En Sıcak Konular

Ali İhsan Karahasanoğlu
Vakit

Ali İhsan Karahasanoğlu
0 0 0000

Baykal, resmen yalan söylüyor!



Siyaset bu kadar ayağa düşer mi?
Bu kadar basit politika yapılır mı?
Evet, muhalefet görevini yapacak. Ama hiçbir mantıkî tutarlılığı olmayan, halkı aptal yerine koyan, insanları kandıran açıklamaları da, “muhalefet görevi” olarak mı değerlendireceğiz?
 
 
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın, dünkü açıklamasına getireceğim sözü..
Başbakan Tayyip Erdoğan, başörtü yasağının artık çözümlenmesi gerektiğini söyledi ya..
Anamuhalefet partisi başkanı da, bu sözleri eleştiriyor güya..
Kendi ideolojisi ile tutarlı bir eleştiri getirse, problem yok..
Ama sayın Baykal’ın şu söylediğine bakar mısınız: “Türkiye'deki sorunun adının doğru konulması gerekir. Kimsenin kimseyi aldatmaya, yanıltmaya kalkmaması gerekir. Türkiye'deki sorun, başörtüsü sorunu değildir. Problem; türban problemidir.”
Yaşı 70’e dayanmış bir siyasetçi, böyle halkı yanıltıcı açıklama yapabilir mi?
Sorun başörtü sorunu değil, türban sorunu imiş!
Başörtü ne, türban ne ise!
Defalarca yazdık.
Ama anlamayan kafalar için, anlayıp da halkı aldatmak, halkı aptal yerine koymak isteyenler için, hilebazlığı tekrar tekrar deşifre etmek vazifemiz.
Baykal’ın, “türban-başörtü” ayrıştırması, çok açık, çok net ve çok kesin bir aldatmacadan ibaret.
“Baykal ‘türban ile başörtü farklı’ diyor. Siz de ‘farklı değil’ diyorsunuz. Hanginize inanalım ki?” diye çekince koyan okuyucularımız olabilir.
Nasıl çözeceğiz ihtilafı?
İfadelerin gerekçelerine bakarak.
Deniz Baykal’ın yasakçı kafasına kaynaklık eden Anayasa Mahkemesi kararlarına şöyle bir bakalım..  “Yasak olan başörtü değil, türban” diyen kafaların, nasıl bir üçkâğıtçılık yaptıklarını, delilleriyle gözler önüne serelim..
Bugün üniversitedeki yasağın hukuki gerekçesi, somut olarak ne idi?
Anayasa Mahkemesi’nin 1989 yılında ve 1991 yılında verdiği iki karar..
Buyrun, Anayasa Mahkemesi’nin iki kararına da bakalım, “Acaba mahkeme, türban ve başörtü ayrımı yapmış mı, yapmamış mı?”
Kararın hiçbir yerinde, “Türban ayrıdır, başörtü ayrıdır. Türban yasaktır, başörtü serbesttir” diye bir ifade yok.
Baykal’ın dediği gibi, “Başörtü farklı, türban farklı” anlamına gelebilecek hiçbir ifade, hiçbir ima yok..
Dahası var..
Her iki kararda da, türban ve başörtü kelimeleri eşanlamlı olarak kullanılmış..
Nerede bir türban kelimesi varsa, mutlaka yanında “veya başörtüsü” ifadesi de var..
Evet bazı yerlerde, “başörtüsü” kelimesi yerine sadece “örtü” kelimesi de kullanılmış ama, türban kelimesi kullanılıp da, “başörtü” veya “örtü” kelimesinin de yanında zikredilmediği tek bir cümle yok!
Türban kelimesi kullanılırken, başörtünün kastedilmediği anlamına gelecek bir ifade zaten kararların hiçbir yerinde yok.
1989 tarihli karara baktım, 5 yerde türban kelimesi geçmiş, aynı sayıda da başörtü kelimesi..
1991 tarihli karara baktım.
18 yerde başörtü, 17 yerde örtü kelimesi geçmiş. Bunların toplamı olan 35 yerde de türban kelimesi geçmiş.
Yani Baykal’ın yasakçılığına kaynaklık eden Anayasa Mahkemesi kararları, türban ile başörtüsünü aynı görüyor. Kararlar, her ikisini de yasak kapsamında görüyor.
Bu durumda, bir sosyal demokrat politikacının da yapması gereken, hiç lafı eğip bükmeden, dürüstçe; “Böyle yasaklar, bizim mantığımızla bağdaşmaz” deyip olayı bitirmektir.
Hayır, öyle yapmıyor.. Lafı dolaştırıyor, küçük ayrıntılardan kendisince sonuçlar çıkartıyor, halkı aldatmak için “başörtü ayrı, türban ayrı” diyor..
Resmen politik dolandırıcılık yapıyor.
İşte kararlar ortada..
Açıp bakmak çok mu zor geliyor?..
Açın gösterin bize de, bakalım kararların neresinde varmış o ayrım?
Anayasa Mahkemesi’nde mi var o ayrım, yoksa sizin kurnaz politikacı kafanızda mı, görelim.. Haydi bakalım, hodri meydan!
 


Bu yazı 697 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Anlayana sivri sinek anlamayan davul zurna sinek ee..
    • 16 Ağustos 2008 Maliye Bakanlığı cevap verdi, ya diğerleri?
    • 14 Ağustos 2008 Fikret Bila, namazdan niye rahatsız oluyor?
    • 14 Temmuz 2008 Onların gücü, bizim ‘dik duruş’ eksikliğimizden!
    • 12 Temmuz 2008 Yasakçı Tuğcu, böyle saçmaladı!
    • 5 Temmuz 2008 Ergenekon’da öyle, AK Parti’yi kapatmada böyle!
    • 28 Haziran 2008 RTÜK bile uyursa, Anayasa Mahkemesi ne yapacak ki?
    • 27 Haziran 2008 “Bedevi”nin arkasındaki gerçek!
    • 21 Haziran 2008 Doğan saldırılarının arkasında ne var?
    • 13 Haziran 2008 Bak sen, şu ANKA kuşuna!
    • 12 Haziran 2008 “Sı-nır-lı-dır” ne demek, izah etseniz ya!
    • 1 Haziran 2008 50 yıllık gazeteciden(!) gazete düşmanlığı!
    • 28 Mayıs 2008 ‘Kapatma kararı’ndan daha vahim olan..
    • 25 Mayıs 2008 Tartışma örtü yasağıysa, MHP’nin safı neresi?
    • 24 Mayıs 2008 Yargıtay, kapatılmamaya “heves”’ dedi!
    • 21 Mayıs 2008 CHP % 95, AK Parti % 4.. Normal mi bu?
    • 19 Mayıs 2008 ‘Köşeler babamızın malı mı?’dan ‘gazeteler babamızın çiftliği’ne!
    • 14 Mayıs 2008 Bir dönem, emekliliklerle kapanıyor!
    • 10 Mayıs 2008 Hataların sebebi, yargıya baskı mı?
    • 10 Mayıs 2008 Hataların sebebi, yargıya baskı mı?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,833 µs