En Sıcak Konular

Cemal Uşşak Erbakan'a nasıl hakaret etmişti

26 Ağustos 2016 15:27 tsi
Cemal Uşşak Erbakan'a nasıl hakaret etmişti Gülen'in fahri başkanlığını yaptığı GYV'nın eski başkanlarından Cemal Uşşak'la yalnız bir defa, karşılaşmak durumunda bulunmuş, onda da Milli Görüş Lideri'ne hakaretine tanık olmuştum....

FETÖ'cü Uşak Erbakan'a
nasıl hakaret etmişti

 

Muharrem Coşkun yazıyor..  
muharice@gmail.com

Fetullah Gülen'in fahri başkanlığını yaptığı Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı (GYV)'nın eski başkanlarından Cemal Uşşak önceki gün vefat emiş (Toprağı bol olsun)..
Kendisiyle hayatım boyunca yalnız ve yalnız bir defa, karşılaşmak durumunda bulunmuş, onda da Milli Görüş Lideri'ne hakaretine tanık olmuştum.... İsterseniz sözü uzatmadan, FETÖ'nün kurmaylarından olan  Uşşak'la yaşadığım tek hatırayı sizinle paylaşayım;

2010 yılını işsiz geçirmiş, 2011 yılı başında da Star Gazetesi'nde işe başlamıştım.. İşbaşı yapalı henüz bir ay olmamıştı.. (Sanıyorum şubat ayının ilk on günü).. Gazete yönetimi davet etmiş, GYV yöneticileri ile akşam yemeğinde buluşacaktık... Tabii o zamanlar Fetullah Gülen, Star başta olmak üzere hükumete yakın kurum ve medya organlarında 'tanrı' gibi görülüyordu, Gülen'i azıcık eleştirel cümle kurmak işten kovulma sebebiydi..
Her neyse..
 

Ve Güneşli Kübban'da buluştuk....

'Gazze için İsrail'le kötü olamayız'

Hatırladığım kadarıyla toplantıda, GYV'den Cemal Uşşak, Mustafa Yeşil, Erkan Tufan Aytav'la birlikte 7 kişi vardı.. Bizler de yayın yönetmenimiz de dahil 7 veya 8 kişi idik..

Sohbet epey derinleşti.. O günlerde Mavi Marmara şehitleri için Gülen'in 'Otoriteden izin alınmalıydı, İsrail saldırısında ölenlere şehit denilemez' mealindeki sözlerine kamuoyunda büyük tepki vardı..

Bunu o akşam sormuştum mesela GYV yöneticilerine;
"Cemaat içinden de bu sözlere tepki geldi mi?" diye...

Fetullahçı vakfın yöneticileri Mustafa Yeşil ve Cemal Uşşak hararetle;
"Hayır, Türkiye bir Gazze için koskoca İsrail'i karşısına alamaz, Hocaefendi'nin haklılığı daha iyi anlaşılacak" mealinde cevap vermişlerdi..

İşini yapsın da CIA üyesi olsun..

Yine, "170'e yakın ülkede okullarınız var, bu okullarda dil İngilizce, lakin görev alan öğretmenlerin CIA ile çalıştığı iddiaları var, bu doğru mu?"sorusu da benden gelmişti..

GYV yöneticileri buna da (Mustafa Yeşil) "Biz ders veren öğretmenlerin işini yapıp yapmadığına bakarız, hangi kurum ve kuruluşa üye diye sormayız" demişti..

Sorularımdan GYV yetkililerinin rahatsız olduğunu yüzlerinden ve bakışlarından tahmin edebiliyordum..

Sohbet ilerlemiş, söz bir şekilde Eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı'nın  tutuklanmasına gelmişti..

Sonunuz Hanefi Avcı gibi olur

GYV yetkilileri Hanefi Avcı'nın tutuklanma sürecini anlatırken itiraf mahiyetinde şu ifadelere yer veriyordu:

"Hanefi Avcı o kitabı (Haliç'te Yaşayan Simonlar) yayımlamadan önce baskı aşamasında bize geldi, 'Abi, teşkilattaki adamlarınızla konuşun bizimle uğraşmasınlar, birlikte sorunsuz gidelim, bize huzur vermiyorlar.. Bunu yaparsanız kitaptaki sizinle alakalı bölümü çıkarabilirim' dedi. Pazarlık için gelmişti. Biz de kendisine, sorunu bizimle değil o arkadaşlarla çözün, biz buna karışamayız dedik. Kim haklı ise o kazansın.. Avcı da o bölümü yayımladı ve sonrası malum.."

Evet aynen bu minvalde konuşmuşlardı..

Hatta o kadar özgüven patlaması vardı ki, bir ara bir arkadaşımız, 'şu dediğiniz olmazsa ne olur' diye başka bir konuda soru yöneltince gülerek; "Sonunuz Hanefi Avcı gibi olur" demekten de geri durmamışlardı..

(Bu vesile ile ben GYV arşivinin mutlaka irdelenmesini, özellikle Star yöneticileri ile yapılan o geceki sohbet kaydının bulunmasını istiyorum.. Zira orda alakadarlar için epey itiraf mahiyetinde açıklama bulacaklardır.. )

Her neyse, söz nerelere gitti bir anda..

Gelelim asıl konumuza...

Yemekli sohbet bitmiş, tek tek vedalaşıyoruz artık..

Kübban'ın alt kat çıkışından bizleri tokalaşarak Cemal Uşşak uğurluyor..

Erbakan'ı ne diye arayalım

O günlerde de merhum Milli Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan ağır hasta idi.. Hastanede tedavi görüyordu.. Yani son günleri idi..

Elini tuttum ve Cemal Uşşak'a, "Ecevit için hastalandığında mesajlar yağdırdınız, Baykal'ın kaseti için bile Baykal'a geçmiş olsun mesajı yayımladı Hocaefendi.. Erbakan Hoca kaç gündür ağır hasta, hiç mesaj duymadık sizden ve Gülen'den" dedim..
Uşşak'ın cevabı enteresan ve Erbakan'a bakışlarını özetler mahiyette idi:
"Erbakan'ın ahı gitmiş vahı kalmış, her tarafı patlamış.. patlamayan lastiği yok.. Neyini arayalım.." (Bu ifadeleri yazarken özür diliyorum)

Ne diyeceğimi şaşırmıştım, ayak üstü ve son anda tokalaşırken müthiş bir hezeyan... Aslında şaşırmamıştım.. Zira Erbakan'ın varlığı en fazla İsrail ve onları rahatsız ediyordu..

Şimdi Uşşak ölmüş, rahmet dileyemiyorum.. Vallahü azizün züntikam.. 

 



Bu haber 745 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,634 µs