En Sıcak Konular

Ali İhsan Karahasanoğlu
Vakit

Ali İhsan Karahasanoğlu
0 0 0000

Yasakçı hokkabazların güldüren tiyatrosu!



Üniversitelerarası Kurul’un, Başkanlık koltuğunda, sıra kendisine geldiği için oturan yasakçı bir rektör, açıklama yapıyor: “Üniversite her türlü baskıya rağmen, onurunu koruyacak ve bu konuyu gündemde tutmaya, Türkiye'nin önemli sorunlarını tartışmaya devam edecektir. 
 
 Bu bizim sorumluluğumuzdur.”
O sırada arkasındaki hokkabaz bir rektör, kulağına bir şeyler fısıldıyor.. Yasakçıların sözcüsü tekrar gazetecilere dönüyor, kulağına fısıldananları tekrarlıyor: “Biz bugün sadece Türkiye Cumhuriyeti'nin laik ilkelerini değil, akademiyi çok önemli etkileyecek bir konuyu tartışıyoruz. Akademiyi çok önemli etkileyecek bir konuyu tartışmak, şu karşınızda gördüğünüz değerli kurulun en asli görevidir.”
 Ellerinde süs çantaları ile “Yasak olsun yasak. Biz yasaktan hayat buluruz” diye toplantıya koşup gelen “istemezükçüler”, hemen eğilip çantalarını yere bırakıyor ve başlıyorlar ellerini birbirine çırpıştırmaya: “Türkiye laiktir, laik kalacak!”
Arka tribünden, pardon arka taraftan bir ses, diğerlerini bastırıyor: “Yaşa, varol harbiye..”
Daha arkalardan bir ses: “Fincanı taştan oyarlar...”
Pardon bu slogan, bir yasakçının kafasının karışıklığından dolayı kısık sesle dillendirilmişmiş. Hemen tekzip ettiler. Biz de o sözlerin gerisini tekrar etmiyoruz.
Tam o sırada, futbol maçlarında sahaya inip, terör örgütü lehine pankartlar açan eylemcilere heveslenmiş bazı yasakçılar, ellerinde pankartla salonda birden bire dikkatleri üzerlerine çekiveriyorlar. Tüm kameralar o yöne dönüyor! Neyse ki şaşkınlık hemen atlatılıyor, “terör örgütü” lehine bir slogan yokmuş, “uyanın” anlamında sıradan bir cümlecik yazmış eylemci profesörlerden biri! Onu göstermeye çalışıyormuş, kameralara!
Aferin sana profesör.. Bulduğun bu büyük icat, eminim saygın bilim dergilerinde yerini alacak, “Bilim adamlarının katıldığı toplantıda, pankart açarak dikkatleri üzerine çeken büyük profesör” unvanı ile hak ettiği övgüyü, bilim tarihine geçerek kazanacaktır!
Elin gavuru, atom üzerinden bilimsel deneylerle neler keşfediyor, ne büyük icatlarla adından söz ettiriyor, bizim çatlak profesörümüz de “pankart açarak” adından söz ettiriyor!
Hani pankartta yazdığı da bir şey olsa! Çalar saatten sonra, şimdilerde modern çağımızın getirdiği yenilikler arasında, cep telefonu ile uyandırma servisleri de hizmete girdi ama, “istemezükçü” profesörümüz, klasik metodda kararlı!.. Pankart hazırlayıp, bilim adamlarının (!) çok önemli akademik toplantısında çağrısını yapıyor: “Uyanın”!
Hayırlı sabahlar efendim.. Gününüz aydın olsun, gönlünüz sevgi dolsun!
Pardon, bunlar aydınlıktan korkar, sevgiden nefret ederler..
Dolayısıyla bizim de başka bir dilekte bulunmamız lazımdı ama, kusura bakmasınlar, kalemimizden çıktı bir defa..
Kameralar pankartlı şovmenden kurtulup, tekrar Kurul Başkanı’na dönüyor.. O sırada Kurul Başkanı’nı arkadan talimatları ile yönlendiren, Deniz Baykal’ın akrabası olan rektör, büyük bir bilimsel deneyi başarı ile sonuçlandırmış havalarda, etrafına gülücükler dağıtıyor: “Bakın, Japonların bile yapamadığı bir robot icat ettim. Kurul Başkanı’nın kulağına fısıldıyorum, Kurul Başkanı kılığındaki robotum anında tekrar ediyor, benim tüm söylediklerimi..”  
Gerçekten de müthiş bir buluş bu!
Masrafsız.. Allah’ın yarattığı bir kulu alıyorsunuz önünüze.. Siz onun kulağına fısıldıyorsunuz, o aynısını tekrarlıyor. Sonra bilim adamı havasında dolaşıyorsunuz ortalıkta.. Siz ve sizin dikte ettiklerinizi tekrarlayan zat; birlikte..
Bu arada öndeki robotun ağzından bir cümle çıkıyor: “Bu değişiklikler sonunda, üniversitelerimizin akılcılık ve bilimsel mantıktan uzaklaşması ve Türkiye Cumhuriyeti'nin din devletine dönüşümü kaçınılmaz olacaktır.”
O sırada, salonda bulunan, bilim adamı olduğu iddiasındaki koca koca rektörler ve üniversitelerin senatolarının seçtiği profesörlerden bir tanesi bile, aklını çalıştırıp; “Amma da attın ha! Avusturya’da başörtülüler tıkır tıkır üniversitede okuyorlar. Üniversite ne akıldan uzaklaştı, ne de Avusturya din devleti oldu!” diyemiyor.
Yoksa akılları da mı yok bunların?
Kimbilir, belki de.. Yoksa koca koca adamlar, koca koca kadınlar, çocuklar gibi, tiyatro oynuyormuşçasına ellerini çırpıştırıp sevinç gösterileri yaparlar mı hiç? Spor müsabakalarındaki fanatik seyirciler gibi, kapalı alanda slogan atmaya kalkışırlar mı hiç?
Bu arada arkadan kurgulu prof., üzülmüş havalarında bir bilgi veriyor: “Değişiklik yapılırsa, bazı hanım öğretim üyelerimiz, derslere girmeyeceklerini söylüyorlar.”
Olur beyim olur.. Derslere girmezler, maaşlarını da alamazlar.. Bizce sorun yok..
Zaten derse girseler de, yasakçı kafayla öğrencilere verebilecekleri bir şey yoktur ki!
Ne diyecekler sanki, “O yasak, bu yasak, şu yasak.”
Söylesin bir akıllınız da bilelim. “Yasaklarla bilim mi yapılır?”
 


