En Sıcak Konular

Aydın Doğan'a göre asker yanlış yaptı

1 Eylül 2008 01:10 tsi
Aydın Doğan'a göre asker yanlış yaptı Medya patronu Aydın Doğan, Zaman'dan Nuriye Akman'a günah çıkardı. Doğan'a göre askerin 27 nisan bildirisi isabetli değildi ve yanlıştı

AK Parti'nin kapatılmamasını nasıl karşıladınız?

 Partinin kapatılmaması bence isabetli bir karar. Eğer parti kapatılsaydı Türkiye'de ciddi ekonomik sıkıntılar ve siyasi çalkantılar olacaktı. Ülkemizin dış dünyadaki görüntüsü bundan olumsuz etkilenecekti. Sonuçları olarak da değişen bir şey olmayacaktı. AK Parti daha fazla oy alacaktı. Nitekim kapatma davasından sonra oyları artmaya başladı. Ben kapatılmamasını samimiyetle arzu ediyordum. Bu karar, kendilerine de bazı yanlışları konusunda bir nevi uyarı olmuştur. Ben dua ediyorum ki, Tayyip Bey 22 Temmuz akşamı balkondan yaptığı üsluba dönsün. Türkiye'nin menfaatleri bakımından, gelişmesi bakımından, ülkedeki gerginliklerin ortadan kalkması bakımından bunu yapması lazım. Elinde güç bulunduranlar adil olmak mecburiyetindedirler.

Buna siz de dahilsiniz değil mi?

Evet. Ama ben siyasi güçten bahsediyorum. Tabii herkes elindeki gücü adil kullanmalı. Kimse hakkaniyet ölçülerinin dışına çıkmamalı. Devlet gücü mutlaka adil kullanılmalı. Adil olmayan hiçbir devlet faydalı olamamıştır. Olamaz da. Bu benden, bu karşıdan gibi ayrımlar yaparak giderlerse ülke kaybeder. Siyasi hayatımıza da baktığımız zaman görüyoruz ki bütün siyasi iktidarların kaybetmeleri, hatta ihtilaller, hatta darbelerin hepsi adaletsiz yönetimlerin sonucu çıkmıştır. Eğer yönetim adilse, herkese eşit davranıyorsa, o hükümet faydalı olur.

Sonuç olarak ne beklersiniz Tayyip Bey'den?

Bekleyen reformların bir an önce hızlandırılması lazım. Bütçe disiplini ve dış ticaret açığına daha fazla önem vermeliler. İşsizlik halen Türkiye'nin en önemli sorunlarından biri. Herkese eşit davranmasını beklerim. AB konusunda ben de onlar gibi düşünüyorum. Avrupa konusunda yeni bir seferberlik başlatması lazım, medyamız da, iş çevremiz de, tabii hükümetle beraber Türkiye'yi AB'ye taşıması lazım. Türkiye'yi fukaralıktan, çekişmelerden kurtarmak, Türkiye'yi uygar dünya içinde hak ettiği yere taşımanın yolu AB'ye girmekten geçiyor. Biz yayıncı olarak da, işadamı olarak da Türkiye'nin AB'ye girmesi için çok gayret sarf ettik. Bir ara hükümet konuyu biraz gevşetti. Bizim de ümidimiz kesilmişti. Şimdi görüyoruz ki hükümet yeni bir hızlanma peşinde. Biz de elimizden geldiği kadar bu konuda katkıda bulunmaya hazırız.

AB müzakerelerinin bir maddesi de biliyorsunuz asker-sivil ilişkileri. Bu konunun AB standartlarına çekilmesi bayağı sancılı gelişiyordu. Şimdi yeniden bir çalışma yapıldı. Ve söz verdi hükümet, çekileceğine dair...

AB standartları Türkiye'de getirilecekse öncelik asker meselesi değil. O standart da mutlaka getirilmelidir. Ama birinci standart olarak bunu alırsanız, şu çıkıyor ortaya. Bunların gayesi AB değil, askeri zayıflatmak. Topyekûn yapılırsa bu iş, tabii askerler de AB standardına geleceklerdir. Askerin siyasete müdahale etmesine ben hep karşı oldum. Zaten askerler de siyasete karışmak istemiyorlar. Askerlerin tek endişesi cumhuriyetin niteliklerini korumaktır. Cumhuriyetin nitelikleri konusundaki kaygı ortadan kalktığı zaman gayet iyi bir ordumuz vardır. Çok iyi yetişmiş, vatanperverdir hepsi. Çok disiplinlidir. Sivil iktidarın emrinde olduğunu bütün Genelkurmay başkanları kamuoyuna ilan etmişlerdir.

