En Sıcak Konular

Mehmet Şevket Eygi
Milli Gazete

Mehmet Şevket Eygi
0 0 0000

Daha Büyük Krizlere, Kasırgalara Hazır Olunuz!..



ESKİDEN iki öcü vardı: Komünizm ve İslâm... Birinci öcüyü, meşru/yasal hale getirdiler, artık “Komünist Parti”miz var, seçimlere giriyor.

İslâm fobisinden kurtulamadılar. Komünist Parti’den gocunmayanlar, Türkiye’de: Almanya ve İtalya’da olduğu gibi başında din ismi bulunan demokrat bir parti olmasını asla kabul etmezler.

Hukuk hukuk diyorlar. Stalin Rusya’sında da hukuk vardı. Enver Hoca’nın Arnavutluk’unda da kanunlar, mahkemeler vardı. Hukukun üstünlüğü ilkesinin uygulanmadığı bütün ülkelerde göstermelik bir hukuk vardır.

Hukukun üstünlüğü, gerçek demokrasilerde olur. Bir yerde vesayet demokrasisi varsa, orada hukukun üstünlüğü yoktur. Varsa, ancak lâfta vardır.

Lâikçilikle (lâiklik demedim) demokrasi ve hukukun üstünlüğü uyuşmaz. Lâikçilik üstünse gerçek demokrasi ve hukukun üstünlüğü yoktur.

İspanya’da, Franco zamanında gerçek demokrasi ve hukukun üstünlüğü yoktu. Çünkü her şeyin üzerinde Frankizm ideolojisi vardı. Resmi ideolojisi olan ülkelerde ne gerçek demokrasi olur, ne de hukukun üstünlüğü. Çünkü oralarda resmi ideoloji her şeyin üzerindedir. O ideolojinin koruyucusu, uygulayıcısı ve yorumlayıcısı cüppeli veya cüppesiz bir “ruhbanlar sınıfı” vardır. Üstünlük onlardadır, son sözü onlar söyler.

Ne olduğu doğru dürüst bilinmeyen derin bir devletin bulunduğu, son sözü onun söylediği bir ülkede de demokrasi ve hukukun üstünlüğü olmaz.

Vaktiyle Güney Afrika Cumhuriyeti’nde beyaz azınlığın apartheid sistemi hüküm sürüyordu. Çoğunluktaki zenciler Beyazlarla eşit değildi. Orada elbette bir hukuk vardı, mahkemeler vardı ama hukukun üstünlüğü ilkesi yoktu. Eşitliğin olmadığı yerde hukukun üstünlüğü de olmaz.

Adnan Menderes iktidarını (1950-1960) “anayasayı çiğnedi” iddiası (daha doğrusu bahanesiyle) alaşağı ettiler. Sonra kendileri ne yaptılar? Aynı anayasayı çöpe attılar, işlerine gelen yeni bir anayasa yaptılar...

Yassıada Yüksek Adalet Divanı âdil bir mahkeme miydi?

Uzun yıllar boyunca Müslüman çoğunluğun din, inanç, vicdan, düşünce hürriyetini TürkCeza Kanunu’nun 163’üncü maddesi ile çiğnediler, halkın temel haklarını kısıtladılar, ihlâl ettiler.

Adnan Menderes’in asılmasının birinci yıldönümünde YENİİSTİKLÂL gazetesinde “Zulümlerin en şenii ve alçakçası kanunların gölgesinde yapılandır” başlıklı bir yazı yazmıştım. Hemen tutuklandım ve Sultan Ahmet Cezaevi’ni boyladımdı.

Bir devlet, bir ülke, bir halk hürriyetsiz yaşayabilir ve ayakta durabilir ama adaletsiz yaşamak ve ayakta durmak mümkün değildir.

