En Sıcak Konular

Mehmet Altan
Star

Mehmet Altan
0 0 0000

Sesli eleştiriler...



Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ‘2008 AB yılı’ olacak demişti...

Dışişleri Bakanı Ali Babacan ise AB Troykası için Lüksemburg’a uçarken ‘şaşırtacak reformlardan’ söz etmişti...



Bugün piyasaya çıkan Kriter Dergisi’nde Mehmet Ali Birand’ın sorularını cevaplayan Babacan gene aynı şeyleri tekrarlıyor:

‘2007 seçimlerle kayboldu, ancak demokrasi sınavı verdik. Son 5 aydır kolları sıvadık. 229 toplantı yaptık. 2008 bambaşka olacak. Şaşıracaksınız’

Sonra devam ediyor:

‘AB projesi siyasi reformlar açısından baktığımızda, bütün bunların hepsini kuşatan bir proje. Yani biz hem AB üyesi olalım, hem siyasi kriterlerde AB standartlarına ulaşalım derken, hem de bazı alanlarda Türkiye’de bu iş özeldir, arkadaş diyemeyiz. İster adına başörtü deyin, ister başka reformlar deyin, 301 deyin, vakıflar deyin, bunların hepsi, bu refomlar çerçevesinin içindeki konulardır. Yani AB standartlarından farklı birşey yapmıyoruz.’

Acaba ne kadar inandırıcı?

***

AK Parti’nin AB’ye karşı MHP ittifakını tercih ettiği kuşkusu gittikçe yaygınlaşıyor...

Prof. Dr. Hasan Kirmanoğlu dün şu soruyu soruyordu:

‘Muhafazakár da olsa demokrat olduğunu iddia eden AKP, nasıl olur da MHP ile türban sorununun çözümü konusunda uzlaşır?

Öyle ya, Avrupa Birliği konusunda AKP’nin göstermiş olduğu onca ‘iyi niyetli’ girişim, MHP’ye AB’ye ilişkin olumsuz tavrına nasıl uyum gösterebilir?

Bir yanda, demokrasi ve insan haklarını temel alan, ‘evrensel’ bir proje gerçekleştirme iddiasındaki AB ile hemfikir olduğunu savunan AKP, diğer yanda, Türkiye’nin AB üyeliğinin tümüyle kültürel değerlerimiz açısından aleyhimize bir durum yaratacağını ileri süren MHP.’

***

Gene dün, Sabah Gazetesi Genel yayın müdürü Ergun Babahan aynı kaygıyı ‘ittifakın bedeli AB olmamalı’ başlıklı yazısında şu şekilde dile getirmekteydi:

‘AK Parti ile MHP türban konusunda yazıya dökülen bir ittifak yapmış.

Kimsenin yarı yolda caymayacağı taahhüt altına alınmış.

Dileriz, bu ittifak burada sınırlı kalır.

Çünkü türban konusunda yasaklara karşı çıkan MHP’nin 301’e karşı duruşu malum.

Türban yasağını aşma uğruna demokratikleşme yolundaki adımların askıya alınması veya buralarda taviz verilmesi kabul edilemez.

Toplumda yaşanan değişimlerden korkan, endişeye düşen kesimleri rahatlatacak tek tavır AB yolundaki adımları güçlendirmektir.

AB reformları bence hiç bu kadar önemli olmamıştı ve iktidarın bu konuda gönülsüz hareket ettiği izlenimi endişelerin yükselmesine neden oluyor.

AB konusu ciddi biçimde gündeme gelmezse, Meclis’te bekleyen tasarılar hızla geçirilmezse, toplumsal gerilimin daha da artacağı görülüyor.’

***

Soli Özel’in hırpalayıcı ağır eleştirisini de gene dün okudum:

‘Bugüne dek herhangi bir temel özgürlük söz konusu olduğunda sesi çıkmamış, hatta bu konularda olumsuz tavır almış MHP’nin bu meseleye özgürlük ilkesi çerçevesinde yaklaştığına inanmak zaten zor. Tüm vatandaşların özgürlük ve hukuku söz konusu olduğunda geçmişteki ve bugünkü sicili açık.

Neye inandığı, hatta herhangi bir şeye inanıp inanmadığı tayin edilemeyecek derecede kaypaklaşan AKP ise toplumsal uzlaşma arama yönündeki sözünü tutmamıştır. Gündemdeki özgürlükle ilgili meselelerin hiçbirinde göstermediği heyecanla MHP’nin peşine takılmasında da insana bıkkınlık veren oportünizminin tüm unsurları mevcuttur.

Ancak Hasan Bülent Kahraman’ın Cuma günkü yazısında savunduğu gibi belki de MHP’nin oyununa gelmiştir. Artık başörtüsünü değilse de türbanı yasaklayan parti konumundadır. GATA kriterine uygun başörtüsü demek Silahlı Kuvvetler’in koyduğu tanım ve sınırlamaları kabullenmek demektir. Bu açıdan bakınca Ergenekon davasının en tepedekilere kadar ulaşacağını düşünmek için de pek neden kalmıyor. Zira belli ki AKP artık bir sistem partisidir ve sistemin temel kurumuyla mükemmelen uzlaşmıştır.

Doğrudur şu sıralarda AKP’nin önünü kesebilecek hiç bir siyasi akım veya parti ortada yoktur. Çıkması da kısa vadede gerçekleşebilecek gibi değildir. Yerel seçimler muazzam bir gelişme yaşanmazsa çantada kekliktir. Ancak tarih şunu da gösterir. Oportünizm bumerang gibidir sonunda gelip kullananı vurur. AKP ya AB işini ciddiye alarak bu ülkenin hak, hukuk, özgürlük ve refah problemini çözecek kurumsal adımları atacaktır. Ülkenin insan sermayesinden yararlanmak için çaba gösterecek ve uzlaşma kanallarını açacaktır.

Ya da kendisini tüketecektir.’

***

AK Parti’nin gittikçe artarak yaygınlaşan ve kimi örneklerini yukarıya aldığım, üstelik de siyasal düşman ya da muhaliflerinden gelmeyen eleştirilere vakit geçirmeden kulak vermesinde büyük yarar var...


Bu yazı 562 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Oku bakayım...
    • 16 Ağustos 2008 Beş yıl önce neredeydiniz?
    • 14 Ağustos 2008 Ahmedinejad’la...
    • 12 Ağustos 2008 Saakaşvili Tolstoy okudu mu?
    • 31 Temmuz 2008 ‘Kapatma ama hırpala..’
    • 14 Temmuz 2008 MİT’in Ergenekon listesi...
    • 12 Temmuz 2008 İran savaşı yaklaşıyor mu?
    • 10 Temmuz 2008 Ölümün askerleri
    • 8 Temmuz 2008 Öksüz Çocuk Eldiveni...
    • 5 Temmuz 2008 Dağbaşı
    • 28 Haziran 2008 Bir Türk neye bedel?
    • 26 Haziran 2008 Türkiye-Almanya
    • 21 Haziran 2008 ‘Kamuoyunu TSK çizgisine getirmek’...
    • 13 Haziran 2008 Gerçekten cevap bu mu?
    • 11 Haziran 2008 Askeri sopa ile özen...
    • 2 Haziran 2008 Elitist mi, kitlesel mi?
    • 1 Haziran 2008 Sizi muhatabınız belirler...
    • 28 Mayıs 2008 Sivas’ın doğusu...
    • 25 Mayıs 2008 Danıştay ne karar verecek?
    • 24 Mayıs 2008 Birinci Cumhuriyet’in sonu mu?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,011 µs