En Sıcak Konular

Ali İhsan Karahasanoğlu
Vakit

Ali İhsan Karahasanoğlu
0 0 0000

Biz Kandil’i izlerken, birileri de bizi izlemesin sakın!



Yaa duydunuz mu dostlar?!..
10. yıl marşında biz neler söylerken, başkent Ankara’da bakın neler yaşanıyor!
Daha bir ay öncesine kadar, en yetkili subaylarımızın bile “Teröre destek veriyorlar” diye suçladığı ABD’liler, şimdi gelip Genelkurmay Başkanlığı’nda bir merkez kurmuşlar!

Evet, bizimkiler net olarak açıklamıyorlar ama, Washington Post ayrıntılarıyla yazmış.. 35 ABD’li subay Türkiye’ye gelmiş, istihbarat bilgilerinin toplanıp görüntülendiği merkezi Genelkurmay’da kurmuşlar!

Kurmuşlar ve halen de çalıştırıyorlar..

A’sından Z’sine kadar, ABD’li subayların kontrolündeki bir merkez!

Ve bu merkezle biz, şimdi Kandil’i vuruyor ve manşetler atıyoruz: “Elimiz ağırdır haaa!”

Hiç kimse sorgulamıyor, “O 35 subay, hangi kanun çerçevesinde Türkiye’de bulunuyor? Hangi yetki ile? Hangi izin ile?”

“Canım, Türkiye’ye yardım ediyorlar işte.. Bunun için de mi izin lazım? Size de iyilik yaramıyor haa!” türünden ucuz çıkışlarla kimse uyanıklık yapmaya kalkışmasın..

“Artık onların kampları, BBG evi gibi” diyordu Genelkurmay Başkanımız.

Şimdi Washington Post gazetesinin yazması ile ortaya çıktı ki, Kandil Dağı’ndaki kampları BBG evi gibi ayağımıza seren, ABD’li 35 subayın Genelkurmay’a kurduğu görüntüleme merkezi imiş!

Düşünebiliyor musunuz, “Terörü himaye ediyor” diye suçladığımız ABD’nin 35 subayı gelip, Genelkurmay’da elektronik bir sürü aletin kurulumunu yapıyor ve biz de buna, Kandil’e atacağımız üç tane bomba için göz yumuyoruz!

Hiç sormuyoruz, o elektronik aletlerle, Kandil Dağı’ndaki kamplar bizim için BBG evi haline geliyor ama, ya aynı zamanda o aletler, Genelkurmay Başkanlığı’nı da başkaları için, BBG evi haline getiriyorsa?

İşin teknik ayrıntısına hiç girmeyeceğim.

Akıllara durgunluk veren teknolojik gelişmelerde neler olabileceğini, komplo teorileri ile izah etmeye de hiç gerek yok!

Mahalle aralarında dolaşıp, “Şirketimizin düzenlediği çekilişte, sizin telefon numaranıza bir süpürge makinası çıktı. Şunları imzalar mısınız?” diye alınan belgelerin, sonrasında nelere mal olduğunu mahkeme koridorlarında bol bol izleyebilirsiniz.

Bir maille başlayan yardım muhabbetlerinin, sonuçta banka hesaplarının boşaltılmasına kadar nasıl vardığını, savcılık koridorlarında görebilirsiniz..

Şimdi bize “Kandil Dağı’nı sizin ayağınıza sereceğiz” diyenlere karşı da, biraz uyanık olmamız gerekmez miydi?

Görünen o ki, ayağımıza serilen imkanların büyülediği bir ruh hali içindeyiz. Genelkurmay Başkanımızın, harekatın başladığı gece sabaha kadar operasyonu izlemesi, bunu isbat etmiyor mu? Uydudan çekilen fotoğrafların basit bir görüntü aktarımı ile alınıp, sıradan bir canlı yayın ile birleştirilmesi izlencesini abartarak, “Çıplak gözle izledim” diye yanlış bir havada aksettirmenin arkasındaki büyülenme gösteriyor ki, bu teknoloji bizimkilerin hayalinde bile olmayan bir aşama..