27 Nisan bildirisi ile başlayan süreçte çok aktif olarak siyasete katıldılar ama...

27 Nisan bildirisinin isabetli olmadığı konusunda galiba artık genel bir mutabakat hasıl oldu Türkiye'de. Ben askerlerin gerekli dersleri çıkarttıkları kanaatindeyim.

CHP'nin performansından memnun musunuz?

Daha önce de söyledim. Ben bütün partilere eşit mesafedeyim. Maalesef iktidar da muhalefet de bizden mutlu olmazlar. Daima onların gözüyle bakmamızı isterler olaylara. Biz bunu işimizin gereği saydığımız için yüksünmüyoruz. Ne iktidara karşı bir kan davamız var ne de muhalefete karşı bir bağımlılığımız var. Muhalefetin performansından memnun değilim tabii. Geçmişte muhalefet gazetelerle işbirliği yapar, ona belgeler verirdi. Yolsuzluk dosyaları getirirdi. CHP bizi yeteri kadar enforme etmemiştir. Bizde yayınlananlar, bizim gazeteci arkadaşlarımızın kendi buldukları haberlerdir.

Solda yeni oluşum ihtiyacı var mı size göre?

Solda mı bilmiyorum ama yeni bir partinin kurulması gerektiğine dair bir tartışma Türkiye'nin gündeminde hep var. Bunu söylemekle yetinmem doğru olur. Çünkü bir medya patronu olarak bu konuda konuşmam yanlış anlamalara yol açabilir. Ama şurası da bir gerçek ki, AK Parti bayağı güçlü tabanında ve kamuoyunda. Buna rağmen yeni bir parti kurulursa tutar mı, buna çok ihtimal vermiyorum. Bu sabah yürüyüşte bir arkadaşım anlattı bana çok ilginç geldi. Artık diyor bir SSK'lı olarak eczaneye gittiğimde eczacı benim ilacımın bitmesine bir hafta varsa, daha senin ilacının bitmesine bir hafta var, bir hafta sonra gel diyor. İlacımı gününde veriyor. Eğer ben bugün alacağım, seyahate gideceğim dersem parasını istiyor. Hastanelerden telefonla randevu alabiliyor SSK'lı diyor. AK Parti'nin başarısında bunlar da var.

Ertuğrul Bey ile birlikte umreye gideceğiniz doğru mu?

Hacca gidecektim ben ablam Nuran'la beraber. AK Parti iktidara gelince ablam dedi ki, 'sen gelme benimle.' 'Neden gelmeyeyim?' dedim. "Şimdi bunu polemik yaparlar. Derler ki AK Parti iktidara geldi de hacca gitti. Ben gideyim." dedi. 'Ya abla tek başına sen nasıl gideceksin?' 'Ben giderim benim arkadaşlarım var.' dedi. O gitti, ben kaldım. "Ne zaman gideceğim peki ben?" dedim. Dedi ki: "Bunlar iktidardan gittiğinde gidersin." Dedim ki: "Bunlar uzun süre iktidardan gitmeyecekler galiba." O zaman 'gizli git' dedi. Ertuğrul ile umreye gitme programım yok. Ama hac programım Allah nasip ederse her zaman var. Ama ne zaman gideceğimi söylemem.

Siz medya gücünüzü kullanarak siyasiler üzerinde bir baskı kurmadınız mı?

Bunu kim ispat ederse ona şapka çıkarırım. Böyle şey olur mu? Ben medya sahibi olduğum için devamlı zarar etmişimdir. Türkiye'deki birçok büyük firmaya bakıldığı gibi bakılmamıştır bize. Çünkü siyasiler devamlı benim yayın organlarım üzerinde etki yapmak istemişlerdir. Ben de etkiye boyun eğmedim hiçbir zaman.

Ramazan geliyor. Aranız nasıl?

Maalesef oruç tutamıyorum. Çünkü günde dokuz tane ilaç alıyorum. Ama Ramazan'da evimizde mukabele okunur. Sema, devamlı namazını kılar, orucunu tutar. Ben de otuz gün Ramazan'da ve kandillerde içki içmem. Onun dışında içerim.



Bu haber 1,069 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,582 µs