En Sıcak Konular

Mehmet Altan
Star

Mehmet Altan
0 0 0000

Reşoların, Memoların interneti



Sanki.. Tuzla tersanelerinden neredeyse gün sektirmeden gelen ölüm haberleri sıradanlaştı. Selahattin Aslan Tersanesi’nde montajcı olarak çalışan 24 yaşındaki Hasan Köse...

15 Şubat Cuma günü bir geminin temiz su tankına girdi... Bu son girişiydi.

Tankın montaj işlemi için bir arkadaşı ile çalışmaya başlayan Köse’nin kullandığı oksijen kaynağından sızan gaz depoyu doldurdu... Temiz su tankının içinde biriken gazın patlamasıyla ağır yaralanan Köse, Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı... Vücudunda yüzde 80 oranında yanık olduğu belirlenen Köse, yanık tedavisi için Yavuz Selim Devlet Hastanesi’ne nakledildi... 3 gün yoğun bakımda kaldı... Kurtarılamadı.

Tuzla tersanelerinin aldırmazlıkla izlenen dramının ardında bir vahşet var.

Tutunamayanların çaresizliğinden zenginlik çıkarma vahşeti.

***

İşsizlik, yoksulluk...

Çağın en büyük hastalığı.

Sanayi çağından bilgi çağına geçen yeryüzü, sanayi devriminin başlangıcındaki dramı yeniden yaşar gibi...

Yığınların ıstırabı dinebilecek mi?

Dinerse, nasıl dinecek?

***

Tuzla gözümüzün önünde iken birisi kalkıp bu soruya:

‘İnternetle’ dese...

Acınızla alay ediliyor sanırsınız.

Ama OECD’nin ‘İnternet raporu’, uzun vadede interneti yoksulluğun tedavisi olarak görme eğiliminde.

Uzun vadede diyorum çünkü rapora göre dünya nüfusunun yüzde 80’i şu anda internetten yararlanamıyor.

Peki, nasıl olacak?

***

OECD tarafından hazırlanan ‘İnternete Erişimde Gelişmeler İçin Küresel Fırsatlar’ başlıklı 68 sayfalık raporda, ‘İnternet gelişmekte olan dünyaya ne gibi yararlar sağlayacak, internet erişimini ucuzlatacak yeni yatırımlar çekmek için nasıl bir rekabetçi piyasa yaratılabilir, birkaç milyar kullanıcı daha eklenmesi interneti nasıl etkiler’ gibi soruların yanıtları aranıyor.

OECD İnternet Raporu’nda önce bir tespit var.

Gelişmekte olan ülkelerde ‘kablosuz ağ’ bağlantıları, ‘kablolu bağlantıların’ önüne geçmeye başlamış.

Bu, internetin yeni müşterilerinin yoksul milyarlar olacağı düşünüldüğünde önem kazanan bir gelişme.

Çünkü gelecekteki ‘yeni’ internet kullanıcılarının, internetin ilk kullanıcılarından farklı özellikler gösterecekleri ve ‘yoksul’ bölgelerden gelecekleri kaydedilen raporda, ‘Örneğin, şu anda kablosuz ağlara üye olan kullanıcıların çoğunluğu, günde 2 dolardan az gelire sahip kullanıcılar’ denilmekte.

***

Düşük gelirliler arasında internete erişim artarken ‘istihdam, mikro girişimcilik ve sosyal kalkınma’ olanaklarında da artış oluyormuş.

OECD raporunda, milyarlarca yeni kullanıcının, internetten elde edecekleri yararın artırılması ve iletişim piyasalarının geliştirilmesi için ülkelerin uygulayabilecekleri ‘internet siyaseti tavsiyeleri’ de sıralanmakta.

Hükümetlerin sadece ülkelerindeki kullanıcılar için daha rekabetçi bir piyasayı sağlaması değil, ülkelerinden uluslararası hizmetlerin verilmesini ve bu hizmetleri ülkelerine almayı mümkün olduğu kadar geniş biçimde hedeflenmesi de istenmekte... Çünkü bir ülkedeki herhangi bir internet uygulaması, başka bir ülkedeki ağın istikrar ve güvenliğini etkileyebilmekte.

***

OECD, bedava internetin yayılmasını yoksulluğa çare görüyor.

Ama Davutpaşa’da ‘ruhsatsız ölenler’, Tuzla’da ölüm tersanelerinde telef olanlar, Güneydoğu’dan Karadeniz’e giderken trafikte hayatlarını yitirenler ‘bedava internete’ ulaşma noktasından o kadar uzakta duruyorlar ki...

Bu mesafeyi kapayacak hamle nasıl yapılabilir?

Bu, dünyanın olduğu gibi Türkiye’nin de acil sorunu...

Çünkü işsizliğe ve yoksulluğa karşı çağın yeni aletlerini kullanmak, o insanları mümkün olduğu kadar süratli bir biçimde yeni olanaklara kavuşturmak gerekiyor.

OECD’ye göre, o olanakları da onlara internet bağışlayacak.


Bu yazı 564 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Oku bakayım...
    • 16 Ağustos 2008 Beş yıl önce neredeydiniz?
    • 14 Ağustos 2008 Ahmedinejad’la...
    • 12 Ağustos 2008 Saakaşvili Tolstoy okudu mu?
    • 31 Temmuz 2008 ‘Kapatma ama hırpala..’
    • 14 Temmuz 2008 MİT’in Ergenekon listesi...
    • 12 Temmuz 2008 İran savaşı yaklaşıyor mu?
    • 10 Temmuz 2008 Ölümün askerleri
    • 8 Temmuz 2008 Öksüz Çocuk Eldiveni...
    • 5 Temmuz 2008 Dağbaşı
    • 28 Haziran 2008 Bir Türk neye bedel?
    • 26 Haziran 2008 Türkiye-Almanya
    • 21 Haziran 2008 ‘Kamuoyunu TSK çizgisine getirmek’...
    • 13 Haziran 2008 Gerçekten cevap bu mu?
    • 11 Haziran 2008 Askeri sopa ile özen...
    • 2 Haziran 2008 Elitist mi, kitlesel mi?
    • 1 Haziran 2008 Sizi muhatabınız belirler...
    • 28 Mayıs 2008 Sivas’ın doğusu...
    • 25 Mayıs 2008 Danıştay ne karar verecek?
    • 24 Mayıs 2008 Birinci Cumhuriyet’in sonu mu?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,753 µs