En Sıcak Konular

Mehmet Altan
Star

Mehmet Altan
0 0 0000

Halk Ekmek ve 28 Şubat



27 Mayıs 1960... 12 Mart 1971... 12 Eylül 1980 ve bugün 11. yıl dönümünü idrak ettiğimiz 28 Şubat 1997 post-modern darbesi. Son darbe girişimi miydi? Ne gezer...


Ardından bir de 27 Nisan Muhtırası yaşadık.Güneydoğu’da akan kan...

İçeride türban rezaleti...

İç bunaltan bir gündem var.

Dünkü gelişmelerden bir tanesi, bu iç bunaltan gündemin önüne geçti.

‘Halk Ekmek’ önünde kuyruk bekleyenleri sarmalamaya yönelik bir gelişmeydi takıldığım.

Ne mi?

Buğday borsasındaki tsunami...

***

Ne oluyor?

Avrupa, Kanada ve Avustralya’da yaşanan kötü hava koşulları nedeniyle fiyatlar geçen yıla göre ikiye katlandı.

Neden?

Onlar dünyanın en büyük buğday üreticileri de ondan.

Yetmedi... Buğday stokları da 30 yılın en düşük seviyesine indi.

Buğday Şikago borsasında tavan yaptı.

Rusya ve Arjantin buğday ihracatını kısıtlayıcı önlemleri evvelden almıştı.

Önceki gün Kazakistan da bu gruba katıldı.

Kazakistan’ın da buğdaya ihraç yasağı koyması bu gelişmelere tuz biber ekti.

En kaliteli buğday türlerinden biri olarak bilinen ve ekmek yapımında kullanılan Amerikan Bahar Buğdayı’nın fiyatı yüzde 22 arttı. Bu, bugüne kadar buğday fiyatlarında bir günde rastlanan en büyük artıştı.

Kötü hava şartları...

Bazı çiftçilerin bioyakıt ürünü olarak buğdayı kullanması...

Neticesinde büyük üretici ülkelerin ihraç kısıtlaması...

Türkiye’ye değil ama dünyaya alarm çığlıkları attırıyor.

Birleşmiş Milletler’e bağlı Dünya Gıda Programı’nın yöneticileri, artan gıda fiyatları yüzünden dünyanın açlık tehlikesiyle karşı karşıya kalabileceğini uyarısını yapıp duruyor.

Amerikan Bahar Buğdayı’nın fiyatının Ocak ayından beri ikiye katlandığına ve ABD buğday stoklarının da 30 yılın en düşük seviyesine gerilediğine bakılırsa, bu çığlıklar duyulmayacak gibi değil...

***

Türkiye’ye gelince...

Türkiye’de 2007 yılında 50 bin hektarlık bir daralma söz konusu...

Kestirmeden söylersek buğday rekoltesi 2 milyon ton kadar gerileyecek.

Türkiye, iklim koşullarının uygun olduğu yıllarda 20, kötü hava koşullarındaysa 17 milyon ton buğday ürettiğini iddia etmekte.

İddia etmekte diyorum çünkü geçen yıl Türkiye 17 milyon ton buğday ürettiğini söylerken, tüm dünyayı uydularla gözetleyen ABD Tarım Bakanlığı bu miktarın 15.5 milyon ton olduğunda ısrar etmişti.

Türkiye sıkıntıya düşmemek için 18-19 milyon ton üretim yapmak mecburiyetinde.

Ama ne var ki...

Muhtemelen buğday arzı bu sene tüketim ihtiyacımızı karşılayamayacak bir düzeyde şekillenecek.

Bu, yoksulun temel gıdası olan ekmek fiyatlarının da takla atması demek.

Türkiye’de 12 milyon kişinin günde 1 dolarla geçindiği, 600 bin kişinin de aç yattığı bir kez daha hatırlanırsa, sanırım ne demek istediğim daha iyi anlaşılır.

Üstelik bir de kocaman bir işsizler ordumuz var. Resmi rakamlar aktif nüfusun yüzde 10’unun işsiz olduğunu göstermekte.

Tabii, bu kategorilerin dışında olup da ekmeği en önemli gıdasını yapanları bir yana koyuyorum.

Elimde resmi bir veri yok ama herhalde biz de ekmek tüketen ülkeler sıralamasında başlara güreşiriz.

Temel gıda maddelerinin liderliğini yapmakta olan ekmeğin fiyatları, tahminimizden öte bir sıçramanın ciddi adayı şimdi.

***

Türkiye’deki siyaset kurumu 12 Eylül rejiminin ürünüdür.

Bugüne kadar hiçbir siyasi parti ve siyasetçi, 12 Eylül Rejimi ile topyekün demokratik bir hesaplaşmaya girmedi.

Bu, bir ‘hukuk meydan muharebesi’ni kimsenin göze alamadığının ya da önemsemediğinin bir ispatı.

Rejimi zenginlik ve özgürlük üretecek bir cevvaliyete kavuşturmak yerine faşizmin kurumlarını ele geçirmenin demokratikleşme açısından bir kıymeti harbiyesi yok.

***

Bugün, 28 Şubat’ın 11. yıl dönümü...

Evrensel bir demokrasiye kavuşamadığımız gibi buğday fiyatlarındaki geometrik zıplama da Halk Ekmek önündeki kuyrukları tehdit eder halde.

Darbelerin ve savaşların insanları doyurmaya yetmediğini de öğreneceğimiz günler gelecek herhalde.


Bu yazı 581 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Oku bakayım...
    • 16 Ağustos 2008 Beş yıl önce neredeydiniz?
    • 14 Ağustos 2008 Ahmedinejad’la...
    • 12 Ağustos 2008 Saakaşvili Tolstoy okudu mu?
    • 31 Temmuz 2008 ‘Kapatma ama hırpala..’
    • 14 Temmuz 2008 MİT’in Ergenekon listesi...
    • 12 Temmuz 2008 İran savaşı yaklaşıyor mu?
    • 10 Temmuz 2008 Ölümün askerleri
    • 8 Temmuz 2008 Öksüz Çocuk Eldiveni...
    • 5 Temmuz 2008 Dağbaşı
    • 28 Haziran 2008 Bir Türk neye bedel?
    • 26 Haziran 2008 Türkiye-Almanya
    • 21 Haziran 2008 ‘Kamuoyunu TSK çizgisine getirmek’...
    • 13 Haziran 2008 Gerçekten cevap bu mu?
    • 11 Haziran 2008 Askeri sopa ile özen...
    • 2 Haziran 2008 Elitist mi, kitlesel mi?
    • 1 Haziran 2008 Sizi muhatabınız belirler...
    • 28 Mayıs 2008 Sivas’ın doğusu...
    • 25 Mayıs 2008 Danıştay ne karar verecek?
    • 24 Mayıs 2008 Birinci Cumhuriyet’in sonu mu?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,327 µs