En Sıcak Konular

Sami Hocaoğlu
Yeni Şafak

Sami Hocaoğlu
0 0 0000

Gazze'de insan kanı sudan ucuz mu?



Bunu söyleyen Gazzeli bir anne. Sorusunu dünyaya soruyor ve cevabını veriyor: Bir Filistinlinin kanı sudan ucuzdur.

Bir başka anneyi konuşturuyorlar. İsrail'in soykırımına eşini, babasını, biri kundakta iki çocuğunu vermiş. Son sözü "Burada biz ölmüyoruz, burada insanlık ölüyor" diyor.

İsrail bombardımanıyla evi içindeki her şeyle birlikte harap edilmiş bir kadın konuşuyor: "Önce geldiler hepimizi dipçikle bir odaya doldurdular. Sonra evin her tarafını aradılar. Başta takılarımız olmak üzere yükte hafif pahada ağır neyimiz varsa aldılar. Sonra evimizi yerle bir ettiler."

İsrailli askerler hırsızlık da yapıyor, cinayet de işliyor, çocuk da öldürüyor. Ve İsrail tüm dünyanın gözleri önünde soykırım yapıyor.

Tevrat "Öldürmeyeceksin!" diyor. Onlar bunu "Bebeğine varana dek öldüreceksin!" anlıyorlar.

Tevrat "Çalmayacaksın!" diyor. Onlar Gazzelileri öldürmekle yetinmeyip bir de gasp yapıyorlar.

Tevrat "Karşımda başka ilahların olmayacak!" diyor. Onlar "Yahve" yerine "Siyonizmi" geçiriyorlar.

Tevrat "Şabat gününü takdis etmek için onu hatırında tut!" diyor. Onlar Şabat gününde Gazeli çocukların üzerine ölüm yağdırıp soykırım gerçekleştiriyorlar.

Tevrat "Komşuna karşı yalan şehadet etmeyeceksin!" diyor. Onlar komşularını yeryüzünün en büyük ve en korkunç hapishanesinde açlığa, hastalığa ve soykırıma terk ediyorlar.

Tevrat "Komşunun evine tamah etmeyeceksin, komşunun karısına, yahut kölesine, yahut cariyesine, yahut öküzüne, yahut eşeğine, yahut komşunun hiçbir şeyine göz koymayacaksın!" diyor. Onlar komşularının topraklarını gasbediyor, ağaçlarını kesiyor, altyapılarını mahvediyor, kedilerine varana dek canlı her hedefi vahşice ölüm kusan silahlarıyla yok ediyorlar.

Gazze Yahudi ilahiyatına göre lanetli görüldüğü için Filistinlilere bırakılmıştı. Orada bir milyon beş yüz bin insan yaşıyor.

Dünyanın kilometrekare başına en yoğun insan nüfusunu barındıran yeri neresidir, biliyor musunuz?

Evet, bildiniz: Gazze. Kilometrekare başına tam 4100 kişi. Dünyada böylesine yoğun bir nüfusu barındıran bir başka memleket yok.

Geçen yıl ambargonun başlamasından bu yana zaten Gazze'de bir insanlık dramı yaşanıyordu. Ülkenin dünya ile bağlantısı kesilmişti. Su, elektrik, akaryakıt şöyle dursun, gıda ve ilaç gibi en temel insani ihtiyaçlar bile ambargo kapsamındaydı. İsrail uyguladığı ambargoyla açlığa, susuzluğa, hastalıktan kırılmaya mahkum etmişti Gazze'yi. Fakat bu da kesmemiş anlaşılan. Öldürmeden, kanını dökmeden, kan görmeden duramaz olmuş İsrail. "Alışkanlık kudurganlıktan beter" derler. Demek ki doğruymuş.

İsrailliler Gazze'ye dünyanın gözleri önünde soykırım uyguluyor. Tıpkı kendilerine M.Ö. 7. yüzyılda Asurluların, ondan yüz yıl sonra Babillilerin, M.S. 70'te Romalıların ve geçtiğimiz yüzyılda Hitler'in uyguladığı gibi.

İsrailli bakan yardımcısı geçtiğimiz hafta ayan açık Gazzelileri "Soykırım" ile tehdit etti. Tehdidin ardından İsrail ordusu sistematik bir soykırıma girişti. Bütün bunlar niye? Gazze gücümüze boyun eğmedi diye. Gazze Abbas gibi postalımızı yalamadı diye. Gazze başı dik duruyor diye. Ve yeryüzünde güce karşı boyun eğilmeyen nere var, orada İslam'ın olduğu bilindiği için.

Dünyanın jandarması ABD İsrail'i durdurmuyor. Bunu düşünmüyor bile. Hatta "dikkatli olmayı" telkin ediyor. Dünya kamuoyu bunu "dikkatli öldür" şeklinde, "soykırım yap, fakat soykırım deme" şeklinde, "öldür fakat eldiven kullan" şeklinde anlıyor.

İsrail'in katliamını dünya izlemekle yetiniyor. Tam bu sırada Başbakan Erdoğan'dan İsrail'in katliamını kınayan sözler yüreğimize su serpiyor. Bunun arkası gelir diye bekliyoruz. Gelmiyor.

İsrail ile 28 Şubat karanlığında yapılan anlaşmalar gözden geçirilmiyor. 28 Şubat'ın her alandaki tortularına bir biçimde el atılıyor. İş İsrail ile olan karanlık anlaşmalara gelince değişiyor. O alan tabu mu? Neden bu alana dokunulamıyor?

İsrail'in Türkiye ile girdiği ilişkilerin hiçbirinden Türkiye kârlı çıkmamıştır. Kârlı çıkan hep İsrail olmuştur. En kötüsü de İsrail'in cinayetlerine ortak olmaktır.

İsrail dünyaya üç şeyi bilmem kaçıncı kez öğretiyor:

1. Eşkıya dünyaya hükümdar olursa böyle olurmuş.

2. Güce tapanları güçten başka bir şey durdurmazmış.

3. Güç var ama güç ahlakı yoksa, orada insanlığın cenaze namazını kılmak lazımmış. Ve iş insanlığın cenaze namazını kılmaya gelmişse onun abdesti insan kanıyla alınırmış. Ey kayıp vicdan, hâlâ hayattaysan duy: Gazze ölmüyor, içimizdeki insan ölüyor!



Bu yazı 216 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 11 Nisan 2008 Çoğulculuk ilahi bir kanundur
    • 28 Mart 2008 İslam'a ana kapısından girmek
    • 14 Mart 2008 İslam kadını aşağılamadı, siz anneliği aşağıladınız!
    • 7 Mart 2008 Gazze'de insan kanı sudan ucuz mu?
    • 29 Şubat 2008 Bir demet 28 Şubat
    • 22 Şubat 2008 Maksada gelelim
    • 25 Ocak 2008 Örtenlerin başörtüsü düşmanlığı
    • 23 Kasım 2007 …yoksa işimiz YAŞ
    • 5 Ekim 2007 Sen misin Müslüman olan?
    • 28 Eylül 2007 Yumurtalarını pişirmek için memleketi yakarlar
    • 21 Eylül 2007 “Angara'da anayasso/ Ellerinden öpiy Hasso”
    • 14 Eylül 2007 Tut bizi ey oruç!
    • 7 Eylül 2007 Özgürlük ve sanat zehirlenince
    • 10 Ağustos 2007 Aktif iyi olmak için sorumluluk ahlâkı

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    10,944 µs