Bu yazı 708 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Anlayana sivri sinek anlamayan davul zurna sinek ee..
    • 16 Ağustos 2008 Maliye Bakanlığı cevap verdi, ya diğerleri?
    • 14 Ağustos 2008 Fikret Bila, namazdan niye rahatsız oluyor?
    • 14 Temmuz 2008 Onların gücü, bizim ‘dik duruş’ eksikliğimizden!
    • 12 Temmuz 2008 Yasakçı Tuğcu, böyle saçmaladı!
    • 5 Temmuz 2008 Ergenekon’da öyle, AK Parti’yi kapatmada böyle!
    • 28 Haziran 2008 RTÜK bile uyursa, Anayasa Mahkemesi ne yapacak ki?
    • 27 Haziran 2008 “Bedevi”nin arkasındaki gerçek!
    • 21 Haziran 2008 Doğan saldırılarının arkasında ne var?
    • 13 Haziran 2008 Bak sen, şu ANKA kuşuna!
    • 12 Haziran 2008 “Sı-nır-lı-dır” ne demek, izah etseniz ya!
    • 1 Haziran 2008 50 yıllık gazeteciden(!) gazete düşmanlığı!
    • 28 Mayıs 2008 ‘Kapatma kararı’ndan daha vahim olan..
    • 25 Mayıs 2008 Tartışma örtü yasağıysa, MHP’nin safı neresi?
    • 24 Mayıs 2008 Yargıtay, kapatılmamaya “heves”’ dedi!
    • 21 Mayıs 2008 CHP % 95, AK Parti % 4.. Normal mi bu?
    • 19 Mayıs 2008 ‘Köşeler babamızın malı mı?’dan ‘gazeteler babamızın çiftliği’ne!
    • 14 Mayıs 2008 Bir dönem, emekliliklerle kapanıyor!
    • 10 Mayıs 2008 Hataların sebebi, yargıya baskı mı?
    • 10 Mayıs 2008 Hataların sebebi, yargıya baskı mı?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,832 µs