Bir insanın, kendisi Ankara’da iken, Kandil Dağı’nı “çıplak gözle” izlemesi için “tayyi mekan” dediğimiz kerameti göstermesi gerekmez mi?

Başka nasıl izlenir, kilometrelerce uzaklıktaki olaylar “çıplak göz” ile!

Genelkurmay Başkanı’nın, üç cümlede üç defa, “artık” kelimesini kullanmasına takılmıştım.. Aslında takıldığım sadece o değildi, “çıplak gözle” ifadesine de takılmıştım.

Şimdi de, 35 ABD’li subayın Türkiye’de hangi yetki ile bulunduğuna takıldım. Kendi ülkemizin insanlarından bazılarını akredite kabul etmeyip sokmadığımız Genelkurmay’ın içine, yabancı subayları sokmamıza, üstelik bir de onlara, bilmediğimiz/tanımadığımız/hayatımızda ilk defa gördüğümüz aletlerin kurulması için izin vermemize takıldım..

Evet, 35 ABD’li subayın kurduğu o görüntüleme merkezi, Kandil Dağı’nı Ankara’ya, en küçük ayrıntıları ile getiriyor olabilir.. Ama aynı aletlerin, GenelkurmayBaşkanlığı’nın merkezini de, Pentagon’a en ince ayrıntıları ile ulaştırmadığından emin miyiz acaba?

Ne demiştik; 10. yıl marşı okunurken, Ankara’da neler yaşanıyor?

İşte bunlar yaşanıyor!

Üç tane teröristi vuracağız diye, en stratejik mekanlarımızı, menfaat çatışması yaşadığımız ABD’nin subaylarına açıyoruz..

Yarın İran’a, ABD’nin muhtemel bir operasyonu sırasında, bugün elde edilen bilgilerin şantaj amacıyla kullanılmayacağını kim garanti edebilir?

‘BBG evi’ benzetmesi güzel de, şu an Pentagon’dakilerin aynı benzetmeyi yapmadığından, emin miyiz biz?



Bu yazı 660 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Anlayana sivri sinek anlamayan davul zurna sinek ee..
    • 16 Ağustos 2008 Maliye Bakanlığı cevap verdi, ya diğerleri?
    • 14 Ağustos 2008 Fikret Bila, namazdan niye rahatsız oluyor?
    • 14 Temmuz 2008 Onların gücü, bizim ‘dik duruş’ eksikliğimizden!
    • 12 Temmuz 2008 Yasakçı Tuğcu, böyle saçmaladı!
    • 5 Temmuz 2008 Ergenekon’da öyle, AK Parti’yi kapatmada böyle!
    • 28 Haziran 2008 RTÜK bile uyursa, Anayasa Mahkemesi ne yapacak ki?
    • 27 Haziran 2008 “Bedevi”nin arkasındaki gerçek!
    • 21 Haziran 2008 Doğan saldırılarının arkasında ne var?
    • 13 Haziran 2008 Bak sen, şu ANKA kuşuna!
    • 12 Haziran 2008 “Sı-nır-lı-dır” ne demek, izah etseniz ya!
    • 1 Haziran 2008 50 yıllık gazeteciden(!) gazete düşmanlığı!
    • 28 Mayıs 2008 ‘Kapatma kararı’ndan daha vahim olan..
    • 25 Mayıs 2008 Tartışma örtü yasağıysa, MHP’nin safı neresi?
    • 24 Mayıs 2008 Yargıtay, kapatılmamaya “heves”’ dedi!
    • 21 Mayıs 2008 CHP % 95, AK Parti % 4.. Normal mi bu?
    • 19 Mayıs 2008 ‘Köşeler babamızın malı mı?’dan ‘gazeteler babamızın çiftliği’ne!
    • 14 Mayıs 2008 Bir dönem, emekliliklerle kapanıyor!
    • 10 Mayıs 2008 Hataların sebebi, yargıya baskı mı?
    • 10 Mayıs 2008 Hataların sebebi, yargıya baskı mı?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,902 µs