En Sıcak Konular

Ergenekon'u 'dokunulmazlık' türetti

7 Ağustos 2008 15:10 tsi
Ergenekon'u 'dokunulmazlık' türetti "Milletvekilinin dokunulmazlığı dört yıldır. Ama 2 milyon 700 bin kişininki ömür boyudur..."

Muharrem Coşkun'un röportajı

BU CEZAYI HAKETMEDİK

Anayasa Mahkemesi başlangıçta şartlanılan kararın dışında karar verdi. Bu cezayı da hak etmediğimizi düşünüyorum. Ha şunu dese birisi; “Siz bu milleti tarihinden, geçmişinden uzaklaştırıp AB’nin parçası haline getiriyorsunuz” dese, bunun bir mantığı vardır. Bunu anlarım ama AB için çalışan, her şeyini oraya uydurmaya çalışan hükümeti laiklik karşıtı odak yapmayı kabul edemem. Açıkçası bana ters geliyor.


3 MİLYONA YAKIN KİŞİ ZIRHLI

Bakın bugün ülkede, 2 milyon 700 bin insan ömür boyu dokunulmazlık zırhındadır. Milletvekilinin dokunulmazlığı dört yıldır. Ama 2 milyon 700 bin kişininki ömür boyudur. Birini yargılamanız için üstünden izin almak şartı var. Bu sayededir ki Ergenekon gibi çeteler türemiştir. Bu dokunulmazlığı halletmeden bu tür suç örgütlerinin de önüne geçilemeyecektir. Önce bu zırhın kalkması lazım. Avrupa’da böyle bir şey yok.

Alaattin Bey, isterseniz sohbetimize, sizinle ilgili geçmişte ortaya atılan bir iddia ile başlayalım. Mason ve Rotaryen olduğunuz yazılıp çizilmişti. Mason veya Rotaryen misiniz..?

Bunlar insanları karalamak için uydurulan laflar. Hayatım boyunca Masonluğa karşı olmuş insanım. O zaman da söyledim, isim benzerliğinden yanlış bilgi. İşte benim kaynağım, anamın babamın isimleri.. Belgelerle cevap verdim. Üyesi olduğum yerler; Aydınlar Ocağı, Birlik Vakfı ve Türk Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD).

Üyesi olduğunuz TÜSİAD’la partiniz arasında bazen soğuk rüzgarlar esebiliyor, sıkıntı çekiyor musunuz?

Tabii zaman zaman arada bir gerilim olabilir. TÜSİAD sonuçta menfaati savunan işadamlarının temsil ettiği bir grup. Farklı düşünebilirler, tek tip düşünce anlayışından vazgeçmemiz lazım.

SOYKIRIM KONUSUNDA

ÖNEMLİ BİR KARAR

İsterseniz sizin de çok önemsediğiniz uluslararası kararı biraz konuşalım. Ermeni Soykırımı iddialarına yönelik AGİTPA’da aldırdığınız karar nedir?

Avrupa Güvenlik Teşkilatı 56 ülkeden oluşuyor. Birleşmiş Milletler (BM)’den sonra en büyük uluslararası teşkilat bu. Bu seneki toplantısının (29 Haziran -2 Temmuz’da yapılan)  ana başlığı “şeffaflık”tı. Yani ülkelerin birbirleriyle olan ilişkilerinde şeffaflığın sağlanması.. Bizi sıkıştırmak isteyen ülkelerinin en büyük iddiaları Ermeni Soykırımı. Başbakanımız 2 yıl önce de söyledi, her zaman da söylüyor; “Osmanlı hiçbir zaman soykırım yapmamıştır, hatta bugün bir Sırp’tan, bir Bosnalı’dan, Yunanlı’dan bahsediyorsak, bu bizim hoşgörümüzün kanıtıdır. Çünkü 600 sene sonra devlet olacaksınız, ne dilinden, ne adetinden bir şey kaybetmeyeceksiniz. Osmanlı’dan 36 devlet çıktı. Bugün herkes kimliğiyle yaşıyorsa, bu bizim sayemizdedir. Bu meseleyi tarihçilerimiz incelesin, tarihçilerin kararıyla yüzleşmeye hazırız” şeklinde, devletimizin resmi görüşü var. Biz işte bu yılki Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı toplantısında, “Tarihte yaşandığı iddia edilen olayların, oluşturulacak  tarih komisyonu tarafından incelenmesi ve bu yönde karar verilmesi” yönünde teklif verdik. Bu teklif toplantı gündemine alındı. Sonra insan hakları komisyonunda bir çalışma yaptık. Zaten yaklaşık 6 aydır ciddi bir hazırlık yapmıştık. Daha sonra genel kurulda oylandı. Ve ilk kez devletimizin resmi tezleri doğrultusunda bir karar alındı.

