En Sıcak Konular

Mehmet Altan
Star

Mehmet Altan
0 0 0000

Piyasanın türbanı...



Dün... Bizim star’da... ‘Para-Borsa’ başlıklı 9. sayfadaki ‘Dolar 1.23’ü test etti’ haberinin ilk cümlesi şöyle: Uluslararası piyasalardaki dalgalanmalar ve türban gerginliği nedeniyle dolar dün 1.23 YTL’nin üstünü gördü.


Ne gerginliği? ‘Türban gerginliği’... Dolar çıkmış...

Peki ya borsa?

O tam tersi, yüzde 1.47 düşmüş...

Faiz?

Bono faizi de 16.92’yi görmüş...

Bu arada, unutmadan söyleyelim Euro ve altında da hareket var... Euro 1.7840 YTL’ye, Cumhuriyet altını da 240 YTL’ye çıkmış...

***

Dolar neden yükselmiş?

Haberlere bakılırsa ‘üniversitelerde türbana serbesti sağlayan Anayasa değişikliğinin Meclis’te kabul edilmesinin yarattığı endişeler’, yabancıların borsa ve bonoda satış yapmasıyla sonuçlanmış...

Sonra da dövize yönelmişler...

Yabancılar dövize yönelince dolar da 1.23 YTL’ye çıkmış... Yani YTL dolar karşısında yüzde 2 değer kaybetmiş...

Bunlar düne ait gelişmeler...

Yılbaşından beri neler olmakta? Mesela borsada durum ne?

Tabii yurtdışı piyasalarda devam eden olumsuz bir hava var... Nitekim Pazartesi günü Avrupa piyasaları bu nedenle yüzde 1’ler düzeyinde değer kaybetti.

Ama Türkiye’deki dalgalanma bu piyasalara göre daha derin oldu.

Neden?

Uzmanlar, bunu türbanla ilgili gelişmelerin yarattığı kaygıyla açıklıyor...

Söylediklerine bakılırsa, yılbaşından bu yana yüzde 26 değer kaybeden borsanın türban tartışmalarının hızlandığı 25 Ocak’tan bu yana ki değer kaybı yüzde 10’u buldu.

***

Türkiye...

Güney Afrika...

Macaristan...

Üçünün ortak özelliği ne?

Büyük cari açıklar...

Başka?

Paralarının son zamanlarda değer kaybetmesi...

‘En büyük tedirginliğin cari açığı yüksek olan ülkelerde gerçekleştiğini’ söyleyen bir portföy yöneticisine göre:

‘Bu ülkeler Türkiye, Güney Afrika ve Macaristan. Zaten bu üç ülkenin para birimlerine baktığımızda yılbaşından bugüne ciddi kayıplar gözlüyoruz. Dışarıda yaşanan tedirginliğe içeride türban sıkıntısı eklendi. Türban yasasının meclisten geçmesi yabancı fon yöneticileri rahatsız etti. Bu gerginlik politik risk olarak algılandı.’

Bir neden de şu:

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) yüzde 26 ile yılbaşından bu yana en fazla değer kaybeden borsa oldu ya...

Uzmanlar, cari açığı borçlanarak sağlayan tek gelişmekte olan ülke konumundaki Türkiye’de borçlanma kanalları tıkanınca büyümeye yönelik endişelerin arttığını kaydediyor...

Hafta sonu Tokyo’da gerçekleştirilen G-7 ülkeleri toplantısı sonrası global ekonomiye ilişkin ortaya konan mortgage krizinin finans sektörüne etkisinin 400 milyar doları bulacağına dair açıklama da ayrıca tetikleyici oldu.

Şimdiye kadar dimdik duran faiz ve döviz cephesi de bundan çözülmeye başlamış...

Ne olmalıydı?

Gene uzmanlara göre, yabancıların tedirginliğini giderecek şey, ‘ hükümetin seçimlerden sonra ekonomik reformlara öncelik’ vermesi olabilirdi...

Cumhurbaşkanı Gül ise daha kapsamlı bir tespit yapıyor:

Anayasa değişikliği konusunda yaşanan tartışmalar nedeniyle toplumsal bölünme olmamasını dilediğini belirten Cumhurbaşkanı, ‘AB’ye üye olmuş Türkiye’de endişe yaşanmazdı. Endişeleri olan kesimlerdeki endişeleri gidermek lazım görünüyor. Bunun için de AB yolunda adımlar atılmalı. AB’ye üye olmuş bir Türkiye’de böyle endişeler, sorunlar yaşanmazdı, yaşanmaz da... Endişeleri gidermek için de AB’ye üyelik yolunda ilerlemeliyiz’ demekte...

***

Piyasalardaki dalgalanmalar önemli mi?

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 27 Nisan e-muhtırası sonrasında:

Kimseye kırgın ve dargın değilim.

Ama Yaşar Paşa’ya düşüncelerimi anlattım.

Ali Bey’le (Babacan) değerlendirme yaptık. Türkiye ile benzer konumdaki piyasalar yüzde 10 arttı. 27 Nisan gerginliği olmasaydı bugün İMKB endeksi 50 bini aşardı. Oysa diğer ülkelerde artarken Türkiye’de endeks yüzde 2 düştü. Yani yüzde 12 kaybımız oldu’ demişti...

Demek ki anormallikler öncelikle borsayı derinden etkiliyor...

Türban sürecinin iyi yönetilemediğini borsada kendi diliyle anlatmakta...

***

Daha önce, örneğin, Abdullah Gül’ün adaylığı sürecinde oynamayan piyasa şimdi yerel nedenlerle daha fazla sarsılıyor ise olup bitene, söylenene, hasmahane olmayan eleştirilere daha fazla kulak kabartmak gerekmez mi?

Çünkü sonunda bunu ekonomi kendi çok sert diliyle söyleyecek, beceriksizlik faturası hepimize çıkacak...


Bu yazı 517 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Oku bakayım...
    • 16 Ağustos 2008 Beş yıl önce neredeydiniz?
    • 14 Ağustos 2008 Ahmedinejad’la...
    • 12 Ağustos 2008 Saakaşvili Tolstoy okudu mu?
    • 31 Temmuz 2008 ‘Kapatma ama hırpala..’
    • 14 Temmuz 2008 MİT’in Ergenekon listesi...
    • 12 Temmuz 2008 İran savaşı yaklaşıyor mu?
    • 10 Temmuz 2008 Ölümün askerleri
    • 8 Temmuz 2008 Öksüz Çocuk Eldiveni...
    • 5 Temmuz 2008 Dağbaşı
    • 28 Haziran 2008 Bir Türk neye bedel?
    • 26 Haziran 2008 Türkiye-Almanya
    • 21 Haziran 2008 ‘Kamuoyunu TSK çizgisine getirmek’...
    • 13 Haziran 2008 Gerçekten cevap bu mu?
    • 11 Haziran 2008 Askeri sopa ile özen...
    • 2 Haziran 2008 Elitist mi, kitlesel mi?
    • 1 Haziran 2008 Sizi muhatabınız belirler...
    • 28 Mayıs 2008 Sivas’ın doğusu...
    • 25 Mayıs 2008 Danıştay ne karar verecek?
    • 24 Mayıs 2008 Birinci Cumhuriyet’in sonu mu?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,768 µs