En Sıcak Konular

Ali İhsan Karahasanoğlu
Vakit

Ali İhsan Karahasanoğlu
0 0 0000

Azınlığın görüşünü çoğunluk sanan körler!



Anayasa Mahkemesi’nin önceki gün açıklanan bir gerekçeli kararı bahane edilerek, yeni bir kampanya başlatıldı.
 
 
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Anayasa’nın 10 ve 42. maddelerindeki değişiklikleri onayladıktan sonra, Anayasa Mahkemesi’ne açılacak iptal davasında, yokluk kararı verilebilirmiş!
Kim diyor bunu?
Hürriyet’in başyazarı başta olmak üzere, kartel medyası!
Peki gerçek öyle mi?
Klasik bektaşi fıkrasındaki gibi.. “Sarhoşken namaza yaklaşmayınız” ayetinin sadece “namaza yaklaşmayınız” bölümünü alan bektaşiyi kendinize rehber edinirseniz,  böyle bir sonuca varabilirsiniz. Ama vardığınız sonuç, tabii ki doğru olmaz!
Anayasa Mahkemesi’nin son kararının, anayasa değişiklikleri hakkında “yok hükmünde” karar verebileceğinin işareti olduğunu söyleyenler de, (teşbihte hata olmaz) bektaşinin ayetin yarısını okumasındaki gibi, kararın bir kısmını okuyorlar!
Evet kararda, Anayasa Mahkemesi’nin yokluk denetimi yapabileceği yönünde bir cümle var ama, bu da şöyle ifade edilmiş: “Yokluk, ancak; bir norma vücut veren ya da yürürlüğe koyan iradelerin yokluğu hususlarıyla sınırlı olarak kabul edilebilir.”
4 ay önceki bir başka Anayasa Mahkemesi kararına da atıfta bulunularak, daha geniş izahat da verilmiş kararda: “Yokluk, bir normun var olmadığının ifadesidir. Yasalar bakımından, parlamento iradesinin olmaması, Cumhurbaşkanının yayımlama iradesinin bulunmaması, Resmi Gazete’de yayımlanmaması gibi bir normun varlığının zorunlu koşulları bulunmadığı sürece ‘var’lıktan söz etmek olanaksızdır. Ancak, bunun dışındaki sakatlıklar, denetime tabi oldukları sürece, Anayasal denetimin konusunu oluşturabilirler.”
Bazıları hukukçu da olsa, kararı anlayamamışlar..
Ben anlatayım onlara..
Anayasa Mahkemesi diyor ki, “Yokluk diye bir tesbit mümkün. Ama böyle bir tesbit yapabilmek için, ancak şu durumlardan biri sözkonusu olmalı: a) Kararı alacak çoğunluğun iradesinin yokluğu, b) Değişikliği onaylayacak Cumhurbaşkanı’nın iradesinin yokluğu. c) Resmi Gazete’de yayınlanmamış olma..”
Anayasa Mahkemesi, bu kadar net bir şekilde, “yokluk” halinin hangi durumda sözkonusu olabileceğini izah ediyor.
O halde, somut olayımıza dönecek olursak; Anayasa 10 ve 42. maddeler açısından esas denetimin yapılamayacağı zaten tartışmasız. Şekil açısından denetim üç ihtimal ile sınırlı. O üç ihtimal de somut olayımızda yok. Yasakçıların tutunacakları son dal olan “Yokluk” denetimi için ise, şu ihtimaller sözkonusu olmalı veya en azından, bu yönde bir iddia bulunmalıdır:
a) Anayasa değişikliği yapabilmeye yetkili milletvekili sayısının iradesi, belirtilen maddelerin değiştirilmesi yönünde birleşmemiştir.
Bunu iddia edecek kimse var mı ülkede?
AKParti ve MHP’liler, özgür iradeleri ile bu maddelerin değişmesini istemediler mi?
Herkes biliyor ki, AKParti ve MHP milletvekillerinin iradeleri, 10 ve 42. maddenin değişmesi yönündedir. Ve oylarını da bu yönde kullanmışlardır.
Yokluk kararı verebilmek için ikinci ihtimal olarak şunun söylenmesi gerekir: “Cumhurbaşkanı, aslında veto etmek istediği değişikliği, hataen yayınlanmak üzere Başbakanlığa göndermiştir.”
Şu an için sayın Cumhurbaşkanı kanunu veto edeceğini de, onaylayacağını da açıklamadı. Ama bu kadar önemli bir konuda, maddi hata yapacağını düşünmek de pek akıl kârı olmasa gerektir!
Üçüncü ihtimal ise, TBMM’nin kabul ettiği, Cumhurbaşkanı’nın onayladığı bir değişikliğin, Resmi Gazete’de yayınlanmadan yürürlüğe girdiği şeklindeki bir iddiada bulunulması. Bunu hiç tartışmaya bile gerek yok. Gerçekten de, Resmi Gazete’de yayınlanmadan, bir kanun değişikliği zaten yürürlüğe giremez. Böyle bir eksiklik farkedildiğinde de, Resmi Gazete’de yayın şartı yerine getirilir ve değişiklik yürürlüğe girer!
O halde bu ihtimalin de, somut olayımızda bir önemi olmasa gerektir!
Bu durumda, Anayasa Mahkemesi, başörtüye serbestlik getiren değişiklikler açısından “yokluk kararı verebileceği sinyalini”ni nasıl vermiş oluyor?
Buyursun, akılları başlarında ise, söylesinler.
Haa, azınlıkta kalan üyelerin görüşlerini çoğunluk sanarak bu görüşü savunuyorlarsa, ona bir şey diyemem.. Gerçekten de, 9 üye bu görüşü savunurken, iki üye ise yokluk denetimi konusunda başka iddialarda bulunuyor! Ama 2 üyenin görüşünü, çoğunluğun görüşü gibi gören varsa, o zaman da onlar, gidip gözlerine bir gözlük almalılar!
Ki; kimin çoğunlukta olduğunu, kimin azınlıkta olduğunu görsünler..
Ondan sonra başkalarını aydınlatmaya kalkışsınlar!
 


