En Sıcak Konular

Hayrettin Karaman
Yeni Şafak

Hayrettin Karaman
0 0 0000

Tuzak



Akparti'nin teşebbüsünden önce hukukçular, siyasetçiler, sivil toplum örgütleri, önemli büyüklükte bir halk kesimi anayasadan şikayet ediyorlar, demokratik-sivil bir anayasanın yapılması gerektiğini sıkça dile getiriyorlardı. Bu istenen, gerekli ve ülke için yararlı olan işe sırf Akparti teşebbüs etti, sonuç bir ölçüde onun eseri olacak, din ve düşünce özgürlüğü Batı standartlarına kavuşacak... diye muhalefet sesleri yükselmeye başladı.

Kimi yeni anayasanın içeriğini değil, hazırlanma şeklini ve yöntemini bahane ediyor, kimi modası geçmiş, hukukta ve demokrasilerde yeri olmayan, olmaması gereken bazı ilkeleri dayanak yapıyor, kimileri de İmam Hatip Okulları, din eğitim ve öğretimi, başörtüsü gibi dindarları ilgilendiren, üzerinde tartışılmış, istismar edilmiş, taraflar oluşmuş hassas konuları gündeme getiriyorlar.

Yazının başlığını tuzak koydum; bundan maksadım, bütün bu bahanelerin bir tuzak, bir aldatmaca, bir konuyu saptırma oyunu olduğu kanaatimi ifade etmektir.

Okur, yazar olan, yükümlülük için yetecek kadar aklı bulunan bu muhalefet gurupları da mutlaka biliyordur ki, henüz muhtevası açıklanmamış olan ve sızan bilgiler ile yapılan özet açıklamalardan öğrenilen kadarıyla bu anayasa taslak taslağı, ileri sürülen sakıncalardan hiçbirini getirmiyor; ayrıca bundan daha radikali, şimdi muhalefette bulunanların bir kısmı tarafından daha önce hazırlanmış ve açıklanmış!

Durum bundan ibaret olunca bu anayasanın çıkmasını isteyenlerin oyuna gelmemeleri, tuzağa düşmemeleri gerekiyor.

Oyun ve tuzak nedir?

Anayasayı engellemek için hukuk ilmi ve çağdaş standartlar bakımından anayasanın yöntemini ve içeriğini tartışmak, tenkit etmek, karşı tezler ortaya koymak yerine şeytanca taktiklerle kafaları karıştırmak, insanları şüpheye düşürmek, işi çığırından çıkarmaya, çıkmaza sokmaya çalışmaktır.

Tuzağa düşmek nedir?

Ortaya atılan kehanetleri, niyet okumaları, anayasayı doğrudan ilgilendirmeyen bazı hassas konuların tartışmaya açılmasını ciddiye almak, bunlara muhatap olmak ve savunmaya geçmektir.

Yapılması gereken nedir?

Tuzağa düşmeden, rotayı şaşırmadan, konunun saptırılmasına meydan vermeden doğru yolda yürümek, teşebbüsü sürdürmek ve ancak iyi niyetli, bilime ve gerçeklere dayalı tenkit ve tekliflere iltifat etmektir.

Dindar kesim de tuzağa ve telaşa düşmemeli, zamanı ve yeri gelmedikçe konuşmamalı, daha çoğunu elde etme tamahkarlığına düşerek azı da elden kaçırma zararına sebep olmamalıdır.

Uygulaması yıllar sürmüş, üzerinden büyük imtiyazlar ve rantlar elde edilmiş kurumların ve kuralların bir adımda normalleşerek değişmesini beklememek gerekir. Türkiye son yıllarda normalleşmeye doğru önemli adımlar attı, bu adımlar devam edecektir, adımların geriye dönmemesi için, akıl, basiret, sabır, cesaret ve metanete ihtiyaç vardır.

Hasta tedavi edilirken bağırıp çağırabilir, şikayetlenebilir, doktora incitici sözler söyleyebilir, ama doktor bu duruma anlayış göstermek, hastayı olabildiğince teskin etmeye çalışarak işine devam etmek durumundadır.

 

 

 

 



Bu yazı 510 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 27 Haziran 2008 Milli maç milli mesele
    • 26 Haziran 2008 Şimdi ne yapacağız?
    • 12 Haziran 2008 Cumhuriyeti korumak
    • 25 Mayıs 2008 Ya bu deveyi güdecekler…
    • 18 Mayıs 2008 Yargı bağımsızlığı ve yanılmazlığı
    • 24 Nisan 2008 Bankaların verdiği promosyon
    • 5 Nisan 2008 Devlet-din ilişkisi
    • 30 Mart 2008 İddianamedeki laiklik
    • 28 Mart 2008 Laiklik tehlikede mi?
    • 23 Mart 2008 İddianame kusurludur
    • 14 Mart 2008 Kısas (2)
    • 13 Mart 2008 Kısas
    • 7 Mart 2008 Sıra sana da gelir
    • 29 Şubat 2008 Sağırlar, dilsizler ve körler
    • 28 Şubat 2008 Atalar dini
    • 24 Şubat 2008 Çelişkiler Yumağı
    • 22 Şubat 2008 Fetvalar arasında
    • 21 Şubat 2008 Mescid-i Aksâ hepimizin
    • 15 Şubat 2008 Kadınlar da farklı
    • 14 Şubat 2008 Niçin Örtünüyoruz? (3)

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,888 µs