En Sıcak Konular

Mehmet Şevket Eygi
Milli Gazete

Mehmet Şevket Eygi
0 0 0000

Hiçbir Müslüman Zâlim ve Harbî Kâfirlerle İşbirliği Yapamaz, Onlardan Para ve Destek Alamaz, Onlarla Dost Olamaz



HİÇBİR Müslümana Başkan Bush rejimini desteklemek yakışmaz. Bu rejim Irak’a haksız yere saldırmış ve şimdiye kadar bir milyon Müslümanı öldürmüş veya ölümüne sebep olmuştur. Bu rejim Afganistan’a saldırmış ve ülkenin Müslüman halkını perişan etmiştir. Bu rejim, Siyonistlerin Filistin’deki zulümlerini teşvik etmekte ve desteklemektedir.

Hiçbir Müslümana, zâlim Siyonistleri desteklemek, onlarla işbirliği yapmak yakışmaz.

Hiçbir Müslüman, sözde dinî hizmet ve faaliyetler için Haçlılardan ve Siyonistlerden para yardımı alamaz, destek isteyemez.

Hiçbir Müslüman, Hz. Muhammed aleyhisselamı tekzib eden (yalanlayan), Kur’an’a -hâşâ- düzmece kitap diyen, İslâm dinini münzel (Hak katından indirilmiş) din olarak kabul etmeyip -hâşâ- uydurulmuş bir din olarak gören; İslâm’ı ve Müslümanları yeryüzünden kazıyıp yok etmek isteyen agresif, harbî, amansız kâfirleri dost ve velî edinemez.

Samimî, gerçek, ihlâslı Nurcu kardeşlerimizi tenzih ederim... Lakin yazıklar olsun ki, kendilerini Nurcu gibi gösteren bazıları, yukarıda anlattığım şeyleri yapıyor.

Merhum Bediüzzaman Said Nursî hazretlerini tenzih ediyorum. Onun ruhaniyetinin böyle şeylere asla rızası olamaz.

Kur’an’la, Sünnetle ve 14 asırlık icmâ ile İslâm’ın, Hak katında yegâne (tek) hak ve gerçek din olduğu güneş gibi parlak bir gerçektir. Hiçbir sapık bu gerçeği örtemez.

Hz. Muhammed aleyhisselam Efendimizin risaletini, davetini, Hak katından getirdiği dini inkâr edenleri ehl-i necat ve ehl-i Cennet olarak göstermek büyük bir çarpıklıktır.

Biz Müslümanlar BÜTÜN Peygamberleri, hiçbirini dışlamaksızın kabul ederiz, onlara iman ederiz. Yine BÜTÜN kutsal kitapları kabul ederiz. Hazret-i Muhammed Efendimizi inkar ve tekzib edenlerle kesinlikle diyalog yapmayız. Diyalog yapılabilmesi için mutlaka mutabakat ve eşitlik şartı gereklidir.

Biz Müslümanlar, Peygamberler dışında hiçbir Ademoğlunu masum yani günahsız, hatasız, ismet sıfatıyla muttasıl kabul etmeyiz. Akaid kitaplarımızda peygamberlerden bile “zelle’’ sâdır olabileceği beyan ediliyor. Kendi cemaat başlarını masum kabul eden, hattâ onları zellesiz sanan, onları neredeyse peygamberden üstün gören ve gösteren kimseler Ehl-i Sünnet dairesi içinde değildir. Onlar, maalesef fırak-ı dalledendir.

Aldattıkları, doğru yoldan saptırdıkları, bid’at tuzaklarına düşürdükleri zavallı Müslümanların ve gençliğin vebalinden korksunlar.

Taqiyye yapmasınlar, mertçe açıklasınlar... Bozuk inançlarının, görüşlerinin, işlerinin doğru olduğu konusunda cesaretleri varsa buyursunlar açık oturumlarda geçerli gerekçeler göstererek onları savunsunlar.

Kimin Mehdi olduğuna inanıyorlarsa açıkça ilan etsinler. O zatta Mehdilik şartları ve sıfatları varsa biz de biat edelim, emir ve kumandası altına girelim.

Taqiyye ve kitman yaparak Müslümanları aldatmasınlar.

İslâm’a, imana, Kur’an’a hizmet etmek için her vasıta mübah değildir.

