En Sıcak Konular

Mehmet Şevket Eygi
Milli Gazete

Mehmet Şevket Eygi
0 0 0000

Hem Hıristiyan, Hem Müslüman... Böyle Bir Şey Olamaz!



Amerika’da bir kadın papaz Müslüman olmuş ama papazlığı da bırakmamış. Kilisede Teslis inancına göre hizmet veriyor, günde beş vakit de namaz kılıyormuş. Haçın üzerine Allah levhası asmış... Diyanet İşleri Başkanlığı bir insan aynı zamanda iki dine mensup olamaz demiş. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Üzeyir Ok cenapları ise, bir insan iki, hattâ birkaç dinî geleneğe mensup olabilir demiş... Böyle bir iddia mantığa aykırıdır. Bir Yahudi kendi dinini bırakmadan Müslüman olamaz. Durum bir Hıristiyan için de aynıdır.

Fransa’da bir Katolik papazı gizlice Müslüman olmuş, papazlığı da hemen bırakmamış, emekli olduktan sonra Fas’a yerleşmiş, ihtida ettiğini da açıkça ve resmen ilân etmişti... Bu istisnaî bir vak’adır, genelleştirilemez.

Son yıllarda bu gibi haberleri Diyalogçular ve toleransçılar yayıyor, halkımızın bir kısmının din kültürü ve bilgisi yeterli olmadığı için böyle tuzaklara düşen oluyor.

Acaba Müslümanlara, “Bakınız o papaz kadın Hıristiyanlığı bırakmadan Müslüman oldu; geliniz şu globalleşen dünyada siz de İslâm’ı bırakmadan Hıristiyan oluveriniz...” mi demek istiyorlar?

Bir Müslüman bunlara uyup -maazallah- Hıristiyanlığı kabul etse:

- Hazret-i Muhammedi inkâr eden, O’na yalancı diyenlerin hak yolda olduklarını kabul etmiş olur.

- Kur’ân’ın ilahî bir kitap olmadığını, düzmece olduğunu iddia edenlere hak vermiş olur.

- Kur’ân’da “Allah katında din İslâm’dır” ayeti vardır. Başka bir dini de kabul eden kimse, bu ayeti inkar etmiş, dolayısıyla otomatik olarak İslâm’dan çıkmış olur.

On bin putlu Hinduizm’de başka dinlerin de hak olduğunu kabul etme esnekliği mevcuttur. Meşhur Mahatma Gandi, Hindistan’daki Hindu-Müslüman kıyımlarını önlemek maksadıyla ölümünden kısa bir müddet önce bir Müslüman velinin türbesine gitmiş ve Kur’ân okumuştu. Bu yüzden de fanatik bir Hindu kendisini vurup öldürmüştü.

Bir Müslüman, kesinlikle Gandi gibi yapamaz. Kötülükleri önlemek için çalışır çabalar. İslâm’ın sınırları içinde her gayreti sarf eder ama meselâ bir Hindu tapınağına giderek onların kutsal kitaplarını okuyamaz.

Bir Müslümanın zaten öteki dinlere girmesini gerektirecek hiçbir sebep yoktur. Çünkü İslâm dini BÜTÜN Peygamberleri, BÜTÜN kutsal kitapları (tahrif edilmemiş şekilleriyle) kabul etmektedir. Müslümanın bu konuda herhangi bir problemi, eksikliği yoktur..

“Tek Hak Din İslâmdır” başlıklı bir broşür çıkartılmalı ve Müslümanlar bu gibi konularda uyarılmalıdır.

Amerikalı kadın papazın hem Müslüman olması, hem de Hıristiyanlıkta kalması meselesinin iç yüzü araştırılmalıdır. Kadın bu işi samimiyetle yapmışsa, uyarılmalı, Hıristiyanlığı terk etmesi istenmelidir. Yok, samimî değilse, meselede bazı karanlık ve şüphe verici taraflar varsa bunlar kamuoyuna açıklanmalıdır.

Afganistan’da Afyon Ticareti

AVRUPA’nın ve Amerika’nın eroin ve diğer uyuşturucu ihtiyacını Afganistan sağlıyormuş. İşgal güçleri ülkedeki afyon tarımını engellemiyormuş. Bu yolla Afganistan halkı zar zor karnını doyuracak bir gelir elde ederken Batılılar milyarlarca dolar kazanıyormuş...

Batılılar Afgan savaşı ile bir taşla iki kuş vurmuş oluyor. Oraya hem demokrasi, insan hakları, uygarlık götürüyorlar, hem de uyuşturucu ticaret ve trafiği ile köşeyi dönüyorlar.

Irak’ta da böyle olmadı mı? Hem demokrasi götürdüler, hem de ülkeyi, başta müzeler olmak üzere yağma ettiler.

Batı medeniyetinin temsilcileri, işin içinde büyük çıkarlar, milyarlarca dolarlar olmadıkça bırakın bir adım atmak, serçe parmaklarını bile kıpırdatmazlar.

Bazen savaşla (tabiî demokrasi adına) ülkeleri istila ederler. Bazen savaşı iktisadî yolla yürütürler. Bir İslâm veya Üçüncü Dünya ülkesi IMF borç tuzağına düşmeye görsün, bir daha canını kolay kolay kurtaramaz.

