En Sıcak Konular

Ali İhsan Karahasanoğlu
Vakit

Ali İhsan Karahasanoğlu
0 0 0000

Çölaşan’ın eylemi, şahsi suçtur!



Milletvekili dokunulmazlığına gelince, herkes konuya müdahil olup, “Dokunulmazlık kalkmalı” diyor. Ama bürokrasidekilerin dokunulmazlıkları, hakim ve savcıların dokunulmazlıkları gündeme geldiğinde, hiç kimseden ses çıkmıyor.
 
 İşte önümüzde somut bir olay var..
Danıştay Başsavcısı TanselÇölaşan, hiç evirip çevirmeden, Anayasa’nın cebren değiştirilmesi anlamındaki silahlı kalkışmayı, “devrim” olarak niteleyerek, “Kanunun suç saydığı eylemi övme” suçunu işliyor.
Ancak dokunulmazlık zırhına büründüğü için, kimseden soruşturma için bir hareket gelmiyor..
Dokunulmazlık öyle ki; kanunla verilen dokunulmazlığın yanında, bir de fiili olarak dokunulmazlık oluşturmuşlar.
Danıştay kanunu, görev sebebi ile işlenen suçlardan dolayı, Danıştay İdari İşler Kurulu Başkanlığı’nın karar vermesini istiyor.
Peki Tansel hanımın suçu, görev kapsamındaki bir suç mu?
Hayır.
Sarfettiği cümlelerin; görevi sırasında söylendiğini de, görevi gereği söylendiğini de iddia eden yok. 
O halde suç, “görev suçu” değil, “şahsi suç”!
Peki Danıştay Başsavcısı’nın şahsi suçları için kanun ne öngörüyor?
Danıştay Kanunu 82. maddesi, Yargıtay Başsavcısı’nın yargılama usûlüne atıfta bulunuyor.
Atıfta bulunulan Yargıtay Başsavcısı’nın şahsi suçlarından dolayı yargılama usûlünü ise, Yargıtay Kanunu’nun 46. maddesi düzenliyor.
Madde şöyle: “Yargıtay Birinci Başkanı, Birinci Başkanvekilleri, Daire Başkanları, üyeleri, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıvekilinin görevleriyle ilgili veya kişisel suçlarından dolayı haklarında soruşturma yapılabilmesi Birinci Başkanlık Kurulu’nun kararına bağlıdır. Ancak, ağır cezayı gerektiren suçüstü hallerinin hazırlık ve ilk soruşturması genel hükümlere tabidir.”
Demek ki kanun, şahsi suçları ikiye ayırıyor.. Birincisi, ağır cezayı gerektiren suçüstü hali.. İkincisi de, diğer suçlar...
Ağır cezayı gerektiren suçüstü halinde, aslında dokunulmazlık falan yok. Sivil bir vatandaş nasıl yargılanıyorsa, Danıştay Başsavcısı  da öyle yargılanacak.
Peki, TanselÇölaşan’ın eylemi, hangi kapsamda kalıyor?
Darbenin normal karşılanması var.. Darbenin, devrim olarak nitelenmesi sebebiyle “suçu övme” var.. 27 Mayıs öncesindeki meşru hükümete, Başbakan’a hakaret var. TBMM’ye hakaret var..
O halde; Çölaşan’ın konuşmasının, ağır ceza kapsamında kaldığı açık. Suçüstü hali ise zaten konuşma aleni yapıldığından tartışmasız bir şekilde ortada..
Demek ki; TanselÇölaşan’ın konuşmasında ihlâl ettiği Türk Ceza Kanunu hükümleri için, soruşturma usûlü, sıradan vatandaşların soruşturma usûlüne tabi.
Ankara Savcısı açacak soruşturmayı, çağıracak Tansel Çölaşan’ı makamına. “Gel bakalım, niçin darbeyi övdün, meşru hükümeti tahkir ettin?” diyecek ve konuşma kasetlerini çözdürerek, iddianamesini hazırlayacak.
Olması gereken bu.
Peki bu yönde bir girişim var mı?
Hayır.
Milletvekili dokunulmazlığını dillerine dolayanlar, Danıştay Başsavcısı’nın kanunda bile olmayan bir dokunulmazlık zırhı ile korunmasını seyrediyorlar!
‘Şahsi suç’ kapsamındaki bir eylemi, ‘ağır ceza’lık ve ‘suçüstü’ hali ayan-beyan ortada olduğu halde, yetkili savcı soruşturmuyor, olayı Danıştay İdari İşler Kurulu’na bırakıyorlar!
O kurulun da, başsavcı için soruşturma izni vermeyeceği şimdiden belli.
Sıkı bir koruma kalkanı var o kurulda.. YargıtayBaşsavcısı Vural Savaş, nasıl ki; en ağır hakaretleri yapmasna rağmen korunup kollanmışsa, şimdi de Danıştay Başsavcısı korunup kollanacaktır.
Ama sayın Çölaşan’a bir hatırlatma yapalım.
Bugün; yetkili olduğu halde sizi ifade vermeye çağırmayan Ankara Savcılığı’ndaki yetkili savcılık makamına, yarın hukuku uygulama kararlılığı içindeki bir savcı atandığında, zamanaşımı süresi geçmemiş ise, yine dosyanız açılıp, yargılanma ihtimaliniz olacaktır.
Evet; sizin öve öve bitiremediğiniz özel yetkili mahkemelerden birisinin de, sizin için kurulup, orada yargılanmanızı isteyecek değiliz ama,  şu an yetkili savcıların fiili durum oluşturarak, sizi soruşturmamalarını da tasvip edecek değiliz.
Kimse, kendisini kanunların üstünde görmemelidir. Buna Danıştay Başsavcısı da dahildir. Gün doğmadan, bakalım neler doğar!
 