Müslümanları aldatanlar bizden değildir.

Kendileri gibi düşünmeyenlere zındık diyenlerin kendileri zındık olur.

Benim yukarıda beyan ettiğim hususları, sağlam dinî gerekçeler göstererek red ve cerh edebilirler mi? Asla edemezler.

Harbî, agresif, zâlim, azgın İslâm düşmanları hiçbir sağlam Müslümana yardım etmez, destek vermez.

Bir kısım Müslümanların ve gençlerin beyinlerini yıkamasınlar. Muhammed Mustafa aleyhissalatü vesselamın ahlâkında gurur, kibir, nefsini çok büyük görmek, şöhret mübtelası olmak, riyaset konusunda tûl-i emel beslemek yoktur.

Kur’an-ı Kerim’deki ve Sünneti Nebevîyye’deki uygulama ve amel ile ilgili tarzların, kesin emirlerin, inanç boyutları da vardır. Tesettürün farz olduğuna inanmak gerekir. Bu inancı hafif görenler, asıl ve esasa ait değildir diyenler vahim bir hatâya düşmüş olur.

Şeriatın en küçük bir emri bile küçümsenemez,

Resûl-i Kibriya aleyhissalatü vesselam Efendimiz, ‘Terazinin bir kefesine bütün Kainat, bütün yaratılmış varlıklar konulsa, öteki kefesine Kelime-i Şehadet konulsa, Kelime-i Şehadet kefesi ağır basar” buyurmuşlardır. Herkes bilir ki, Kelime-i Şehadet iki unsurdan meydana gelir. Birincisi: Allahu Teala’dan başka kendisine kulluk ve ibadet edilecek bir tanrı olmadığı. İkincisi: Muhammed aleyhissalatü vesselamın O’nun kulu ve resulü olduğu. Kelime-i Şehadet bir bütündür, kesinlikle ikinci kısmından vaz geçilemez, “Muhammed Resulullah” kısmı önemsiz görülemez. Siyonistlerin ve Haçlıların hatırı ve rızası için böyle bir şeye tevessül etmek son derece vahimdir. Maazallah!

Sevgili Müslümanlar!... Sevgili gençler!... İslâm dininin yorumu, öğrenilip anlaşılması konusunda cadde-i kübrada, Sevad-ı Azam dairesi içinde bulunmak her Müslümanın vazifesidir. Aksi takdirde sapıtmak kaçınılmazdır.

Bediüzzaman hazretleri bütün Müslümanlara ve bilhassa Risale-i Nur talebelerine cadde-i Kübra üzerinde bulunmayı tavsiye buyurmuşlardır.

Bu geniş yol Resûl-i Ekremin, Ashab-ı kiramın, Selef-i Sâlihînin, Ehl-i Beytin, Eimme-i müctehidînin, gavsların, kutubların, müceddidlerin, râsih ve sâlih ulemanın, kâmil mürşitlerin, gerçek şeyhlerin; İmamı Gazalilerin, Abdülkadir Geylanîlerin, Şah Muhammed Bahaüddin Nakşibendlerin, İmamı Rabbanilerin ve diğer büyüklerin yoludur.

Sevgili Müslümanlar!.. Tashih-i itikada çok dikkat edelim. Bid’atlerden kaçınalım. Doğru tenkit ve uyarıları reddetmeyelim.

(Cahillik ve gaflet sebebiyle bendenize hakaret eden bir takım Müslümanlara hakkımı helâl ediyorum. Onları kışkırtanlara ise hakkım haram olsun!)

Çin’de ve Bizde Okullar

BİR ülkenin, bir halkın, bir devletin ne halde olduğunu anlamak için oradaki okullara bakmak yeterlidir. Eğitim sistemi iyi, güçlü, vasıflı, tesirli, üstün ise ülke, halk, devlet de iyidir, geleceğine güvenle bakabilir; değilse durumları felâkettir.

Sabah gazetesinde, kardeş eğitim projesi ile Çin’in başkenti Pekin’e giden        Türk öğrencilerinin intibalarıyla (izlenimleriyle) ilgili bir yazı çıktı. Ondan size bazı bilgiler aktarıyorum:

O Çin’de dersler sabah 07.30’da başlayıp akşam 21.30’a kadar devam ediyormuş. Günlük eğitim süresi 14 saat...

