En Sıcak Konular

Hayrettin Karaman
Yeni Şafak

Hayrettin Karaman
0 0 0000

Tahammülsüzlük



Dini sorulara cevap verdiğim “Cuma yazıları”mın birinde şöyle demiştim:

“Savaşsız bir dünya olabilir. Bunun şartı ya gerçek İslam'ın dünyaya egemen olmasıdır veya bütün ülkelerin âkıl adamlarının bir araya gelerek kararları bağlayıcı olan bir “barış ve adalet” meclisi” kurmalarıdır. Bu meclise katılmayan veya katılıp da alınan karara uymayan ülkelere karşı diğerleri tek vücut olup etkili yaptırım uygulamalarıdır”.

Bu yazının yalnızca bir kısmına takılan, bütünü göz önüne almayan, farklı düşünceye de tahammülü olmadığı anlaşılan bir okuyucu bakın ne demiş:

Yazınızda "Savaşsız bir dünya olamaz mı" sorusuna kısmen vermiş olduğunuz cevapta "Bunun şartı ya gerçek İslam'ın dünyaya egemen olmasıdır" gibi bir saçmalığı yazmaya cesaret edecek kadar mantıktan uzaklaşmış olmanız utanç vericidir. Unutmayın din emperyalizmi ile kapital emperyalizmi arasında hiçbir fark yoktur. Tebrikler, niye Türkiye'de askerler tepemize biniyorlar diye sormayın”.

Hep uzlaşmadan söz ediliyor, ama uzlaşacak taraflardan biri, farklılığa böyle bakıyor, farklı düşünceyi ve inancı “saçma, mantık dışı ve utanç verici” buluyorsa, düşünceyi açıklamayı bir cesaret meselesi sayıyor, bu yüzden askerin tepemize binmesini anlayışla karşılıyorsa bunlarla nasıl uzlaşılır!

Evet, ben İslam'a iman etmiş ve yıllarca bu dini öğrenmeye emek sarfetmiş biri olarak dünyada gerçek İslam'ın egemen olması halinde adaletin, barışın, hakkaniyetin, din ve düşünce özgürlüğünün de egemen olacağını düşünüyor, böyle inanıyorum; bu düşüncemi de yıllardan beri açıklıyorum. İslam'ı bilmediği anlaşılan, İslam emperyalizminden söz eden okuyucuya –bilmem faydası olur mu ama- birkaç gerçeği hatırlatmak isterim:

İslam'da emperyalizm yoktur, aksine her türlü haksızlık, sömürü, istismar, baskı, Allah'tan başkasına kul olmak, dinleri farklı olduğu için insanları temel insan haklarından mahrum etmek kınanmış, mahkum edilmiş ve yasaklanmıştır. İslam'da savaşın iki sebebi vardır: 1. Yurdu korumak. 2. Din özgürlüğünü korumak. Bu iki değere yönelik bir saldırı veya ciddi tehlike ve tehdit varsa savaş meşru olur, yapılır, hak, adalet ve özgürlük tesis edilir, bundan sonra da insanlar (dinleri ne olursa olsun) İslam'ın himayesinde temel insan haklarından yararlanarak yaşarlar.

Tarih bu anlattıklarımın şahididir.

Şimdi ben böyle görüyor, böyle inanıyor ve bunu açıklıyorum. İnsanları isyana, şiddete, kavga ve kargaşaya teşvik etmiyor, yönlendirmiyorum; yalnızca inancımı ve görüşümü açıklıyorum.

Buna karşı okuyucunun tavrına bakın!

Bu tavır istisnai olsa aldırmaz geçersiniz, ama ne yazık ki, istisnai değil. Demokrasi ve cumhuriyet diyerek insanları belli bir düşünce, dünya görüşü ve hayat tarzına mecbur kılmaya alışmış, ülkenin sömürge gibi yönetilmesini içine sindirmiş, bununla mutlu ve huzurlu olmuş insanların gerçek demokrasiye alışmaları ve farklılığa tahammül eder hale gelmeleri biraz zaman alacağa benziyor.

Bana göre bugün utanç duyulacak bir “düşünce açıklama” varsa bu da “anayasa ve demokrasiyi çiğneyerek darbe yapanlara” meşruiyet tanımak, onları haklı bulmaktır.

Demokrasi, insan hakları ve çağdaşlığa ters düşen bir tavır alış, bir yaklaşım varsa bu da, farklılığa tahammülsüzlüktür.



Bu yazı 557 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 27 Haziran 2008 Milli maç milli mesele
    • 26 Haziran 2008 Şimdi ne yapacağız?
    • 12 Haziran 2008 Cumhuriyeti korumak
    • 25 Mayıs 2008 Ya bu deveyi güdecekler…
    • 18 Mayıs 2008 Yargı bağımsızlığı ve yanılmazlığı
    • 24 Nisan 2008 Bankaların verdiği promosyon
    • 5 Nisan 2008 Devlet-din ilişkisi
    • 30 Mart 2008 İddianamedeki laiklik
    • 28 Mart 2008 Laiklik tehlikede mi?
    • 23 Mart 2008 İddianame kusurludur
    • 14 Mart 2008 Kısas (2)
    • 13 Mart 2008 Kısas
    • 7 Mart 2008 Sıra sana da gelir
    • 29 Şubat 2008 Sağırlar, dilsizler ve körler
    • 28 Şubat 2008 Atalar dini
    • 24 Şubat 2008 Çelişkiler Yumağı
    • 22 Şubat 2008 Fetvalar arasında
    • 21 Şubat 2008 Mescid-i Aksâ hepimizin
    • 15 Şubat 2008 Kadınlar da farklı
    • 14 Şubat 2008 Niçin Örtünüyoruz? (3)

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,582 µs