En Sıcak Konular

Mehmet Altan
Star

Mehmet Altan
0 0 0000

Bombalar kimden?



Danıştay saldırısı nedeniyle müebbet hapis cezasına çarptırılan Alparslan Arslan ile Yıldırım ve Sağır’ın sorgularında anlattıklarının yer aldığı dünkü star’daki dehşet verici haberi anımsayalım...


Yıldırım’ın ‘Ataşehir’de Veli Küçük ile yaptığımız toplantıda Cumhuriyet ve Danıştay saldırılarının kararı alındı. Cumhuriyet gazetesinin bombalarını Veli Küçük’ten aldık. Bombaların iki tanesini Alparslan Arslan’a, bir tanesini de bana verdi’ dediği öğrenildi.

Ataşehir’de Veli Küçük’le 27 Nisan 2006’da bir araya geldiklerini anlatan Yıldırım, Cumhuriyet gazetesi ve Danıştay eylemlerinin burada kararlaştırıldığını anlattı.

27 Nisan 2006’daki bu toplantıdan günler sonra 5, 10 ve 11 Mayıs 2006’da Cumhuriyet gazetesine el bombaları atılmış, 17 Mayıs 2006 günü de Alparslan Arslan Danıştay saldırısını gerçekleştirmişti.

Polis, cep telefonu baz istasyonu kayıtlarından 27 Nisan toplantısını doğruladı.

Aynı haber, Taraf Gazetesi’nde de sürmanşetti...

***

Veli Küçük’ü Susurluk’tan beri bilen...

‘Ergenekon Terör Örgütü’ sürecini izleyen biri...

Yukarıdaki haberi okuyunca...

İddianın vahameti karşısında bir dakika sağduyuyla düşünmez mi?

***

‘İçinden geçilen süreçteki kamplaşmadan ancak hukukun üstünlüğüne ve demokrasiye inanarak çıkabiliriz’ diyoruz ama...

Bunun anlamı herhalde, Ergenekon sürecinin ‘hedefinin yargı olduğunu’ söyleyen iddialar karşısında sağırlaşmak değil...

İşin garibi de...

Kimi gazete ve köşelerin, Ergenekon sürecine Alaska’da bulunmuş bir bitki türü muamelesi yapması.

Olayı hiçbir şekilde görmemesi, kör bir inatla yok sayması.

Aslında medyada konuyla ilgili yayınlar ve yorumların bir çetelesini çıkarmak, çarpıcı bir tablo oluşturabilir.

***

Ergenekon’un vahametini, ‘hedeflenen yargı ve ordu’ sözleriyle saklamak isteyen manşeti görünce, daha önce yazdığım ‘Cumhuriyet Gazetesi’nin görmediği haber’ başlıklı yazıyı hatırladım. Bir bölümü şöyleydi:

‘Çankaya seçimleri arifesinde Türkiye’yi müthiş bir kaosun ortasında bırakmak isteyen provokasyonlar zincirinin ilk halkasını Cumhuriyet gazetesine üst üste atılan bombalar oluşturdu. Son bombalardan iki gün sonra da Danıştay’a kanlı bir saldırı gerçekleşti.

Sanki ‘düğmeye basılmış’ gibi bu provakasyonlar ertesinde ‘laik cumhuriyet elden gidiyor’ avazeleri altında bir tezgáh da harekete geçti. Ortalık toz duman oldu.

Bu saldırıların ve cinayetlerin faillerini bulmak ve hukuksal bir titizlikle cezalandırmak yerine muazzam bir psikolojik harp başladı.

Habercilik ve hukuk hiçe sayıldı. Gözü dönmüş bir fanatik militanlık ortalığı sardı.

Halbuki ortada bazı gerçekler vardı.

Ben bu gerçeklerden birini, 28 Mayıs tarihli Hürriyet’in 29. sayfasında okudum. ‘Cumhuriyet gazetesi bombaları ordu malı’ başlıklı habere göre Makine Kimya Endüstrisi, Emniyet’e gönderdiği 19 Mayıs tarihli cevabi yazıda, Cumhuriyet’e atılan üç bombanın Kara Kuvvetleri’ne ait olduğunu bildirmişti.

Aynı gün Cumhuriyet’e baktım. ‘Danıştay baskınına ilişkin hükümet kaynaklı iddialar, kanıtlarla desteklenmiyor’ üst başlığının altında iri puntolarla ‘senaryo çöktü’ manşeti atılmıştı.

Gazeteye atılan bombaların ordu malı olduğuna dair ise tek satır bile yoktu.

Bir gün sonra Sabah Gazetesi, ‘Ordu malı bombalar’ haberini kovalayarak 25. sayfasının manşetine taşıdı. ‘Kara Kuvvetleri bomba soruşturması başlattı’ başlıklı haberde, bombaların hangi tarihlerde Kara Kuvvetleri’ne verildiği belirtiliyordu. Birinci bomba 1978’de, ikinci ve üçüncü bomba 1985’te verilmişti.

Kara Kuvvetleri, bombaların karargáh dışına, hangi tarihte ve kimlerce çıkarıldığını araştırıyordu. Aynı günkü Cumhuriyet’te, kendine atılan bombaların menşei resmen belli olmuş olmasına rağmen soruşturma haberi de yoktu.’

***

‘Ergenekon terör örgütü’ iddialarındaki çarpıcı gelişmeleri sadece siyasal bir operasyon olarak göstermek ve her yeni gelişmeyi ‘hedefte yargı ve ordu var’ diyerek kapatmaya çalışmak ne kadar doğru, ne kadar anlamlı, ne kadar inandırıcı?

Çare ‘sağırlık’ değil, çete iddialarına karşı hukuksal bir duyarlılık.

Sanıklardan biri kendine bombaları vereni işaret ediyor ise, bu kişi de Veli Küçük ise, gazetelerin durumu biraz daha soğukkanlı değerlendirmesi gerekmez mi?

***

Kendine atılan bombanın ‘menşeini’ merak etmeyen bir gazeteciliğin olduğu ülkede...

‘Gazeteciliğin’ ne olduğunu merak etmenin zamanı artık gelmiştir bence.


Bu yazı 671 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Oku bakayım...
    • 16 Ağustos 2008 Beş yıl önce neredeydiniz?
    • 14 Ağustos 2008 Ahmedinejad’la...
    • 12 Ağustos 2008 Saakaşvili Tolstoy okudu mu?
    • 31 Temmuz 2008 ‘Kapatma ama hırpala..’
    • 14 Temmuz 2008 MİT’in Ergenekon listesi...
    • 12 Temmuz 2008 İran savaşı yaklaşıyor mu?
    • 10 Temmuz 2008 Ölümün askerleri
    • 8 Temmuz 2008 Öksüz Çocuk Eldiveni...
    • 5 Temmuz 2008 Dağbaşı
    • 28 Haziran 2008 Bir Türk neye bedel?
    • 26 Haziran 2008 Türkiye-Almanya
    • 21 Haziran 2008 ‘Kamuoyunu TSK çizgisine getirmek’...
    • 13 Haziran 2008 Gerçekten cevap bu mu?
    • 11 Haziran 2008 Askeri sopa ile özen...
    • 2 Haziran 2008 Elitist mi, kitlesel mi?
    • 1 Haziran 2008 Sizi muhatabınız belirler...
    • 28 Mayıs 2008 Sivas’ın doğusu...
    • 25 Mayıs 2008 Danıştay ne karar verecek?
    • 24 Mayıs 2008 Birinci Cumhuriyet’in sonu mu?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,028 µs