O Bir yılda 240 gün eğitim varmış. (Bizde 180 gün),

O Öğrenciler bütün gün okulda eğitim ve araştırma yapıyor, hafta sonları ise istedikleri takdirde yine okulda çalışmalarını sürdürebiliyormuş.

O Öğrenciler tek tip elbise giyiyormuş. Derslerinde ve sınavlarında başarılı öğrencilere şeker veriliyormuş.

O Kung fu dersleri zorunluymuş.

O Derse başlamadan önce, öğrencileri zinde tutmak için göz masajı yapılıyormuş.

Çin, dünyayı hayranlık ve dehşete düşüren hızlı bir kalkınma içinde.

Belki de 21’inci yüzyılın en büyük devleti o olacak. Bir milyar 300 milyon nüfusa sahip bu dev ülke, maddî ve manevî kalkınmasını Marksizme değil, vasıflı eğitimine borçludur.

Çin okullarında itlik, serserilik yapmak, dersleri asmak, uyuşturucu kullanmak mümkün değildir. Orada, bütün çocuklar başarılı olmak için takatlarınm sonuna kadar çalışmak, çırpınmak zorundadır.

Çin’de sınıfta kalmamak, borçlu derslerle üst sınıfa çıkmak, öğrenmeden, başarılı olmadan mezun olmak yoktur.

Orada eğitim hem bilgi ve kültür, hem de ahlâk ve karakter verir.

Eğitimlerini vasıflı hale getiremeyen, yeni nesillerini güçlü yetiştiremeyen ülkeler pek uzak olmayan bir gelecekte Çin’in sömürgesi haline geleceklerdir.

Türkiye’de Çin eğitimine benzer vasıflı, güçlü, üstün bir eğitim sistemi kurmak, başarılı okullar açmak mümkün değildir. Bizdeki rejim böyle okullar açılmasına izin vermez.

Çin, Japonya, Tayvan, Singapur gibi doğu ülkelerinin eğitim sistemlerini incelemeli ve onlardan ibret almalıyız. Bu işi kimler yapacak?

Bu yazı 1,131 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Hainler İstanbul’u Bu Hale Nasıl Getirdiler?
    • 16 Ağustos 2008 Ergenekon=Jakoben Laikçilik=Resmî İdeoloji
    • 14 Ağustos 2008 Şeriatî Hem Sünnîlik, Hem Şiîlik Açısından Bozuktur
    • 30 Temmuz 2008 Yakın Tarihimize Işık Tutan Büyük Ve Engin Bir Kitap: Üstad Ali Ulvi Kurucu’nun Hatıraları
    • 29 Temmuz 2008 Modern Türkiye’nin kuruluşunda Yahudiler
    • 28 Temmuz 2008 Din Büyüklerinin ve Müslümanların Dikkatlerine 12 Maddelik Islah Projesi
    • 24 Temmuz 2008 Ezana Saygısızlık
    • 21 Temmuz 2008 Hırsızlıkla Namaz Bir Arada Olmaz
    • 18 Temmuz 2008 Darbe Şakşakçılığı Yapanlar Dilerim Beladan Belaya Uğrasınlar
    • 17 Temmuz 2008 Türkiye Halkı Aptal ve Salak mıdır?
    • 16 Temmuz 2008 İsim Vermeden Anonim Tenkitler ve Uyarılar Yapmaya Devam Edeceğim
    • 14 Temmuz 2008 Müslüman Türkiye’de İslâm Devleti İstenemez
    • 14 Temmuz 2008 Müslüman Türkiye’de İslâm Devleti İstenemez
    • 12 Temmuz 2008 İslami tevhid eğitimi
    • 11 Temmuz 2008 Hakkın ve Halkın Hizmetinde Cumhuriyet
    • 10 Temmuz 2008 Yapılabilecekler ve Yapılması Gerekenler Yapılmıyor
    • 8 Temmuz 2008 Ordu ve Din...
    • 5 Temmuz 2008 Baylar Bayanlar Boşuna Protesto Etmeyin Oyun Kuralına Göre Oynanmaktadır
    • 4 Temmuz 2008 Hep Sivas Faciasından Bahs Edip, Başbağlar Katliamından Hiç Bahs Etmemek Zulümdür
    • 3 Temmuz 2008 Fitne Fesat Saçan Gazete

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    12,464 µs