Karşı çıkan olmadı mı?

Tabii. Ermenilerle birlikte birkaç ülke çekimser oy kullandı. Ama sonuçta kabul  edildi. Ortak deklarasyonla da tüm dünyaya ilan edildi..

Neden bu kadar önemsiyorsunuz bu kararı?

Bu karar bundan sonra sadece bizi değil, Ermeni-Türk ilişkilerini değil, başka ülkeleri de bağlıyor. Geçmişte yaşanan sorunlarla ilgili öncelikle bir tarih komisyonu kurulmasını, uzmanların olayları incelemesini, bunların vereceği karara göre hareket edilmesini öngörüyor.

Bağlayıcı tarafı var mı peki?

Bu tabii ki bağlayıcı.. Yaptırımı şu olur; tabii herkes attığı imzaya sahip çıkarsa.. Tabii attığım imzaya uymuyorum derse bir devlet, yapacak bir şey yok. Sonuçta bu meseleyi iyi anlattığımızı düşünüyorum.

Alenen Ermeni Soykırımı mı dendi?

Hayır, Ermeni ismini geçirmedik. Ruslara yönelik, Ukraynalılara soykırım yaptığı iddia edilmişti. Rusya bununla suçlandı. Bunu vesile bilerek biz de 1915 olayını gündeme getirdik.

Bu tabii Türk tezinin uluslararası alanda kabul edilmesi demek.

Peki karardan sonra ne gibi gelişmeler yaşandı?

Bu karardan sonra Ermenistan’da karışıklıklar oldu. Türk tezini kabule engel olamadınız diye. Karardan sonra Ermenistan Başbakanı, “Kabul edilen karar doğrultusunda tarih komisyonu kurulabilir, Türk düşmanlığı üzerine bir tezle bu bölgede yaşayamayız. Bölgede yaşamamız için komşularla iyi geçinmeliyiz, bunların başında da Türkiye geliyor” demişti.

Kaldı ki, biz Ermenistan’ı ilk tanıyan ülkeyiz. ABD’den önce tanıdık Ermenistan’ı, ama Ermenistan Türkiye sınırını hala tanımıyor. Sınır tanımamak, toprak talebinde bulunmak demek.

ERMENİSTAN

SINIRLARIMIZI TANIMIYOR

Türk-Ermeni sorunu nasıl çözülür sizce?

Ermenistan önce Türkiye sınırını tanımalı. Sonra Azerbaycan topraklarındaki işgalini bitirip Azeri topraklarını iade etmesi gerekiyor. Bir de, soykırım iddialarından vazgeçmeleri gerekiyor sorunların bitmesi için.

Tarih komisyonu nasıl çalışacak?

Biz zaten arşivlerimizi açtık. Ermenistan’ın da arşivlerini açması lazım. Taşnak örgütünün de Filistin’deki kilisedeki arşivlerin açılması lazım, Boston’daki arşivlerin açılması lazım, asıl belgeler oralarda çünkü.

Peki Türkiye, “Biz Cumhuriyet döneminden sorumluyuz, 1923’ten önce yaşananları kabul etmiyoruz” diyerek redd-i miras yapsa ne kaybeder?

Açıkçası benim şahsi görüşüm; biz tarih bütünlüğü içinde olaya bakınca devletimizin kuruluşu 1071’dir. Selçuklu, Hanedanı Osmanoğullarına devretmiş, Osmanlı’dan sonra cumhuriyetle yönetileceğiz denmiş. Cumhuriyet 85 yıllık. Devletimizin geçmişi 85 yıl değil.

