En Sıcak Konular
Sabah
Engin Ardıç
0 0 0000
Öğrencilere dev kıyağımdır
Sınavdan önce sabahlayan öğrenciler kötü, oysa mışıl mışıl uyuyanlar daha iyi notlar alıyorlarmış... Uykusuz kalmak enayilikmiş yani... Amerika’da yapılan bir araştırmanın sonucu.
Efendim? Hayır, bu yazıda Fazıl Say yok.
“Bizim zamanımızda” da vardı sabahlayanlar, ilaç falan da kullanırlardı. Biz de onlara acımayla karışık küçümsemeyle bakardık.
Bendeniz yalnız sınav öncesi değil “genelde” hiç ders çalışmadığım için, öğrenim hayatım hep birilerine acımakla geçti!
Ders çalışmadan da sınıf geçebileceğimi daha ilkokul sıralarında anladığım için kendimi hiç sıkıntıya sokmadım, Galatasaray’ı da bitirdim Boğaziçi’ni de... Çok çeşitli işlere girdim çıktım, her boyadan boyadım ama çalışma hayatımda hiçkimse de “lise ikide fizikten kaç almıştın” ya da “lise üçte kimyadan kaçla geçmiştin” diye sormadı... (Aslına bakarsanız, “getir ulan şu diplomalarını da görelim, bakalım kıtır mı atıyorsun” da demedi.)
Üniversite ayrı. Şimdi orada öğrendiklerimizi kullanıyor, örneğin “eğer biz bu işi biliyorsak CHP asla tek başına iktidara gelemez” diyoruz, bu sefer meslekdaşlarımız düşman kesiliyorlar!
Çocuklar... Şakayı bir yana bırakırsak, size çok önemli, çok çok önemli bir “tüyo” vereceğim... İsterseniz ağabey nasihati, dilerseniz amca öğüdü olsun...
Nasıl ders çalışırsınız? Yani, çalışma “tarzınız” ve “temponuz” nedir?
Sözlü olsun yazılı olsun, sınav yaklaşınca, yani yumurta kapıya gelince, oturup sınav kapsamına giren konuları gözden geçirmek şeklinde, değil mi? Hoca “nerelerden” soracaksa, biriktirip biriktirip sonra da hafızlama. Türk yöntemi.
Öyle yapmayacaksınız.
O gün hangi dersler verildiyse, o günün akşamı, o gün öğrendiklerinizi gözden geçireceksiniz. Yani, sıcağı sıcağına.
Sonra bunları yeniden çalışmanıza gerek kalmayacak! Hafızanıza çakılacak, zihninize yerleşecek çünkü.
Bunu deneyin, göreceksiniz sınav için ayrıca çalışmaya hiç gerek olmayacak! Çünkü “hemen tekrar” yöntemiyle “zaten biliyor” olacaksınız.
Bu, Amerikan yöntemidir.
Özellikle İngilizce öğrenme sürecinde kullanılan ve bana da Sheldon Wise, Larry Fisher ve Charles Gilchrist gibi kıymetlerini şimdi anladığım çok değerli hocalarım tarafından aşılanan bu yöntemi, diğer bütün derslere de uygulayabilirsiniz.
Amerikan emperyalizmi aşağılıktır ama “seçmeli ders”, “sınıf geçmek için ortalamanın bir üstü not almak” gibi kavramları bulmuş olan Amerikan eğitim sistemi bombadır bomba!
Örneğin “curve” uygulamasıyla kopya çekmenin de önüne geçmiştir bu sistem. Yanında oturan yüksek not alırsa bunun sana zararı dokunur, dolayısıyla ona kopya vermezsin...
Sınıf geçmek için de on üzerinden beş almak yetmez, altı alacaksın! Adam olmak için, ortalamada kalmayacak, onun hiç olmazsa azıcık üstüne çıkacaksın... “Ortalama insan” yetiştirmeyi pek seven Türk eğitim sistemine ne kadar aykırı...
Elbette “bireyci” bir sistemdir, öğrencinin bir okul numarası bile yoktur, öğrenci de bireydir çünkü. Orada kulak çeken, tokat atan, küfür eden öğretmen de hem haber olur, hem kendini hapisanede bulur. Sapık değilse böyle bir şey yapmaya da kalkışmaz.
Evet çocuklar... Son dakikada “hafızlamaya, ineklemeye” paydos.
O gün hangi dersten ne öğrendiyseniz akşam onu şöyle bir gözden geçireceksiniz, başka da bir şey yapmanıza gerek kalmayacak.
Alışkanlıklarınızı değiştireceksiniz, önceleri belki azıcık zorlanacaksınız ama inanın bana, değecek.
Deneyin ve Engin amcanıza dua edin.
Ana babalar da lütfen çocuklarına bunu uygulatsınlar. Bana müteşekkir kalacaklar.
Gördükleri gibi, ara sıra faydalı yazılar da yazmıyor değiliz...
Bu yazı 1,251 defa okundu.
Diğer köşe yazıları
Tüm Yazılar
-
19 Ağustos 2009
Öyle olmayacak Tarhan Bey
-
3 Ekim 2008
Alman oğlu Alman
-
16 Ağustos 2008
Solculuk bile yapılır
-
14 Ağustos 2008
Frikik istiyorlar!
-
30 Temmuz 2008
Cirmi kadar yer yakar
-
14 Temmuz 2008
Bizim oğlan okumasın, dersaneci olsun
-
12 Temmuz 2008
Sıcakta serin yazı
-
5 Temmuz 2008
Kendini genel başkan sanan genel başkan
-
28 Haziran 2008
Korporatizm
-
27 Haziran 2008
Bu, gazetecilik değildir
-
13 Haziran 2008
Tekniğini merak ettim
-
11 Haziran 2008
Devr-i saadet
-
1 Haziran 2008
Memleket mazbut, lakin matbuat...
-
28 Mayıs 2008
Orada serbest
-
26 Mayıs 2008
Panpan est un pantin, Zizi est une poupee
-
25 Mayıs 2008
Psikolojik iç savaş
-
24 Mayıs 2008
Aslında ödleri patlıyor
-
21 Mayıs 2008
Lahındayk
-
19 Mayıs 2008
Sieg heil!
-
18 Mayıs 2008
Futbolcu aydınlar
Yazarlar
-
Mühürdar
-
Behiç Karahisarlı
-
Fahri Güven
-
Murat Bardakçı
-
Avni Özgürel
-
Mehmet Şevket Eygi
-
Muharrem Coşkun
Yorumlar
+ Yorum Ekle