Bu yazı 688 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Anlayana sivri sinek anlamayan davul zurna sinek ee..
    • 16 Ağustos 2008 Maliye Bakanlığı cevap verdi, ya diğerleri?
    • 14 Ağustos 2008 Fikret Bila, namazdan niye rahatsız oluyor?
    • 14 Temmuz 2008 Onların gücü, bizim ‘dik duruş’ eksikliğimizden!
    • 12 Temmuz 2008 Yasakçı Tuğcu, böyle saçmaladı!
    • 5 Temmuz 2008 Ergenekon’da öyle, AK Parti’yi kapatmada böyle!
    • 28 Haziran 2008 RTÜK bile uyursa, Anayasa Mahkemesi ne yapacak ki?
    • 27 Haziran 2008 “Bedevi”nin arkasındaki gerçek!
    • 21 Haziran 2008 Doğan saldırılarının arkasında ne var?
    • 13 Haziran 2008 Bak sen, şu ANKA kuşuna!
    • 12 Haziran 2008 “Sı-nır-lı-dır” ne demek, izah etseniz ya!
    • 1 Haziran 2008 50 yıllık gazeteciden(!) gazete düşmanlığı!
    • 28 Mayıs 2008 ‘Kapatma kararı’ndan daha vahim olan..
    • 25 Mayıs 2008 Tartışma örtü yasağıysa, MHP’nin safı neresi?
    • 24 Mayıs 2008 Yargıtay, kapatılmamaya “heves”’ dedi!
    • 21 Mayıs 2008 CHP % 95, AK Parti % 4.. Normal mi bu?
    • 19 Mayıs 2008 ‘Köşeler babamızın malı mı?’dan ‘gazeteler babamızın çiftliği’ne!
    • 14 Mayıs 2008 Bir dönem, emekliliklerle kapanıyor!
    • 10 Mayıs 2008 Hataların sebebi, yargıya baskı mı?
    • 10 Mayıs 2008 Hataların sebebi, yargıya baskı mı?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,648 µs