Pek çok konuda redd-i miras yapıyoruz, Osmanlıya ait halifelik, giyim kuşam, kanunlar vb. Hatta tu kaka diyoruz..?.

Tabi diyenler olabilir ama, ben diyemiyorum. Benim annem-babam Osmanlı pasaportu taşıyordu. Ben Osmanlıyım.

ABD BAŞKAN ADAYLARINA DA KARARI GÖNDERDİM

ABD peki bu karara nasıl bakıyor?

Bu karardan sonra hem Obama’ya hem de Mc.Canny’ye (ABD başkan adayları)  mektup yazdım, kararı ve ne anlama geldiğini izah ettim. “Sizin temsilcileriniz de bu karara ‘okey’ demişlerdir, bu karara uymalısınız. En azından ciddi bir devlet adamı bu karara saygı duymalı” dedim.

Dünyada tek başımıza yaşamıyoruz. Dünya büyük bir köy. Onun için uluslararası kararlar önemli.

Diyelim ki ABD Meclisi başta olmak üzere soykırım iddiaları çeşitli yerlerde kabul edildi. Ne olur?

Olmayan bir olayı mecburiyetten tanımak zorunda kalırlarsa, arkasından toprak talebi gelir. Oysa daha bu olaylar (1915 olayları) yaşanırken Talat ve Enver paşalar yargılanmış, İngilizler tarafından kurulan mahkemede beraat etmişler. Sonuç olarak bu karar uluslararası sahada Türkiye’nin elini kuvvetlendirmiştir.

KAPATMA

DAVASI AÇILMASI

HERKESİ ŞAŞIRTTI


Biraz da iç siyaset konuşalım. Kısa süre önce partiniz hakkındaki kapatma davası sonuçlandı. Dava sürecinde Türkiye dışında bu davaya nasıl bakılıyordu.?

6 yıldır uluslararası ilişkilerde Türkiye’yi temsil ediyorum. Ciddi bir güç olarak algılanıyor ama bu kapatma davası demokrasiye olan güveni sarsmıştır, insanlar bize, “Nasıl olur böyle şey, yüzde 50 oy almış parti kapatılabilir mi?” diyordu. Biz de “Her ülkenin tarihinde zaman zaman sıkıntılı dönemler olur, ama geçicidir” diyorduk. Çok şaşırıyorlardı. Kimse görmedim ki açılan kapatma davasına hayret etmesin.

Bu kararı bekliyor muydunuz?

Anayasa Mahkemesi başlangıçta şartlanılan kararın dışında karar verdi. Bu cezayı da hak etmediğimizi düşünüyorum. Ha şunu dese birisi; “Siz bu milleti tarihinden, geçmişinden uzaklaştırıp, AB’nin parçası haline getiriyorsunuz” dese, bunun bir mantığı vardır. Bunu anlarım ama AB için çalışan, her şeyini oraya uydurmaya çalışan hükümeti laiklik karşıtı odak yapmayı kabul edemem. Açıkçası bana ters geliyor.

Karar ortada. Partiniz rehin mi alındı?

Ben bu partinin kurucularındanım. “Her şey Türkiye için” diyerek yola çıkmış, AB’ye  tam üyeliği başlatmış bir parti. Çalışma esaslarını, yasalarını, AB’ye uyduracağım, bu tarzda bir düzeni sağlayacağım diyen bir partinin irticayla, siyasal İslam gibi ifadelerle muhatap olması söz konusu olamaz. Bizim partimiz hiçbir zaman laiklik karşıtı odak olmamıştır. Bu suçlamayı asla kabul etmiyoruz. Hatta bazı muhafazakar çevrelerin bizi liberallikle eleştirdiği ortadayken...

Dava sonucunu açıklarken Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ın çok önemli bir açıklaması oldu. “Bu davaları önümüze getirmeyin, uzlaşarak demokratik açılımlar yapın” anlamına gelen önemli bir çağrıydı bu. Yapacak mısınız  bir şey?

Sayın Haşim Kılıç’ın yaptığı açıklama hepimizin döne döne düşüneceğimiz ders niteliğinde, bilgece tavsiyelerdir. Biz çözümü Meclis’te, siyasette görmeliyiz. Başka kurumları siyaseti tıkayacak karar vermede zorlamamalıyız. Temel meseleleri oturup, AB standartlarına getirmemiz lazım. Dokunulmazlık meselesi de dahil buna...

