a, dindar Müslümanlara, din ve inanç hürriyetine bu kadar düşmandırlar?

Bu sorunun cevabını vermek kolay ve basit bir iş değildir.

Yazar Hikmet Çetinkaya’nın, bir internet sitesinde çıkan aşağıdaki satırları dikkatle okunacak olursa yukarıdaki sorunun cevabı biraz olsun anlaşılabilir. Çetinkaya diyor ki:

“Türkiye’de devletin hâkim sistemi iki şeyi aradı durdu. Mümkünse İslâm’ı değiştirmek, ona gücü yetmezse Müslümanların din anlayışını değiştirmek. Kemalizmin en önemli özelliklerinden biri dinde reformu amaçlaması idi. Bunda muvaffak olunamadı çünkü İslâm’ın kitaba bağlı karakterleri böyle bir reformasyona ve deformasyona izin vermiyordu. Bu, Müslümanlara da kabul ettirilemedi. Ağır baskı dönemleri yaşandı Türkiye’de ama dinde reform kabul görmedi.”

1936’da basılan “KAMALİZM: C.H.Partisi Programının İzahı” adlı kitabında Edirne Saylavı (milletvekili) Şeref Aykut bakınız Kemalizmi nasıl tarif ediyor:

“Kamalizm, bir dindir ki onun en büyük ve ana sıfatlarından birisi de devrimci olmasıdır. (.....) Bu sebepledir ki onu (gençliği) Kamalizm dininin hiç şaşmayan, şaşırmayan orunçlu ve coşkun tapkanı yapmak, ona bu kudsal, ulusal ve kurtarıcı dini olanca derinliği ve inceliği ile oydamlamak ister... ta ki, Kamalizm dinine inanı artsın. İşte disiplin altında gençlik böyle olacaktır. Parti bunu amaçlamış, hazırlamıştır.” (Adı geçen kitap, Muallim Ahmet Halil Kitap Evi, İstanbul)

Türk Dil Kurumu tarafından hazırlanan Türkçe SÖZLÜK’te din hanesinde “KEMALİZM TÜRKÜN DİNİDİR” cümlesi yer almaktadır. (Cumhuriyet Basımevi, İstanbul, 1944)

(Daha sonra, ülkemize biraz demokrasi ve biraz hürriyet geldikten sonra, protesto ve tenkitler karşısında SÖZLÜK’teki bu cümle çıkartılmıştır.)

G.Y.’lerin İslâm’da reform, yenilik, değişiklik yapma planları bu gün de yürürlüktedir. Bu işi Müslümanların içinden seçtikleri birtakım kişilere ve zümrelere vermişlerdir.

* BİRTAKIM İLAHİYATÇILAR. Bunların içinde o kadar aşırı gidenler vardır ki, İslâm’da tesettür olmadığını, bunun bize Yahudilikten geçtiğini iddia etmektedirler.

* BAZI DİNÎ GRUPLAR. Bunlar ilâhî İslâm dininin fıkha ve şeriata ait hükümlerinde yüzde 90’a varan hafifletmeler, ılımlaştırmalar yapmak istiyorlar. Yani vahiye dayalı dinin yerine uydurulmuş bir İslâm türetmek istiyorlar.

* DİYALOGÇULAR. Bunlar İslâm’ın yegane/tek Hak din olduğu inancını sarsarak “Üç İbrahimi Din” kavramını ortaya atıyorlar, Hz. Muhammed’in risaletini inkâr eden Ehl-i Kitabın da cennetlik olduğunu söylüyorlar.

G.Y.’lerin en çok kullandığı kelime ve kavram lâikliktir. Türkiye’de lâiklik var mıdır? Gerçek lâiklik yoktur, G.Y.’lerin anladığı ve istediği lâiklik vardır. Lâkin o, lâiklik değildir.

Radikal gazetesi köşe yazarlarından Hasan Celal Güzel 25/01/2008 tarihli yazısının ilk iki paragrafında şöyle diyor:

“Türkiye’de gerçek anlamıyla lâiklik, düşünce, düşünceyi açıklama, din ve vicdan hürriyeti yoktur. Eğitim ve öğrenim hakkı da sınırlandırılmışştır. Bunun en bariz misali, başörtülü kız öğrencilere uygulanan üniversite yasağıdır.

