En Sıcak Konular

Ali İhsan Karahasanoğlu
Vakit

Ali İhsan Karahasanoğlu
0 0 0000

Anayasa Mahkemesi ‘içki yasaktır’ diyebilir mi?



Son tartışmalarla birlikte, artık herkes açık açık ifade ediyor; “Başörtü yasağının koyucusu, Anayasa Mahkemesi’dir.”
 
 
“Ne var, yeni mi öğrendin bunu?” diye tepki vermeyin hemen..
Hukuk devletinin alfabesine aykırı bu durum da, onun için hatırlatmak ihtiyacı hissettim.
Soru şu: “Mahkemelerin, yasak koyma yetkileri var mıdır?”
Soruyu biraz daha açalım.. Örneğin bir mahkeme; sigaranın yasak olmadığı bir sistemde, vereceği bir karar ile sigara yasağı koyabilir mi?
Örneğin, Anayasa’daki sağlık konusundaki genel hükümlerden hareket ederek, sonuçta “Sigara kullanmak, Anayasa’da düzenlenen sağlık ile ilgili düzenlemelere aykırı olduğundan, içilmesi mümkün değildir.” şeklinde bir karar alabilir mi?
Veya; içki kullanımı ile ilgili olarak, şu veya bu isimli alkollü içecek, kanunlarda açıkça yasaklanmadığı halde, Anayasa Mahkemesi vereceği bir karar ile bunlara yasak koyabilir mi?
Yahut; Anayasa’daki bazı düzenlemeler gerekçe gösterilerek, “mini etek yasaktır” diye bir karar verilebilir mi?
Konuya, ‘Anayasa Mahkemesi zaten böyle bir karar vermez ki’ mantığı ile yaklaşmayınız. Sorularımı teorik olarak düşünün..
“Türban takmak yasaktır” diye bir kanun olmadığı halde, üstüne üstlük “kılık kıyafet serbesttir” şeklinde bir düzenleme olmasına rağmen, Anayasa Mahkemesi “Türban yasaktır” diyorsa/diyebiliyorsa ve bu kararın tüm resmi kurumları bağladığı iddia ediliyorsa, aynı mahkemenin başka neler yapabileceği konusunda küçük bir fikir jimnastiği yapıyoruz işte!
Tamamen teorik planda!
Anayasa Mahkemesi’nin yapısı/üyelerin görüşleri, böyle bir karar vermeye elverişlidir/değildir meselesi, ayrı bir tartışma konusu.
Bugün yapı müsait olmayabilir, ama yarın şartlar elverebilir. Dolayısı ile, konuyu Anayasa Mahkemesi’nin yapısı ile değil, Anayasa Mahkemesi’nin “karar verebilme yetkisi” ile ilgili olarak tartışmak gerekir..
Mahkeme’nin yetkisi var ise; yarın yapı müsait olursa, içki, sigara ve mini etek konularında da benzer yasaklar konulabilir demektir..
“Nasıl olsa Anayasa Mahkemesi içkinin yasak olduğuna yönelik bir karar vermez. ‘Mini etek yasak’ demezler. Dolayısı ile soruya ‘Evet, Anayasa Mahkemesi tüm bunları yapabilir’ diye cevap verelim” şeklindeki uyanıklık, konunun temeli ile ilgili tartışmadan sıyrılmayı sağlayamaz!
Hiç kimse, ideolojik menfaati için hukuku katletmemeli...
Bugün “başörtü yasağı”nı mazur göstermek için “Anayasa Mahkemesi yasak koyabilir” derseniz, yarın o mahkemenin yapısı değiştiğinde, “mini eteğe yasak” gelirse, ona da karşı çıkamazsınız!
Oysa sorun çok sıradan ve basit bir sorundur.
“Yasama, yargı, yürütme” ayrımı olan her ülkede, kural koyma yetkisi, yasama organınındır. Yargı organının, yeni bir kural koyma yetkisi yoktur.
Başörtü yasağını savunanların, herhangi bir kanun göstermeden, Anayasa Mahkemesi’nn kararını ortaya koyarak kendilerini haklı çıkartma gayretleri, tam bir iflas mantığıdır.
Hatta yargı organının yeni bir kural koyma şeklindeki suçunu örtbas edip, yasağı kaldırmak için yapılacak yasal değişiklikleri bile önlemeye kalkışanlar ve “Yargı organlarının verdikleri kararları etkisiz bırakma amaçlı hileli işlemlere kimse tevessül etmemelidir” diyenler; önce yargı organının, o kararı hangi yetki ile aldığını izah etmelidirler.
Başörtü yasağına yönelikAnayasa Mahkemesi kararının, Anayasa değişikliği ile etkisiz bırakılmak istendiğini, ancak bu çabaların boşa çıkacağını ileri sürenler, öncelikle yargı organının hileli işlemlerine karşı çıkmalıdırlar.
Başörtünün yasak olup olmayacağını düzenleme yetkisi, madem ki genel kurallar çerçevesinde yasama organınındır; yargı organı, hileli işlemlerle, bu yetkiyi gasbetmemeliydi..
Bugün yaşanan karmaşanın temelinde, bu yetki gasbı yatmaktadır. 
Bence kesin çözüm de, bu yetki gasbını önleyici yasal değişikliklerde aranmalıdır!
 


Bu yazı 719 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Anlayana sivri sinek anlamayan davul zurna sinek ee..
    • 16 Ağustos 2008 Maliye Bakanlığı cevap verdi, ya diğerleri?
    • 14 Ağustos 2008 Fikret Bila, namazdan niye rahatsız oluyor?
    • 14 Temmuz 2008 Onların gücü, bizim ‘dik duruş’ eksikliğimizden!
    • 12 Temmuz 2008 Yasakçı Tuğcu, böyle saçmaladı!
    • 5 Temmuz 2008 Ergenekon’da öyle, AK Parti’yi kapatmada böyle!
    • 28 Haziran 2008 RTÜK bile uyursa, Anayasa Mahkemesi ne yapacak ki?
    • 27 Haziran 2008 “Bedevi”nin arkasındaki gerçek!
    • 21 Haziran 2008 Doğan saldırılarının arkasında ne var?
    • 13 Haziran 2008 Bak sen, şu ANKA kuşuna!
    • 12 Haziran 2008 “Sı-nır-lı-dır” ne demek, izah etseniz ya!
    • 1 Haziran 2008 50 yıllık gazeteciden(!) gazete düşmanlığı!
    • 28 Mayıs 2008 ‘Kapatma kararı’ndan daha vahim olan..
    • 25 Mayıs 2008 Tartışma örtü yasağıysa, MHP’nin safı neresi?
    • 24 Mayıs 2008 Yargıtay, kapatılmamaya “heves”’ dedi!
    • 21 Mayıs 2008 CHP % 95, AK Parti % 4.. Normal mi bu?
    • 19 Mayıs 2008 ‘Köşeler babamızın malı mı?’dan ‘gazeteler babamızın çiftliği’ne!
    • 14 Mayıs 2008 Bir dönem, emekliliklerle kapanıyor!
    • 10 Mayıs 2008 Hataların sebebi, yargıya baskı mı?
    • 10 Mayıs 2008 Hataların sebebi, yargıya baskı mı?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,578 µs