Soyulacak ülkede işbirlikçiler çoktur. Onlarla anlaşılır, onlara büyük menfaatler sağlanır. Size izin veriyoruz, kendi ülkenizi, kendi devletinizi, kendi halkınızı soyabildiğiniz kadar soyun. Bu esnada bizimle iş birliği yapın...

İstisnalar da vardır. Son on yıl içinde, Güney Kore, bilhassa Asya’yı sarsan bir iktisadî kriz kasırgasına tutulmuş ve mecbur ve muztar (zaruret içinde) kalarak lMF’den 40 milyar dolar borç almak zorunda kalmıştı. IMF vampirleri orada umduklarını bulamadılar. Kore halkı özel tasarruflarını, yastık altı paralarını getirip Millî Merkez Bankası’na yatırdı, devlet, hükümet, halk elele verdi ve borcu vadesinden önce ödeyip ülkeyi iktisadî ve malî kölelikten kurtardılar.

Yazık ki her ülke Kore gibi değil... Nice Afrika, Latin Amerika, Asya ülkesi IMF tuzağında kıvranıp duruyor.

Çıkamıyorlar. Çünkü içerideki işbirlikçiler uluslararası vampir veya ahtapotla işbirliği içindedir.

Ülke fakirleşiyor, halk fakirleşiyor, gelecek karanlık bir renge bürünüyor. Tablo bu kadar kara, ümitsiz midir? Hayır hayır!.. Birileri bu arada malı götürüyor, köşeyi dönüyor, çok ama çok zengin oluyor.

Türkiye’nin bankacılığı yabancıların eline geçmiştir. Kimdir bu yabancılar? Ermeniler... Yahudiler... Rumlar... Oh oh, ne güzel bankacılar...

Devlete ait büyük, orta, küçük işletmeler, fabrikalar, ticarî ve sınaî (endüstriyel) işletme ve kurumlar haraç mezat satılıyor. Fabrika genellikle kapatılıyor ve 1’e alınan malın sadece arsası 10, 20’ye, hattâ bazen daha fazlasına satılıyor.

Dünya uluslararası büyük holdinglerin pençesine düşmüştür. Nice Üçüncü Dünya ülkesi şimdi onların birer gizli, üstü kapalı sömürgesi halindedir.

Döviz şudur; “Bana itaat et, aslan payını benim almama göz yum; sen de çal, yağmala, soy, götür...”

İşgal güçlerinin müsaade ve toleranslarıyla Afganistan’da üretilen afyon ve uyuşturucu Batı’ya hangi yolla gidiyor? Sakın bunların bir kısmı Türkiye’den geçirilmesin? Birileri bu yolla milyarlarca dolar kazanıyor mu acaba?..

Gazeteci UğurMumcu bu konuda bazı ipuçları bulmuş ve bir yazı serisi hazırlamaya başlamıştı. Yazıyı yayınlayamadan havaya uçuruldu. Evindeki bilgisayar kayıtlarına da el konuldu...

Bu yazı 1,101 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Hainler İstanbul’u Bu Hale Nasıl Getirdiler?
    • 16 Ağustos 2008 Ergenekon=Jakoben Laikçilik=Resmî İdeoloji
    • 14 Ağustos 2008 Şeriatî Hem Sünnîlik, Hem Şiîlik Açısından Bozuktur
    • 30 Temmuz 2008 Yakın Tarihimize Işık Tutan Büyük Ve Engin Bir Kitap: Üstad Ali Ulvi Kurucu’nun Hatıraları
    • 29 Temmuz 2008 Modern Türkiye’nin kuruluşunda Yahudiler
    • 28 Temmuz 2008 Din Büyüklerinin ve Müslümanların Dikkatlerine 12 Maddelik Islah Projesi
    • 24 Temmuz 2008 Ezana Saygısızlık
    • 21 Temmuz 2008 Hırsızlıkla Namaz Bir Arada Olmaz
    • 18 Temmuz 2008 Darbe Şakşakçılığı Yapanlar Dilerim Beladan Belaya Uğrasınlar
    • 17 Temmuz 2008 Türkiye Halkı Aptal ve Salak mıdır?
    • 16 Temmuz 2008 İsim Vermeden Anonim Tenkitler ve Uyarılar Yapmaya Devam Edeceğim
    • 14 Temmuz 2008 Müslüman Türkiye’de İslâm Devleti İstenemez
    • 14 Temmuz 2008 Müslüman Türkiye’de İslâm Devleti İstenemez
    • 12 Temmuz 2008 İslami tevhid eğitimi
    • 11 Temmuz 2008 Hakkın ve Halkın Hizmetinde Cumhuriyet
    • 10 Temmuz 2008 Yapılabilecekler ve Yapılması Gerekenler Yapılmıyor
    • 8 Temmuz 2008 Ordu ve Din...
    • 5 Temmuz 2008 Baylar Bayanlar Boşuna Protesto Etmeyin Oyun Kuralına Göre Oynanmaktadır
    • 4 Temmuz 2008 Hep Sivas Faciasından Bahs Edip, Başbağlar Katliamından Hiç Bahs Etmemek Zulümdür
    • 3 Temmuz 2008 Fitne Fesat Saçan Gazete

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    10,910 µs