Jakoben oligarşik azınlık, inançlarından dolayı başını örten öğrencileri yüksek öğrenim hakkından mahrum bırakmak için hukuka aykırı her türlü antidemokratik yola başvurmuştur.” hcelalguzel@yahoo.com

Bu satırları yazan zat son derece vatansever, kültürlü, başbakan adayı olacak kadar yükselmiş bir aydındır. Üstelik de Radikal gazetesinde yazmaktadır.

Régis Debray, Le Monde’un 25/01/2008 tarihli nüshasında yayınlanan “Malaise dans la civilisation” başlıklı makalesinde “Türkiye’de olduğu gibi devlete bağımlı bir İslâm...” demektedir.

G.Y.’ler Türkiye’deki lâikliğin “Bize mahsus, bize özel...” bir lâiklik olduğunu iddia ediyorlar. İnsan hakları, çoğulculuk ve demokrasi açısından böyle bir iddianın tutarlılığı yoktur.

Bir yandan lâiklik yaygaraları devam ettiriliyor, öte yandan tam gaz dinde reform, dinde yenilik, dinde değişim, ılımlı İslâm, light İslâm, dinlerarası diyalog faaliyet ve propagandaları sürdürülüyor.

G.Y.’ler ve yardakçıları acaba amaçlarına ulaşabilecekler mi?

Bir kısım câhil bırakılmış Müslümanları kandırabilirler ama İslâm dinini değiştirebilmeleri, kendi istekleri doğrultusunda yeni bir İslâm türetmeleri mümkün olmayacaktır.

Müzmin din ve rejim kavgası Türkiye’nin temellerini sarsacak, varlığını tehlikeye atacaktır.

G.Y.’ler İslâm’da reform yapmak, dini değiştirmek emellerinden vazgeçebilirler mi? Vazgeçmeyeceklerdir...

Onların bu inatları, fanatizmleri yüzünden ileride çok büyük ve vahim bir kopukluk olacaktır. İnşallah bunun sarsıntılarını atlatabiliriz.

Bu yazı 1,125 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Hainler İstanbul’u Bu Hale Nasıl Getirdiler?
    • 16 Ağustos 2008 Ergenekon=Jakoben Laikçilik=Resmî İdeoloji
    • 14 Ağustos 2008 Şeriatî Hem Sünnîlik, Hem Şiîlik Açısından Bozuktur
    • 30 Temmuz 2008 Yakın Tarihimize Işık Tutan Büyük Ve Engin Bir Kitap: Üstad Ali Ulvi Kurucu’nun Hatıraları
    • 29 Temmuz 2008 Modern Türkiye’nin kuruluşunda Yahudiler
    • 28 Temmuz 2008 Din Büyüklerinin ve Müslümanların Dikkatlerine 12 Maddelik Islah Projesi
    • 24 Temmuz 2008 Ezana Saygısızlık
    • 21 Temmuz 2008 Hırsızlıkla Namaz Bir Arada Olmaz
    • 18 Temmuz 2008 Darbe Şakşakçılığı Yapanlar Dilerim Beladan Belaya Uğrasınlar
    • 17 Temmuz 2008 Türkiye Halkı Aptal ve Salak mıdır?
    • 16 Temmuz 2008 İsim Vermeden Anonim Tenkitler ve Uyarılar Yapmaya Devam Edeceğim
    • 14 Temmuz 2008 Müslüman Türkiye’de İslâm Devleti İstenemez
    • 14 Temmuz 2008 Müslüman Türkiye’de İslâm Devleti İstenemez
    • 12 Temmuz 2008 İslami tevhid eğitimi
    • 11 Temmuz 2008 Hakkın ve Halkın Hizmetinde Cumhuriyet
    • 10 Temmuz 2008 Yapılabilecekler ve Yapılması Gerekenler Yapılmıyor
    • 8 Temmuz 2008 Ordu ve Din...
    • 5 Temmuz 2008 Baylar Bayanlar Boşuna Protesto Etmeyin Oyun Kuralına Göre Oynanmaktadır
    • 4 Temmuz 2008 Hep Sivas Faciasından Bahs Edip, Başbağlar Katliamından Hiç Bahs Etmemek Zulümdür
    • 3 Temmuz 2008 Fitne Fesat Saçan Gazete

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    10,229 µs