Bazıları Lafonten masallarını çocuklar için yazılmış sanır. Hayır, büyükler içindir. Kurt ve kuzu hikâyesini bilirsiniz:

Kurt kuzuyu yemeye karar verir. Hukukî bir bahane lazımdır. Pırıl pırıl bir pınardan su içen kuzunun yakınında o da su içmeye başlar. Sonra kuzuya öfkeyle ve kinle bağırır: “Suyumu bulandırıyorsun!..” Kuzu, “Aman efendim nasıl olur, siz üst taraftan içiyorsunuz, ben suyu bulandırsam bile o bulanıklık size gelmez...” cevabını verir. Kurdun öfkesi ve gayzı katlanır ve ikinci bahane bombasını atar: “Terrbiyesiz!.. Sen bu işi geçen sene de yapmıştın!..” Kuzunun savunması çok sağlamdır: “Böyle bir şey olamaz, çünkü ben geçen sene hayatta değildim, henüz birkaç aylığım...” der. Bunun üzerine çılgına dönen kurt, “Artık senin küstahlığın sınırı aştı” der ve üzerine atlayıp kuzuyu parçalayıp yer. Bir ülkenin ve bir halkın idaresiyle ilgili yüksek bilgelik kuralları vardır:

“Siz ne haldeyseniz o şekilde idare olunursunuz.”

Haram yiyenlerin, kara para zengini olanların başları belâdan kurtulmaz.

Adaletsizliğin sonu çöküştür.

Yoğun kokuşma olan bir toplumda herkes suçludur. Kokuşmaya bulaşanlar suçlu, kokuşmayla yeteri kadar mücadele etmeyenler, kötülüğü engellemeye çalışmayanlar da suçludur.

Ümraniye’de bir gecekonduda hayli silâh, cephane, patlayıcı madde bulunmuştu... Bunların yanında 60 kadar dosya vardı. Onlara da el konulmuştu... Asıl bombalar o dosyalardı.

Bundan sonra neler olacak? Ben kâhin değilim... Tahminlerim şunlardır:

Bu kafayla, bu kafalarla, bu kafasızlıkla Türkiye düze çıkmaz, huzurlu ve güvenli olmaz.

Krizler birbirini takip edecektir.

Siyasî ve hukukî krizlerin yanında dehşetli, korkunç, son derece tahripkâr bir iktisadî ve malî (parasal) kriz patlak verecektir.

Siyasî, sosyal, iktisadî, kültürel, etnik yanardağlar patlayacaktır.

Şimdiye kadar olup bitenler çok hafiftir...

Büyük fırtınalara, dehşetli kasırgalara hazır olunuz.

Rüzgâr eken fırtına biçermiş. Peki fırtına eken ne biçer? Herhalde huzur, güven, barış, uzlaşma biçmez...

Bu yazı 1,043 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Hainler İstanbul’u Bu Hale Nasıl Getirdiler?
    • 16 Ağustos 2008 Ergenekon=Jakoben Laikçilik=Resmî İdeoloji
    • 14 Ağustos 2008 Şeriatî Hem Sünnîlik, Hem Şiîlik Açısından Bozuktur
    • 30 Temmuz 2008 Yakın Tarihimize Işık Tutan Büyük Ve Engin Bir Kitap: Üstad Ali Ulvi Kurucu’nun Hatıraları
    • 29 Temmuz 2008 Modern Türkiye’nin kuruluşunda Yahudiler
    • 28 Temmuz 2008 Din Büyüklerinin ve Müslümanların Dikkatlerine 12 Maddelik Islah Projesi
    • 24 Temmuz 2008 Ezana Saygısızlık
    • 21 Temmuz 2008 Hırsızlıkla Namaz Bir Arada Olmaz
    • 18 Temmuz 2008 Darbe Şakşakçılığı Yapanlar Dilerim Beladan Belaya Uğrasınlar
    • 17 Temmuz 2008 Türkiye Halkı Aptal ve Salak mıdır?
    • 16 Temmuz 2008 İsim Vermeden Anonim Tenkitler ve Uyarılar Yapmaya Devam Edeceğim
    • 14 Temmuz 2008 Müslüman Türkiye’de İslâm Devleti İstenemez
    • 14 Temmuz 2008 Müslüman Türkiye’de İslâm Devleti İstenemez
    • 12 Temmuz 2008 İslami tevhid eğitimi
    • 11 Temmuz 2008 Hakkın ve Halkın Hizmetinde Cumhuriyet
    • 10 Temmuz 2008 Yapılabilecekler ve Yapılması Gerekenler Yapılmıyor
    • 8 Temmuz 2008 Ordu ve Din...
    • 5 Temmuz 2008 Baylar Bayanlar Boşuna Protesto Etmeyin Oyun Kuralına Göre Oynanmaktadır
    • 4 Temmuz 2008 Hep Sivas Faciasından Bahs Edip, Başbağlar Katliamından Hiç Bahs Etmemek Zulümdür
    • 3 Temmuz 2008 Fitne Fesat Saçan Gazete

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    11,610 µs