En Sıcak Konular

Hayrettin Karaman
Yeni Şafak

Hayrettin Karaman
0 0 0000

Alevîler ve Cemevi



Yurtdışında yaşayan bir Alevî kardeşimiz, "İmam" imzası ile bana gönderdiği bir mektupta hakkımdaki iyi düşünce ve duygularını ifade ediyor, kendisinin ibadetli, haramlardan kaçınan bir Alevî olarak yetiştiğini, dini uygulamaları zayıf olan Alevîlere bu konuda yardımcı olmayı istediğini söylüyor ve benden de bu konuda destek istiyor. Sonra mektup şöyle devam ediyor:

Alevî toplumundaki inançlı insanların ibadetlerini yapabilecekleri yer olan cemevlerinin yasal statüye kavuşturulması gerekiyor. Bazı sünni arkadaşlarımızın "cem evi İslam'da yoktur. Alevîler müslüman değildir, ibadet yapacaklarsa cami var" gibi düşünceleri olayları bin yıldır cözmediği gibi daha da içinden çıkılmaz hale getirmiştir. Camiye gelenler milyonda bir vardır ancak, biri de benim. Alevîlerin ailelerini alıp da gelip namaz kılacaklarına, sünni inancına tabi olacaklarına, içlerinden biri olarak hiç ihtimal vermiyorum.

Buradan yola çıkarak "bırakalım onlar bildikleri gibi yapsınlar, cemevlerine gitsinler" diyorum. Cemevine giden bir insan Allah'ın varlığına ve peygamberlere daha çok inanacak, imanı artacak, toplumla birleşecek, kendisine ve ülkesine daha yararlı insan olacaktır. Buna bir örnek vermek istiyorum. Bundan otuz yıl önce bizim köyde insanların müslümanlığını hissettirecek, yaşlıların kurban kestiğinde "bismillah" demelerinden başka bir işaret yoktu. Ama bugün köye gittiğimde gözlemliyorum; insanlar selam veriyor, oruç tutuyor, kurban kesiyor, mevlüt okutturuyor, İslam'la daha çok ilgileniyorlar. Ateistler azalmış, komünist örgütler etkilerini kaybetmiş.

İşte bütün bunlar nasıl oldu?

Tabii ki komünist ideolojiler iflas etti ama bu köyde diğer Alevî köylerden daha çok değişimler oldu neden?

Anlatayım: Ben bundan on yıl önce köyümdeki insanlara nasıl yardım ederim, bulundukları bu ortamdan nasıl çıkarlar diye düşünürken aklıma bütün Türkiye'ye örnek olabilecek şu fikir gelmişti. Amacım yüzyıllardır Allah'a inançları olduğu halde ve müslümanım demelerine rağmen ibadethaneleri olmayan, ibadet edemeyen bu insanları camiye götüremeyeceğimize göre onların dini inançlarını daha da arttıracak bir yol bulmaktı. Yüce Allah'ıma yalvardım, yardım istedim. Köyümüzün mezarlığında, bütün köylülerin ermiş olduğuna inandıkları bir kişinin mezarı vardı ve inançlı insanlar oraya gider dua ederlerdi. Zaten mezarlık da onun etrafında kurulmuştu. Bu ermiş zatın mezarı sadece birkaç taştan oluşuyordu, eğer dedim, ben bu ermiş olduğuna inanılan –ben de ermiş olduğuna inanıyorum; çünkü birçok olağanüstü olaylara şahit oldum- zatın kabri güzelce yaptırılsa, üstü de örtülüp bir türbe şekline getirilse insanların buraya ilgileri artar. Ancak benim bunu yapacak gücüm yoktu, dua ettim, birkaç yıl sonra gittiğimde bir köylümün bunu düşündüğüm gibi yaptığını gördüm, Allah'ıma şükürler olsun ve çok sevindim. İnanın bugün oradaki insanlar daha dindar ve cemevi yapmak istiyorlar. Bu imkanları olmayan köylerde daha az inançlı insanlar var, gençler komünist örgütlere ve etnik milliyetçilik yapanlara kayıyorlar ve diyorlar ki: "görüyorsunuz bu devlet size ibadetlerinizi yapacak yer yapmanıza bile izin vermiyor". Böyle diyerek onları kandırıyorlar.

Bu soruna bir çözüm getirmek için Alevîlerin sorunlarına daha çok ilgi göstermenizi sizden rica ediyorum.

Allah yar ve yardımcınız olsun!

İmam imzalı mektup bundan ibaret. Bu konudaki düşüncelerimi gelecek Cuma yazmaya çalışacağım.

 



Bu yazı 519 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 27 Haziran 2008 Milli maç milli mesele
    • 26 Haziran 2008 Şimdi ne yapacağız?
    • 12 Haziran 2008 Cumhuriyeti korumak
    • 25 Mayıs 2008 Ya bu deveyi güdecekler…
    • 18 Mayıs 2008 Yargı bağımsızlığı ve yanılmazlığı
    • 24 Nisan 2008 Bankaların verdiği promosyon
    • 5 Nisan 2008 Devlet-din ilişkisi
    • 30 Mart 2008 İddianamedeki laiklik
    • 28 Mart 2008 Laiklik tehlikede mi?
    • 23 Mart 2008 İddianame kusurludur
    • 14 Mart 2008 Kısas (2)
    • 13 Mart 2008 Kısas
    • 7 Mart 2008 Sıra sana da gelir
    • 29 Şubat 2008 Sağırlar, dilsizler ve körler
    • 28 Şubat 2008 Atalar dini
    • 24 Şubat 2008 Çelişkiler Yumağı
    • 22 Şubat 2008 Fetvalar arasında
    • 21 Şubat 2008 Mescid-i Aksâ hepimizin
    • 15 Şubat 2008 Kadınlar da farklı
    • 14 Şubat 2008 Niçin Örtünüyoruz? (3)

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,237 µs