MİLLET SEÇTİKLERİYLE YÖNETİLMEK İSTİYOR

Partinizin veya iktidarınızın hak ve özgürlükler konusunda başarılı olduğunu düşünüyor musunuz?
6 yıl öncesiyle şimdi arasında hak ve özgürlükler açısından büyük fark vardır. Her şey adım adımdır. 70 milyonu ilgilendiren kararlarda çok dikkatli olmalısınız.

 Gerek Sayın Başbakan’ı, gerekse AK Parti milletvekillerini dinlerken sanki muhalefet partisinden biri konuşuyor havası var.. Sürekli sistem ve yanlış eleştirisi.. İktidar değil misiniz?

Doğru söylüyorsunuz. Yüzde 47’lik iktidar partisine karşı kapatma davası açılacağı insanın aklına gelecek en son şey. Dünyada benzeri yok, böyle bir şeyin.

Doğru söylediniz ama, insanın düşünce sınırları var. Bazen yaşadığınız olaylar farklı dünyaları görmenizi sağlar.

Yaşanan olaylar bir aşamanın katedilmesi. Demokrasi mücadelemiz yeni değil. Adım adım, bu ülke kendi seçtikleriyle yönetilmeyi deniyor.

3 MİLYON KİŞİ

ÖMÜR BOYU DOKUNULMAZ!

Bakın bugün ülkede, 2 milyon 700 bin insan ömür boyu dokunulmazlık zırhındadır. Milletvekilinin dokunulmazlığı dört yıldır. Ama 2 milyon 700 bin kişininki ömür boyudur. Birini yargılamanız için üstünden izin almak şartı var. Bu sayededir ki Ergenekon gibi çeteler türemiştir. Bu dokunulmazlığı halletmeden bu tür suç örgütlerinin de önüne geçilemeyecektir. Bunları demokratik ülkelerdeki gibi temel bir esasa oturtmalıyız.

Suç işlediklerinde yargılanmaları için önce bu zırhın kalkması lazım. Avrupa’da böyle bir şey yok.

Ergenekon dediniz de, nedir bu mesele? Yeni operasyonlar olacak mı?

Onu tabii yargı bilir. Ancak devlet hayatında çete, kabul edilemeyecek şeydir. 1908, İttihat ve Terakki’nin, Sultan Abdulhamid’i devirip iktidara el koymasıdır. 1908’de kimler el koymuştur devlete.. Padişahı deviren bu çetenin faturası ağır olmuştur. Topraklarımızın yüzde 92’sini kaybettik. Abdulhamid’ten sonra padişahlar görev yapamamıştır. İktidar olan ilk çete sayesinde yüzde 92 toprağımızı kaybediyoruz. O zaman “hasta” denilen Osmanlı, dünyanın 5. büyük ekonomisine sahipti. Bugün Türkiye 17. sırada diye seviniyoruz. Ve o “hasta” denilen devlet 7 cephede 25 sene savaşmıştır.

Sessiz sedasız

önemli bir karar

Dr. Alaattin Büyükkaya, AKP’nin kurucularından ve İlk İstanbul İl Başkanı. Büyükkaya 2 dönemdir İstanbul milletvekilliğinin yanı sıra, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı Parlamenter Asamblesi (AGİTPA) Türk Grubu Başkanı olarak da Türkiye’yi temsil ediyor. Alaattin Büyükkaya, geçtiğimiz Haziran ayının sonu ve Temmuz’un başında sürekli gündemde tutulan Ermeni Soykırımı konusunda Türkiye’nin resmi tezlerini uluslararası arenada kabul ettiren ilk isim aynı zamanda. Türkiye; Ergenekon ve AKP’yi kapatma davasıyla boğuşurken, sessiz sedasız gerçekleşen bu önemli kararı, Büyükkaya ile konuştuk. Alaattin Bey’e, partisi hakkında Anayasa Mahkemesi’nin verdiği karar ve Ergenekon Terör Örgütü’yle ilgili sorularımız da oldu..


vakit



Bu haber 2,596 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,651 µs