En Sıcak Konular

Ali İhsan Karahasanoğlu
Vakit

Ali İhsan Karahasanoğlu
0 0 0000

Yasakçı kafa ile nasıl uzlaşacaksınız ki?



Yasakçılar kapıları kapatıyorlar...
Serbestlikten yana tavır alanlar, “Ne olursunuz, oturup konuşalım. Şu yasak sorununu çözelim” diye pencereden girmeye çalışıyorlar..
 
 
Giremiyorlar.
Ama sonuçta “uzlaşmaya yanaşmayan taraf” yine özgürlük yanlıları oluyor!
Özgürlük isteyenler, güçleri olmadığı, sayıları yetmediği için mi uzlaşma arıyorlar?
Hayır!
Ülkeyi ele geçiren bir avuç azgın azınlığın şerrinden emin olmak için..
Ama yine yaranamıyorlar!
Buyrun izah edin bakalım...
Anayasa’nın 10 ve 42. maddelerindeki değişiklikten sonra, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, hemen onaylayabileceği değişikliği, 10 gündür bekletiyordu...
Ne hakaretler edildi, ne sataşmalar yapıldı! Yok efendim, “HSYK’daki değişikliği bir günde onaylamış” da, “iki maddelik değişikliği günlerdir incelemesinin anlamı ne imiş” de.. “Kasten değişikliği bekletiyormuş” da!
Ne oldu?
Sonunda; değişikliği daha dört gün bekletebileceği halde onayladı. Demek ki; derdi gündemi soğutmak değilmiş!
Ama ne oldu? Onayladığı gün de utanmadan başlık attılar, “yangından mal kaçırırcasına” diye!
Böyle utanmazdır bunlar!
Böyle çirkeftir bunlar!
Ama bu vesile ile, bir başka gerçeği daha öğreniyoruz. Cumhurbaşkanı’nın 10 gündür değişikliği bekletmesinin sebebini..?
Neymiş bekletme gerekçesi?
“Uzlaşma arayışları” imiş!
“Ne uzlaşması, Anayasa değişikliği 411 oyla kabul edilmemiş miydi?” diyeceksiniz..
Evet kabul edilmişti ama, adamların çirkefliği toplumu o kadar baskı altına almış ki, tamamlanmış bir anayasa değişikliğini bile geri göndermeyi düşünmüş Cumhurbaşkanı..
“Eğer CHP ile ortak bir metinde uzlaşılabilinirse.. Daha iyi olur” diye düşünülmüş!
Uzlaşma görüşmelerini de, sivil toplum kuruluşları adına, TOBBve Hak-İş yöneticileri göğüslemiş!
CHP ile ayrı, DSP ile ayrı görüşmüşler..
Ne olmuş peki?
Hiiç!
Bir şey olmasını mı bekliyordunuz siz?
Bu yasakçı kafalar, ne dediklerini kendileri biliyorlar mı ki, oturup sizinle de bu konuyu tutarlı şekilde konuşsunlar?
Alın işte, “başörtü yasak olsun” diye ter ter tepinen CHPGenel Başkanı Deniz Baykal, tam da yasak olmasını istediği şekilde başını örten bir hanımı, partisine üye kaydederken, yakasına rozeti takmak için kameraların önüne geçmiş!
Daha önceki gün “başörtü/türban ortaçağa geri dönüştür” diyen sen değil miydin be adam!
Önceki gün ne diyordun, bugün ne yapıyorsun?
Bu tutarsız kafalarla oturup neyi konuşacaksınız, nasıl uzlaşacaksınız?
Zaten uzlaşamadılar. TOBBBaşkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da, “Uzlaşılacak bir ışık görünmüyor” demiş ve pes etmiş!
Bu kadar zahmete ne gerek vardı canım.. Bugüne kadar söylediklerine bir baksaydınız, uzlaşmaya niyetleri olmadığını görecektiniz zaten!
Onlar uzlaşma değil, her geçen gün azalan oylarına rağmen, hep kendi dediklerinin olmasını istiyorlar!
% 20 oyla, cumhurbaşkanını kendileri seçmek istiyorlar.
% 20 oyla, hükümetin üyelerinin, kendi önerdikleri adamlar olmasını istiyorlar..
Zengin anne-babanın, şımarık çocukları bunlar!
Sanki adamların babalarının malını istiyoruz. Başörtülü öğrencilerin en tabii hakları isteniyor.. Nedir yani ayak diretmeniz?
Ona hayır, buna hayır, şuna hayır.. Ne olacak peki?
Başörtü yasak olacak!
Niçin?
Beyefendiler öyle istiyorlar da onun için!
Bu adamlarla değil uzlaşmak, oturup iki çift laf bile edilmez..
Ama Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, “bir ihtimal” diye beklemiş işte..
Beklemiş ve adamların kafalarını bir defa daha öğrenmiş!
Şimdi sıra, bu yasakçı kafalara oy veren % 20’lik kesimde..
Her toplumda, % 1-2 oranında yasakçı kafa, onlara oy verecek seçmen olabilir.. Ama % 20 oy, çok fazla bu yasakçı kafalara..
Umarım, ilk belediye seçimlerinde, % 5’lere, % 4’lere düşerler de, alırlar boylarının ölçüsünü. Bir daha çıkamazlar, insan karşısına!
 


Bu yazı 639 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Anlayana sivri sinek anlamayan davul zurna sinek ee..
    • 16 Ağustos 2008 Maliye Bakanlığı cevap verdi, ya diğerleri?
    • 14 Ağustos 2008 Fikret Bila, namazdan niye rahatsız oluyor?
    • 14 Temmuz 2008 Onların gücü, bizim ‘dik duruş’ eksikliğimizden!
    • 12 Temmuz 2008 Yasakçı Tuğcu, böyle saçmaladı!
    • 5 Temmuz 2008 Ergenekon’da öyle, AK Parti’yi kapatmada böyle!
    • 28 Haziran 2008 RTÜK bile uyursa, Anayasa Mahkemesi ne yapacak ki?
    • 27 Haziran 2008 “Bedevi”nin arkasındaki gerçek!
    • 21 Haziran 2008 Doğan saldırılarının arkasında ne var?
    • 13 Haziran 2008 Bak sen, şu ANKA kuşuna!
    • 12 Haziran 2008 “Sı-nır-lı-dır” ne demek, izah etseniz ya!
    • 1 Haziran 2008 50 yıllık gazeteciden(!) gazete düşmanlığı!
    • 28 Mayıs 2008 ‘Kapatma kararı’ndan daha vahim olan..
    • 25 Mayıs 2008 Tartışma örtü yasağıysa, MHP’nin safı neresi?
    • 24 Mayıs 2008 Yargıtay, kapatılmamaya “heves”’ dedi!
    • 21 Mayıs 2008 CHP % 95, AK Parti % 4.. Normal mi bu?
    • 19 Mayıs 2008 ‘Köşeler babamızın malı mı?’dan ‘gazeteler babamızın çiftliği’ne!
    • 14 Mayıs 2008 Bir dönem, emekliliklerle kapanıyor!
    • 10 Mayıs 2008 Hataların sebebi, yargıya baskı mı?
    • 10 Mayıs 2008 Hataların sebebi, yargıya baskı mı?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,568 µs