En Sıcak Konular

Ali İhsan Karahasanoğlu
Vakit

Ali İhsan Karahasanoğlu
0 0 0000

CHP’nin iptal davası açacak milletvekili sayısı bile yok!



CHPGenel Başkanı Deniz Baykal, ilk günden açıkladı; “Başörtü yasağını kaldırma amaçlı Anayasa’daki değişikliklere dava açacağız” diye..
Oysa Anayasa’daki hüküm açık..
 
 
Anayasa’nın 148. maddesinde şöyle deniliyor: “Anayasa Mahkemesi, kanunların, ... Anayasaya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetler. Anayasa değişikliklerini ise sadece şekil bakımından inceler ve denetler.”
Ne kadar net ifade edilmiş değil mi?
Kanunları hem esas ve hem de şekil açısından denetleyebiliyor.. Anayasa değişikliği ise, ayrı bir cümlede düzenlenip, üzerine vurgu yapıla yapıla açık ifadelerle belirtiliyor ki, “sadece şekil bakımından inceler.”
Siz, bu maddenin metnini okuduktan sonra, “Anayasa daha ne desin? Daha ne kadar açık yazsın bu konuyu? Çok kesin ifadelerle, Anayasa değişikliğinin, esas açısından incelenemeyeceği anayasada yazılı. CHP’nin dava açma imkanı da yok” diye düşünürken, ben size maddenin devamını da vereyim ki; CHP’nin dava açmasının akıl kârı olup olmadığını göresiniz: “Kanunların şekil bakımından denetlenmesi, son oylamanın, öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığı; Anayasa değişikliklerinde ise, teklif ve oylama çoğunluğuna ve ivedilikle görüşülemeyeceği şartına uyulup uyulmadığı hususları ile sınırlıdır.”
Anayasa konuyu öyle bir cendereye almış ki, çıkış noktası bırakmamış!
Anlaşılan önceki yıllarda böyle aralardan sıyrılıp, “şekildi/esastı” derken, çaktırmadan şekli sebeblerle başlayıp, esastan iptal kararları verilmeye kalkışılmış ki, 1982 Anayasası net olarak şekil sebeblerini bile tek tek saymış!
CHP için; şöyle kafasını sokup, amacına ulaşabileceği küçücük bir açık nokta bile bırakılmamış!
Esas açısından iptal davası açılması mümkün değil.
Şekil açısından ise, a) teklif, b) oylama, c) ivedilikle görüşme sebebleri ile dava açma imkanı sınırlandırılmış..
Teklif sayısında bir usulsüzlük var mı?
Asgari sayının neredeyse üç katı milletvekilinin imzası var teklifde.. Oradan ekmek yok CHP’ye.. Oylamada bir eksiklik var mı? Orada da hemen hemen asgari sayıdan 100 fazla milletvekili oyu sözkonusu.. Üçüncü sebeb de ivedilik. İvedi görüşülmedi ki, o sebebe dayanılsın..
Ne yapacak şimdi CHP?
Kara kara düşünüyorlardır eminim..
Ama daha büyük bir handikap var CHPiçin..
Maddenin hemen devamını da aktarayım da, CHP’nin milletvekili sayısının da dava açmak için yeterli olmadığını siz de görün: “Şekil bakımından denetleme, Cumhurbaşkanınca veya Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin beşte biri tarafından istenebilir.”
Anayasa, kanunların iptali için, milletvekili sayısı ne olursa olsun anamuhalefet partisine verdiği yetkiyi, anayasa değişikliğinin şekil açısından iptali davası için vermemiş!
Peki kime vermiş yetkiyi?
Sadece Cumhurbaşkanı ve TBMM’nin 5’te biri oranındaki milletvekiline..
Bu durumda dava, ancak 111 milletvekilinin imzası ile açılabilecek!
CHP’nin tek başına milletvekili sayısı, buna yetmiyor. DSPile kılpayı.... Ama, İlhan Kesici gibi, bazı aklı başında CHP milletvekillerinin böyle bir iptal davasına imza vermeme ihtimalleri dikkate alındığında, CHP’nin dava açma planları suya düşmüş gibi!
Ne olacak peki?
CHP’nin ‘dava açarım’ tehditleri boş!
Hem esas açısından iptal davası açma imkanı olmamasından dolayı.. Hem de şekil açısından açacakları iptal davasında yeterli milletvekili sayısını bulamayacakları için..
Ama tüm bu gerçeklere rağmen, tarihe bir not düşmek için, yine de, reddedileceğini bile bile CHP’liler dava açabilirler.. Hatta parti adına Deniz Baykal ismi ile de açılabilir bu dava.
Bu durumda da bilsinler ki, o dava dilekçesindeki isimler, 20 yıl da geçse, 50 yıl da geçse, çocuklarımızca, torunlarımızca “bir yasakçının dava dilekçesi” tanımlaması ile hatırlanacaktır.
Erdal İnönü, 1991’deki kılık kıyafet serbestisi ile ilgili kanun değişikliğini Anayasa Mahkemesi’ne götürmüştü. SHPGenel Başkanı sıfatıyla imzalamıştı dilekçeyi.
Bugün kaç kişi, “Allah razı olsun, Erdal İnönü bu davayı açmıştı” diyor?
Tam aksine, toplumun büyük bir çoğunluğu tarafından, nefretle anılıyor.. Türkiye’de onbinlerce kızın yaşadığı acıların müsebbibi olduğu için, adından lanetle bahsediliyor!
Deniz Baykal ve diğer milletvekilleri de, 10 sene sonra, 20 sene sonra, “yasakçı” ünvanı ile anılmak istiyorlar ise, buyursun açsınlar davalarını..
Nasıl olsa reddedilecek. “Yasakçı” ünvanları da, isimlerinin başına mahkeme kararı ile eklenmiş olacak!
 


