En Sıcak Konular

Hayrettin Karaman
Yeni Şafak

Hayrettin Karaman
0 0 0000

Örnek ve Mezhep



Okuyucum diyor ki:

5. Sanayileşmenin insanları sadece geçimini sağlamaya çalışan bir hayvana döndürdüğü günümüz dünyasında kimi örnek alacağız? Kimisi dinin en ufak bir emrinde bile kavga çıkarırken diğeri imanın hakikatlerinin çiğnenmesini hoş karşılamakta.

Cevap:

Sanayi devrimine ve bu devrimi yapıp yaşayan toplumun içinde yaşadığı halde düzgün Müslümanlar olarak yollarına devam eden niceleri var; buna karşı Mekke ve Medine'de yerleşmiş olduğu halde şeytana pabucunu ters giydirenler var. İnsanın eğitiminde ve müslümanca yaşamanın kolaylığında elbette çevrenin tesiri vardır. Ama bir de şu hadise bakalaım: “Herkesin benim yolumu (sünnetimi) terk ettiği bir zamanda sünnetimde sebat edenlere Allah şehid sevabı verecektir.”

Bugün, bu denli olumsuz şartlar içinde bile müslümanın vazifesi, fasıklık ve ahlaksızlığına çevreden mazeret arama yerine hem kendini hem de çevreyi ıslah etmenin yollarını aramak ve bu manada cihad etmektir.

Örnek konusunda bir zorluğun olduğunu düşünmüyorum. Çünkü Allah'ın “güzel örnek” diye bize lütfettiği Sevgili Peygamberimizin (s.a.) hayatı bütün ayrıntılarıyla bellidir. Yakınlarımızda bulunan ve örneklik konumunda olan insanları, o “güzel örnek” aynasına tutacağız. Kim ne kadar ona yakınsa örnekliğe de o kadar yakındır, layıktır.

6. Neden dört mezhep var ve bunu bire indirmenin yolu yok mu? Peygamber Efendimizin Hayatında mezhebe yer olmadığı halde neden biz onun hayatını yaşayalım derken hep bir mezheple yaşamak zorundayız?

Cevap:

Mezhep ictihad demektir. Mezhep olmasın demek de ictihad olmasın, olmamalıydı manasına gelir. Halbuki ictihad olmasaydı din, belli bir dönemde yaşayan müminlerin hayatında olur, daha sonra gelenlerin ise hayatından çekilir giderdi; yahut da bütün nesillerin aynı kültürü yaşamaları gerekirdi. Aletler, âdetler ve ilişkiller değiştikçe, Kur'an ve Sünnet'te yer alan rehberliğin (yol gösteren âyet ve hadislerin) yeniden yorumlanması, hakkında ayet ve hadis olmayan konuların ise -bunlara daha geniş bir çerçeveden bakarak- hükme bağlanması gerekir. Bunu da alimler (insanlar) yapacağına göre yorum, anlayış ve çözüm farklarının olması tabîîdir. Bunun zararı değil, faydası vardır. Müminlerin önünde birden fazla çözüm seçeneği oluşur.

Ayrıca herkesin, daha önce yapılmış bir ictihada veya bir alimin ictihadları bütününe uyması mecburiyeti de yoktur. Dileyen emek çekerek, okuyarak, çalışarak ictihad mertebesini elde eder ve başkalarının ictihadına uymaz, kendi ictihadı ile amel eder.

“Mezhepleri bire indirmek” şeklindeki bir teklif, mezhep hakkında doğru bilgiye sahip olmamaktan ileri gelir. Müctehidler, bir merkezden ayarlanan robotlar olmadığına göre onların daima aynı yorumu yapmalarını, aynı ictihadda bulunmalarını ve bu manada mezheplerin değil, bir tek mezhebin olmasını bekleyemeyiz.

Parti veya kulüp tutar gibi mezhep tutulmadığı, mezheplerin (hak olanların) tamamının hak olarak kabul edildiği, mezhebin farklı olması bir problem haline getirilmediği sürece onların faydası vardır (rahmettir), zararı yoktur.

 

 



Bu yazı 590 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 27 Haziran 2008 Milli maç milli mesele
    • 26 Haziran 2008 Şimdi ne yapacağız?
    • 12 Haziran 2008 Cumhuriyeti korumak
    • 25 Mayıs 2008 Ya bu deveyi güdecekler…
    • 18 Mayıs 2008 Yargı bağımsızlığı ve yanılmazlığı
    • 24 Nisan 2008 Bankaların verdiği promosyon
    • 5 Nisan 2008 Devlet-din ilişkisi
    • 30 Mart 2008 İddianamedeki laiklik
    • 28 Mart 2008 Laiklik tehlikede mi?
    • 23 Mart 2008 İddianame kusurludur
    • 14 Mart 2008 Kısas (2)
    • 13 Mart 2008 Kısas
    • 7 Mart 2008 Sıra sana da gelir
    • 29 Şubat 2008 Sağırlar, dilsizler ve körler
    • 28 Şubat 2008 Atalar dini
    • 24 Şubat 2008 Çelişkiler Yumağı
    • 22 Şubat 2008 Fetvalar arasında
    • 21 Şubat 2008 Mescid-i Aksâ hepimizin
    • 15 Şubat 2008 Kadınlar da farklı
    • 14 Şubat 2008 Niçin Örtünüyoruz? (3)

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    9,936 µs