En Sıcak Konular

Ali İhsan Karahasanoğlu
Vakit

Ali İhsan Karahasanoğlu
0 0 0000

Yasama/başsavcı dokunulmazlıkları!



Anayasa’nın 83. maddesi “Yasama dokunulmazlIğI” başlığını taşıyor..
Madde metni ise şöyle: “Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Meclis çalIşmalarIndaki oy ve sözlerinden, Meclis’te ileri sürdükleri düşüncelerden, o oturumdaki BaşkanlIk DivanI’nIn teklifi üzerine Meclisce başka bir karar alInmadIkça, bunlarI Meclis dIşInda tekrarlamak ve açIğa vurmaktan sorumlu tutulamazlar.”
 
 
 Anayasa, dokunulmazlığı o kadar geniş tutmuş ki; Meclis kürsüsünden yaptığınız konuşmada bir suç işlemiş olsanız, aynı konuşmayı dışarıda yaptığınızda, o ifadeden dolayı suçlanamıyorsunuz!

Bu kadar geniş bir serbestiyet tanınmış, yasama organına.

Ki; yasama görevi, özgür şekilde yerine getirilebilinsin..

Evet; dokunulmazlık konusu, kapsam açısından zaman zaman tartışılıyor.

Milletvekillerinin dokunulmazlığının, malvarlığı ile ilgili suçlar açısından sınırlandırılması isteniyor. Devlet aleyhine işlenen bazı suçlardan dolayı sınırlandırılması isteniyor..

Fakat; dokunulmazlıkların sınırlandırılması konusunda en aşırı talepte bulunanlar bile, YargıtayBaşsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya’nın iddianamesindeki yaklaşımı, eminim aklından bile geçirmemiştir..

Ne diyor Başsavcımız?

Daha ne diyecek ki!

TBMMçatısı altında, bazı milletvekillerinin kullandıkları oylardan ve çıkarılan kanunlardan dolayı sorumlu tutulmalarını istiyor. Çıkarılan bazı kanun ve Anayasa değişikliklerini gerekçe gösterip, AKParti’nin kapatılmasını istiyor.

TBMM çatısı altında, yasama faaliyeti içerisindeki oylamalardan dolayı, milletvekilini sorumlu tutmaya kalkışırsanız, dokunulmazlığın ne manası kalır ki?

Kemal Anadol’dan tutun, Önder Sav’a kadar en fanatik CHP’lilere bile sorsanız, onlar bile “Kürsü dokunulmazlığı diye bir şey var canım” diyeceklerdir.

Fakat Başsavcımız, “Kürsü-mürsü dinlemem, dokunurum” diyor, çıkarılan kanunları bile iddianamede kapatma gerekçeleri arasında sayıyor..

Kurumlar Vergisi Kanunu’nda “cemaat” kelimesinin bulunmasını kapatma davasına gerekçe yapıyor.. (Cemaat kelimesinin, aslında daha evvelki kanun metninde de olduğunu, daha önce yazmıştım.)

Anayasa’nın 10. ve 42. maddelerindeki değişiklikleri, yine kapatma davasının iddianamesinde, gerekçeler arasına alıyor!

Şimdi söyler misiniz, yukarıya alıntıladığımız Anayasa’nın 83. maddesi ne oldu?

Ne işlevi kaldı 83. maddedeki dokunulmazlığın?

Başsavcı’nın iddianamesi, Anayasa Mahkemesi tarafından kabul edilecek olursa, Anayasa’nın 83. maddesini ne yapacağız, iptal edilmiş mi sayacağız?

Bu kadar açık bir Anayasa ihlâli olabilir mi?

İşin bir de, “Başsavcı’nın dokunulmazlığı” açısından önemi var.

Başsavcı; yasama dokunulmazlığını rafa kaldırıyor, iddianameyi düzenleyip, Anayasa Mahkemesi’ne veriyor.

Peki, kendisinin dokunulmazlığı için de benzer bir prosedür işletilebiliniyor mu?

Hayır..

Başsavcı hakkında yüzlerce suç duyurusu, Yargıtay Birinci Başkanlığı’na şu an ulaşmış durumda..

Peki o suç duyuruları hakkında ne işlem yapıldı acaba?

Bildiğimiz kadarı ile bu konuyu görüşmek üzere, Birinci Başkanlık Kurulu henüz toplanmadı bile!..

Niçin?

Başsavcı, yasamanın dokunulmazlığını By-pass edip dava açıyor. Ama Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu, Başsavcı’nın dokunulmazlığını görüşmeye bile yanaşmıyor!

Bu nasıl bir dokunulmazlık çelişkisi?

Yasama dokunulmazlığı mutlak olduğu halde, devre dışı bırakılıyor..

Başsavcı’nın dokunulmazlığına ise el sürülemiyor!

Sonra da kalkıp, “Yasama, yürütme, yargı, birbirine üstün değildir. Eşit güçler şeklindedir” diyoruz..

Hani, yargı ile yasama eşit mi oluyor bu durumda?

Yargı, Anayasa hükmüne rağmen yasamaya dokunuyor! Çıkarılan kanun ve yapılan Anayasa değişikliği sebebiyle milletvekilleri suçlanıyor, bir partinin kapatılması isteniyor..

Ama Başsavcı’ya, hiç kimse dokunamıyor!

Nasıl bir “güçler eşitliği”dir bu?

İzah edebilir misiniz acaba?
 
 



Bu yazı 740 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Anlayana sivri sinek anlamayan davul zurna sinek ee..
    • 16 Ağustos 2008 Maliye Bakanlığı cevap verdi, ya diğerleri?
    • 14 Ağustos 2008 Fikret Bila, namazdan niye rahatsız oluyor?
    • 14 Temmuz 2008 Onların gücü, bizim ‘dik duruş’ eksikliğimizden!
    • 12 Temmuz 2008 Yasakçı Tuğcu, böyle saçmaladı!
    • 5 Temmuz 2008 Ergenekon’da öyle, AK Parti’yi kapatmada böyle!
    • 28 Haziran 2008 RTÜK bile uyursa, Anayasa Mahkemesi ne yapacak ki?
    • 27 Haziran 2008 “Bedevi”nin arkasındaki gerçek!
    • 21 Haziran 2008 Doğan saldırılarının arkasında ne var?
    • 13 Haziran 2008 Bak sen, şu ANKA kuşuna!
    • 12 Haziran 2008 “Sı-nır-lı-dır” ne demek, izah etseniz ya!
    • 1 Haziran 2008 50 yıllık gazeteciden(!) gazete düşmanlığı!
    • 28 Mayıs 2008 ‘Kapatma kararı’ndan daha vahim olan..
    • 25 Mayıs 2008 Tartışma örtü yasağıysa, MHP’nin safı neresi?
    • 24 Mayıs 2008 Yargıtay, kapatılmamaya “heves”’ dedi!
    • 21 Mayıs 2008 CHP % 95, AK Parti % 4.. Normal mi bu?
    • 19 Mayıs 2008 ‘Köşeler babamızın malı mı?’dan ‘gazeteler babamızın çiftliği’ne!
    • 14 Mayıs 2008 Bir dönem, emekliliklerle kapanıyor!
    • 10 Mayıs 2008 Hataların sebebi, yargıya baskı mı?
    • 10 Mayıs 2008 Hataların sebebi, yargıya baskı mı?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,488 µs