En Sıcak Konular

Avni Özgürel
Radikal

Avni Özgürel
0 0 0000

Başımıza gelenler...



Önümüzde iki mesele var. Biri AKP'yle ilgili kapatma davası, diğeri Ergenekon soruşturması. AKP konusunda şayet anayasa değişikliği çözümü gerçekleştirilemezse iyimser şeyler söylemek zor. Yedi seneye yakın zamandan beri iktidarda olan AKP lafta demokrasiyi ağzından düşürmeyip fiiliyatta bunu belli meselelere sınırlı önemsemenin, bütün olarak savsaksamanın bedelini ödüyor. Sorun çıktığında ayaküstü müzakere ve her
defasında heybeden o anlık sıkıntıya çözüm olacak formül çıkarma anlayışının sıkıntıya çare olup olmayacağını göreceğiz.
Anayasa hazırlığı geçtiğimiz sene gündeme taşındıktan sonra sürüncemeye terk edilmeseydi bugün pekâlâ başka şeyleri tartışıyor olabilirdik.
Türkiye'nin iç kanamasının kaynağı belli. Üç temel yasa ve bir tüzük. Anayasa, Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunu, TBMM İç Tüzüğü. Derdin çaresi de sır değil, değiştirmek! Ve bunlarda yapılacak değişikliği mümkün olan en kısa sürede sistemin bütününe hâkim kılmak.
Elbette kolay değil bunu yapmak, farkındayım; ama bunlar yapılmadan gerçek manada demokrasiden söz etmenin mümkün olmayacağını, çözümü keşfetmek için daha kaç kez badire durağındaki çukura düşmemiz gerekeceğini de merak ediyorum. Ertelemek bizi sürekli aynı noktaya getirip elimizi böğrümüzde bırakıyor. Her defasında hayal kırıklığı, acı, yılgınlık. İnsanı bezdiren, bıktıran, sürekli umut öğüten kısır bir döngü, bir tür toplumsal işkence bu.
AKP başına gelenlere müstahak aslında... üslubuyla, tavrıyla, pervasızlığıyla. Ama şu an mesele bu değil. AKP davasının esası 'Layıklarını buldular' kıraathane sohbeti hükmünün ötesinde 'hâkimiyet kimin' sorusunun cevabı. Bu kazanın sebebini bilmez değilim. Sistem 22 Temmuz sonrası, gerek cumhurbaşkanlığı seçimi ve YÖK atamasıyla; gerekse türban konusunda yapılmak istenen düzenlemeyle, kontrolü bütünüyle kaybedeceği sürecin son dönemecine girildiği hissine kapıldı.
Bunun üstüne askerin siyasete açıktan müdahale konusunda isteksizleşmesi, ana muhalefet partisi CHP'nin öngörülür bir zaman içinde seçimle iktidara gelebileceği ümidini vermeyişi eklenince, bürokratik refleksin direnme gücüne kaldı engelleme işi.
AKP tahlilinin bu noktasında soluklanıp Ergenekon Soruşturması üzerine birkaç şey söylemek istiyorum. Ergenekon soruşturmasının mafyavari dal-budak yanı fazla ciddiye almaya değmez. Basın, üniversite ve İP gibi muhalif her hareketin içinde her almaya hevesli bir siyasi gruba mensup kişilerle ilgili boyutu da.
Adına ne demek gerektiğini bilmem ama bu soruşturma şayet Nokta Dergisi'nde yayınlanan ve derginin kapanmasına yol açan belgelerin kilit isimlerine yönelmiş olsaydı hukuki açıdan sonuç alınsın ya da alınmasın tabloyu önemserdim.
Ama meslekte geride bıraktığım yıllar bana Türkiye'de siyasi veya adi suçla ilgili hiçbir önemli soruşturmada şimdiye kadar netice alınamamış olduğuna bakarak bu defa da dağın fare doğuracağını düşündürüyor. Nitekim savcılıktan yapılan 'soruşturmada son aşamaya gelindiği' yani yakında iddianamenin kaleme alınmaya başlanacağı açıklamasını, şu ana kadar gözaltına alınan, ifadesine başvurulan isimlerin, hatta önümüzdeki günlerde bunlara eklenebilecek bazı maruf isimlerin bulunması ihtimali dahi kanaatimi değiştirmez. Darbe heveslisi olmak, darbeyi arzulamak başka şeydir; bunun için yeterli imkân, pozisyon ve güce sahip olmak başka şeydir. Açıklanacak iddianamede sanık listesinin birinci sırasındaki isme bakın, iddianamenin isnat ettiği suç tarifini okuyun. Tamam işte, darbe örgütlenmesinin tepesinde bu ismin varlığı önemli, iş ciddi diyorsanız mesele yok. Aksi halde, yani 'Bunun peşine mi takılmışlar' diyor ve dudak büküyorsanız, gerisi için zihninizi fazla yormayın...



Bu yazı 1,235 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 18 Nisan 2010 Doğum gününde sevgiliyi hatırlamak...
    • 3 Ekim 2008 Gerçek gündem ve eğlence
    • 14 Ağustos 2008 Bir test, 2 bin ölü!
    • 30 Temmuz 2008 İddianamenin şifresi
    • 12 Temmuz 2008 Ordu ne düşünür?
    • 2 Temmuz 2008 AKP davası ve Ergenekon
    • 26 Haziran 2008 Travma!...
    • 21 Haziran 2008 Yeni dönemde Tayyip Erdoğan ve...
    • 12 Haziran 2008 Yargı kılıf işlevi görmeye başlarsa!..
    • 28 Mayıs 2008 Kritik dönemeç
    • 21 Mayıs 2008 Mahkeme nasıl kışkırtılır?
    • 14 Mayıs 2008 Sahtelik, devlet ve siyaset
    • 8 Mayıs 2008 Erdoğan’ın yol haritası
    • 30 Nisan 2008 CHP değişirse her şey değişir!..
    • 23 Nisan 2008 Laikliği masaya yatırmak!
    • 16 Nisan 2008 Perdeyi kaldırmak
    • 9 Nisan 2008 AKP nasıl kurtulmaz?
    • 2 Nisan 2008 Tayyip Erdoğan
    • 26 Mart 2008 Başımıza gelenler...
    • 19 Mart 2008 Siyasi tarihin ayıplı sayfaları

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,718 µs