Bu yazı 785 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Anlayana sivri sinek anlamayan davul zurna sinek ee..
    • 16 Ağustos 2008 Maliye Bakanlığı cevap verdi, ya diğerleri?
    • 14 Ağustos 2008 Fikret Bila, namazdan niye rahatsız oluyor?
    • 14 Temmuz 2008 Onların gücü, bizim ‘dik duruş’ eksikliğimizden!
    • 12 Temmuz 2008 Yasakçı Tuğcu, böyle saçmaladı!
    • 5 Temmuz 2008 Ergenekon’da öyle, AK Parti’yi kapatmada böyle!
    • 28 Haziran 2008 RTÜK bile uyursa, Anayasa Mahkemesi ne yapacak ki?
    • 27 Haziran 2008 “Bedevi”nin arkasındaki gerçek!
    • 21 Haziran 2008 Doğan saldırılarının arkasında ne var?
    • 13 Haziran 2008 Bak sen, şu ANKA kuşuna!
    • 12 Haziran 2008 “Sı-nır-lı-dır” ne demek, izah etseniz ya!
    • 1 Haziran 2008 50 yıllık gazeteciden(!) gazete düşmanlığı!
    • 28 Mayıs 2008 ‘Kapatma kararı’ndan daha vahim olan..
    • 25 Mayıs 2008 Tartışma örtü yasağıysa, MHP’nin safı neresi?
    • 24 Mayıs 2008 Yargıtay, kapatılmamaya “heves”’ dedi!
    • 21 Mayıs 2008 CHP % 95, AK Parti % 4.. Normal mi bu?
    • 19 Mayıs 2008 ‘Köşeler babamızın malı mı?’dan ‘gazeteler babamızın çiftliği’ne!
    • 14 Mayıs 2008 Bir dönem, emekliliklerle kapanıyor!
    • 10 Mayıs 2008 Hataların sebebi, yargıya baskı mı?
    • 10 Mayıs 2008 Hataların sebebi, yargıya baskı mı?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,656 µs