Bu yazı 802 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Anlayana sivri sinek anlamayan davul zurna sinek ee..
    • 16 Ağustos 2008 Maliye Bakanlığı cevap verdi, ya diğerleri?
    • 14 Ağustos 2008 Fikret Bila, namazdan niye rahatsız oluyor?
    • 14 Temmuz 2008 Onların gücü, bizim ‘dik duruş’ eksikliğimizden!
    • 12 Temmuz 2008 Yasakçı Tuğcu, böyle saçmaladı!
    • 5 Temmuz 2008 Ergenekon’da öyle, AK Parti’yi kapatmada böyle!
    • 28 Haziran 2008 RTÜK bile uyursa, Anayasa Mahkemesi ne yapacak ki?
    • 27 Haziran 2008 “Bedevi”nin arkasındaki gerçek!
    • 21 Haziran 2008 Doğan saldırılarının arkasında ne var?
    • 13 Haziran 2008 Bak sen, şu ANKA kuşuna!
    • 12 Haziran 2008 “Sı-nır-lı-dır” ne demek, izah etseniz ya!
    • 1 Haziran 2008 50 yıllık gazeteciden(!) gazete düşmanlığı!
    • 28 Mayıs 2008 ‘Kapatma kararı’ndan daha vahim olan..
    • 25 Mayıs 2008 Tartışma örtü yasağıysa, MHP’nin safı neresi?
    • 24 Mayıs 2008 Yargıtay, kapatılmamaya “heves”’ dedi!
    • 21 Mayıs 2008 CHP % 95, AK Parti % 4.. Normal mi bu?
    • 19 Mayıs 2008 ‘Köşeler babamızın malı mı?’dan ‘gazeteler babamızın çiftliği’ne!
    • 14 Mayıs 2008 Bir dönem, emekliliklerle kapanıyor!
    • 10 Mayıs 2008 Hataların sebebi, yargıya baskı mı?
    • 10 Mayıs 2008 Hataların sebebi, yargıya baskı mı?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,123 µs