En Sıcak Konular

Mehmet Altan
Star

Mehmet Altan
0 0 0000

Efsanenin dönüşü mü?



AB liderleri dün Portekiz’in başkenti Lizbon’da birliğin geleceğini şekillendirecek yeni bir anlaşma imzaladı. Biz AB ile ‘tam üyelik’ müzakeresindeyiz ama bu konularla fazla da ilgili değiliz.


Evleneceğin kıza fazla da aldırmak gibi bir durum... Maalesef Türkiye, özellikle yazılı basın, AB’yi Türkiye ilişkilerinden bağımsız bir şekilde sürekli izlemeyi alışkanlık haline getiremedi...

Hálbuki bu anlaşma, Fransa ve Hollanda’daki referandumlarda reddedildiği için rafa kalkan 450 maddelik Anayasa’nın yerini alacak.

***

Lizbon fazla gündemde olmasa da AB yeniden gündemimize girmiş gözükmekte...

Neden?

TÜSİAD’ın çok isabetli bir şekilde ‘patolojik’ olarak nitelediği Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin reel hiçbir zemini olmayan garip takıntılı Türkiye muhalifliği nedeniyle...

Nitekim, gene TÜSİAD’ın Ankara’da toplanan Yüksek İstişare Konseyi’nde ağırlıklı konu AB ve Sarkozy’nin tavrıydı...

Hükümetin AB uyum çalışmalarına gereken değeri vermediğini söyleyen TÜSİAD Başkanı Yalçındağ, bazı AB ülkelerinin kabul edilemez tutumlarını da haklı olarak yargıladı...

Yalçındağ ‘Amaç, Türkiye’nin üyelik sürecinden kendi kendine vazgeçmesini sağlamak. Türkiye’yi kızdırmak. Kızarız ama caymayız’ dedi.

Benzer tepkiler neredeyse tüm iş dünyasından geldi...

***

AB ve Fransa, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da gündemindeydi:

Fakat, ikili görüşmelerimizde Sayın Sarkozy bize karşı farklı, sırtımızı dönünce farklı yaklaşımlarda. Siyasette şık yaklaşımlar değil.

Başbakan sonra da şöyle devam ediyordu:

Türkiye kararlı yolculuğunu devam ettiriyor. Ne yapılırsa yapılsın bu kararlılığımız sürecek.

***

En umut verici gelişmelerden biri ise Milliyet Gazetesi’nin Milliyet imzalı başyazısını ‘AB’ye’ ayırmasıydı... Ayrıca AB konusu sadece Milliyet’in değil, başka birkaç yazarın da konusuydu...

Medyanın her ne vesileyle olursa olsun, uzun vadeli tarihsel bir süreçte çok daha iyi anlaşılacağı üzere, Türkiye’nin belki de tek toplumsal dönüşüm olanağı olan AB sürecini hatırlanması, sevindiriciydi...

Yazıda Fransa’nın ve Sarkozy’nin eleştirisel bir tahlili yapıldıktan sonra, Hırvatistan ve Türkiye kıyaslaması yapılıyordu...

Yazının sonu ise şöyleydi:

‘Sürecin yavaşlamasının gerisinde, kuşkusuz Türkiye’den kaynaklanan faktörler de rol oynuyor.

AKP hükümetinin AB’den müzakere tarihi almak için sergilediği kuvvetli iradeyi, tarih aldıktan sonra koruduğunu söyleyebilmek güçtür. Hükümetin reform heyecanı kaybolmuştur.

Sonuçta, her iki tarafın tutumundan kaynaklanan olumsuzluklar, karşılıklı tırmanma içinde tam üyelik sürecini büyük bir sarmalın içine sokuyor. Bu yöneliş kontrol altına alınmadığı takdirde kopmaya gidebilir.

Bu sarmalın Türkiye’yi Batı’dan uzaklaştırarak içine kapanmaya itmesinin maliyeti her iki tarafa da yüksek olacaktır.

AKP hükümeti, AB dosyasını tozlanmakta olduğu raftan indirip yeni bir başlangıç yapmalıdır. Bunu yaparken AB zirvesinden çıkan sonuçtan duyduğu memnuniyetsizliği de kuvvetli ifadelerle kayda geçirmelidir.’

***

Türkiye Sarkozy’nin anlayacağı dili konuşarak bu sorunu rahatlıkla aşar...

Ama iş, kimsenin bizim önümüzü kesemeyeceği bir değişim rüzgárını Türkiye’de estirmek, toplumun zenginleşmesini ve özgürleşmesini hızlandırmaktan geçmekte...

Hálbuki Ak Parti, 9. Uyum Paketi’ni sadece uyutmakla kalmadı, uykuda da unuttu gibi...

Ben, tüm elverişli gibi durmayan havaya rağmen, Türkiye’nin toplumsal ve siyasal iradesinin, eğer istenirse Türkiye’yi 2014 yılında tam üyeliğe taşıyacağına eminim.

Dün kamuoyundan yansıyan canlı irade yeter ki taze kalsın...

Ve yeter ki bu ‘dünyalaşma’ samimiyetle istensin...


Bu yazı 491 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Oku bakayım...
    • 16 Ağustos 2008 Beş yıl önce neredeydiniz?
    • 14 Ağustos 2008 Ahmedinejad’la...
    • 12 Ağustos 2008 Saakaşvili Tolstoy okudu mu?
    • 31 Temmuz 2008 ‘Kapatma ama hırpala..’
    • 14 Temmuz 2008 MİT’in Ergenekon listesi...
    • 12 Temmuz 2008 İran savaşı yaklaşıyor mu?
    • 10 Temmuz 2008 Ölümün askerleri
    • 8 Temmuz 2008 Öksüz Çocuk Eldiveni...
    • 5 Temmuz 2008 Dağbaşı
    • 28 Haziran 2008 Bir Türk neye bedel?
    • 26 Haziran 2008 Türkiye-Almanya
    • 21 Haziran 2008 ‘Kamuoyunu TSK çizgisine getirmek’...
    • 13 Haziran 2008 Gerçekten cevap bu mu?
    • 11 Haziran 2008 Askeri sopa ile özen...
    • 2 Haziran 2008 Elitist mi, kitlesel mi?
    • 1 Haziran 2008 Sizi muhatabınız belirler...
    • 28 Mayıs 2008 Sivas’ın doğusu...
    • 25 Mayıs 2008 Danıştay ne karar verecek?
    • 24 Mayıs 2008 Birinci Cumhuriyet’in sonu mu?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,749 µs