En Sıcak Konular

Avni Özgürel
Radikal

Avni Özgürel
0 0 0000

Yeni Gül, yeni Çankaya



Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı adaylığı konusunda sanılanın aksine Tayyip Erdoğan'ın zihninde uzun uzadıya gel-git yaşandığını sanmıyorum. Kanaatimce estirilen 'tereddütlü' hava, siyasi manevradan ibaret. 22 Temmuz'dan sonraki tartışmalar bunu gösteriyor. Başlangıçta ibre Gül'ün aleyhinde gibi görünüyordu. Büyük basın, büyük sermaye ve AKP'nin 'büyük'leri ağız birliği etmişcesine karşıydılar Gül'e. Ondan 'şövalyece bir reddediş' beklediğini söylüyordu kimi ya da 'Başbakan'ın elini rahatlatması gerektiğini. 'Tamam, vazgeçtim' dememesinin kızgınlığıyla 'Bu ne ihtiras' diyenler bile vardı.
Ancak dikkatli gözlerden kaçmamıştır; seçim öncesinde Gül'ün adaylığı açıklandığında gösterilen tepkinin dozu ve üslubuyla seçimden sonraki tepkinin dozu ve üslubu arasında uçurum var. Dün sert bir şekilde 'olmaz' diyenler, bugün Gül'ün meziyetlerini, aslında Çankaya'ya ondan daha layık birini bulmanın zorluğunu uzun uzadıya anlatıp, 'Yine de aday olmasa iyi olur' diyorlardı.
Açıkçası Erdoğan'ın kamuoyu ve asker cenahının, aynı zamanda kendi parti tabanının eğilimlerini test ettiği süreçtir bu. Sonuçta Gül'ün adaylığı açıklandığında devlet çekirdeğinden göğüslenemeyecek seviyede bir tepki gelmeyeceği; adaylıktan çekilmesi halinde AKP'nin ve Erdoğan'ın ciddi şekilde yara alacağı görüldü. Sonrası formalite.
Gül'ün cumhurbaşkanı seçilmesiyle Çankaya'nın eski Çankaya olmayacağı açık. Kastım, 'Atatürk'ten bu yana süregelen Çankaya geleneklerinin yerle bir olacağı' değil. Aksine Gül'ün işgal ettiği koltuğun manasının idrakinde bir siyasetçi olduğundan şüphem yok.
Ama şurası bir gerçek ki Gül, kesinlikle Ahmet Necdet Sezer olmayacak.
Ne olacağı konusunda tahminlerimi yazayım.
Gül eşinin baş örtüsünden dolayı askeriye, üniversite ve yargı çevrelerinde kendisine karşı menfi bir duyarlılık olduğunun farkında, ama onun bunu görmezden gelmeyeceğini biliyorum. Gül hiç şüphe yok ki ürkek bir tavır takınarak ailesini gözlerden uzak tutma eğilimi içine girmeyecektir. Ama herhalde eşini 'türban' diye tanımlanan ve belirli bir şekilde baş bağlamayı ifade etmesinden dolayı 'simge' kabul edilen kalıbın dışına çıkması konusunda teşvik edecektir. Altını çizeceğim ikinci husus, sanılanın aksine Gül'ün AKP'nin Köşk noteri olmayacağıdır.
Onun Bakanlar Kurulu'nun teşkili ve özellikle dış politika konularında, yön tayin edicilik seviyesinde ağırlığını hissettireceğinden hatta direneceğinden şüphe etmiyorum. Bir diğer husus Gül'ün orduyla ilişkilerini en üst seviyede ve çok iyi düzeyde tutmaya özen göstereceğidir. Bu bağlamda, ağzından her vesileyle Cumhuriyet'in kurucusunun adını işiteceğimizi söyleyebilirim...
Buna karşılık, Gül'ün yakasında AKP rozeti varken desteklediği 'Cumhurbaşkanının yetkilerinin kısılması' konusuna bundan sonra aynı oranda sıcak bakacağını sanmıyorum. Gül, Anayasa'da perakende yani gündelik ihtiyaçlar doğrultusunda değişiklikler yapılması yerine demokratik sistemin kökleştiğinin göstergesi olacak yaklaşımla yeniden kaleme alınacak bir anayasa hazırlanmasından ve bunun parti çoğunluğunun kabulüyle değil en geniş manada toplumsal mutabakatla yasalaştırılmasından yana. Son olarak kaydetmek istediğim husus Erdoğan'la alakalı. Erdoğan'ın Gül'ün cumhurbaşkanlığına başkanlık sistemine geçişin ilk adımı olarak baktığını sanıyorum. Başbakan'ın kurucu genel başkan olması dolayısıyla AKP tüzüğündeki istisna hükmüne rağmen genel başkanlığı bırakmak isteyebileceğini, keza merkezi hükümette geçireceği 10 seneden sonra devlet çarkının her şeye hâkim olacağı bir noktasında bulunmayı arzu edeceğini düşünmek akla yakın...


Bu yazı 1,322 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 18 Nisan 2010 Doğum gününde sevgiliyi hatırlamak...
    • 3 Ekim 2008 Gerçek gündem ve eğlence
    • 14 Ağustos 2008 Bir test, 2 bin ölü!
    • 30 Temmuz 2008 İddianamenin şifresi
    • 12 Temmuz 2008 Ordu ne düşünür?
    • 2 Temmuz 2008 AKP davası ve Ergenekon
    • 26 Haziran 2008 Travma!...
    • 21 Haziran 2008 Yeni dönemde Tayyip Erdoğan ve...
    • 12 Haziran 2008 Yargı kılıf işlevi görmeye başlarsa!..
    • 28 Mayıs 2008 Kritik dönemeç
    • 21 Mayıs 2008 Mahkeme nasıl kışkırtılır?
    • 14 Mayıs 2008 Sahtelik, devlet ve siyaset
    • 8 Mayıs 2008 Erdoğan’ın yol haritası
    • 30 Nisan 2008 CHP değişirse her şey değişir!..
    • 23 Nisan 2008 Laikliği masaya yatırmak!
    • 16 Nisan 2008 Perdeyi kaldırmak
    • 9 Nisan 2008 AKP nasıl kurtulmaz?
    • 2 Nisan 2008 Tayyip Erdoğan
    • 26 Mart 2008 Başımıza gelenler...
    • 19 Mart 2008 Siyasi tarihin ayıplı sayfaları

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,712 µs