En Sıcak Konular

Mehmet Altan
Star

Mehmet Altan
0 0 0000

Yök’leme...



Binaların ve tüm araç-gereçlerin mülkiyet hakkına sahip misiniz?

Kredi alabilme yetkisine sahip misiniz?

Bütçenizi oluşturup öncelikleriniz doğrultusunda sarf edebiliyor musunuz?


Akademik yapıyı kendiniz belirliyor, ders programlarını kendiniz mi oluşturuyorsunuz?

Akademik personeli işe alma veya işine son verme yetkisi sizin mi?

Maaşları rahatlıkla belirliyor musunuz?

Üniversiteye alınacak yeni öğrenci sayısını saptayabiliyor musunuz?

Öğrenim ücretlerini tayin edebiliyor musunuz?

Eğer bu sorulara rahatlıkla anında ‘evet’ diyemiyorsanız, siz özerk ve demokratik bir üniversitesiniz, eğer diyemiyorsanız, durum nafile...

Kime göre?

OECD’nin 2003 yılındaki yukarıda sıralaya geldiğimiz kriterlerine göre...

Gelişmiş dünya 2003 yılından beri özerklik kriterlerini somutlaştırırken biz 1982 Anayasasının üniversiteleri kışlalaştırma anlayışının esiri olmaya devam ediyoruz.

***

Sadece OECD’mi?

Avrupa Birliği de 1998 yılından beri Avrupa Yüksek Öğretim Alanı kurmak ve bu sistemi dünya çapında teşvik etmek için çırpınıp durmakta...

Avrupa Birliği 2010 yılına kadar hedefine varmayı planlamakta...

Avrupa’nın üniversite konusundaki çabalarını somutlaştıran bu atılımın adı ‘Bologna Süreci’ olarak biliniyor.

‘Bologna Kriterleri’ de bu süreci hem yol haritası hem de pusulası...

Avrupa Yüksek Öğretim Alanı kurulduğunda ne olacak?

Üniversitelerde güvenilir bir kalite güvencesi sağlanacak.

Üniversiteler uluslararası iş pazarlarında rahatlıkla istihdam edilebilir düzeyde öğrenci yetiştirecek

Avrupa üniversiteleri arasında yüksek kalitede öğrenci ve akademisyen hareketliliği sağlanacak.

Kısacası üniversiteler, dünyalaşacak...

Yerel bir mezrayı üniversite diye tedavüle sokmak mümkün olamayacak.

***

Hem OECD Özerklik Kriterlerini hem de Bologna Sürecini hatırlatmamızın nedeni çok açık...

Çünkü, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün YÖK Başkanlığı’na Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan’ı atadı.

Türkiye, siyasal bir toplum. Bütün tartışmaları siyasi ve siyasal pozisyona göre.

Hatırlayın...

Türkiye’de büyük bir çoğunluğun ittifak ettiği nadir konulardan biri YÖK’ün kaldırılması idi...

Ama YÖK’ün kaldırılıp yerine Bologna Kriterleri ve OECD’nin somutlaştırdığı özerklik anlayışı ikame edilmediği için konu ayağa düşüp tuz buz oldu.

İlkesel bir tartışma buharlaştı, siyasal bir çatışma kreşendo çizerek süregeldi.

Halbuki, üniversite konusu doğrudan akademik bir konu.

***

Türkiye yeryüzü standartlarında üretim yapabilecek özerk ve demokratik bir üniversite istiyorsa yapılması geren çok açık...

Yukarıdaki kriterleri uygulamak bunun için yeterli...

Tabii bir de Türkiye’deki akademik performansa tavan yaptıracak bir İrlanda örneği var.

İrlanda Bologna Kriterleri’ni en başarıyla uygulayan en birinci ülke...

Gene muhakkak ki tartışma gündemimizde olması gereken bir başka örnek de İngiltere...

Tony Blair 2006’da yürürlüğe koyduğu yeni üniversite reformu ile ülkesindeki sosyal adaletsizlikleri yok etmek, fakir doğanın fakir öldüğü bir kaderi, yeni üniversite reformu ile ortadan kaldırmayı amaçladı...

***

Türkiye, yeryüzünün aranışlarına maalesef fazla bigane kalıyor...

Yeryüzü daha ileri bir noktaya ilerlerken, Türkiye’nin sağırlığı artıyor.

Neden?

Çünkü gelişmiş ülkelerde öğretim kurumlarında etkin rol oynayanlar yüksek standartlardaki beyinler iken, biz de ağır basan memurluk zihniyeti oluyor.

Lisedeki öğretmenlerin gerçek birer entelektüel,

Evrensel standartlarda bilim adamlarının egemen olduğu bir Türkiye’de YÖK kurulabilir miydi?

YÖK devam edebilir miydi?

YÖK’ün varlığı yerine YÖK’ün siyasası mı tartışılırdı? YÖK, bilimi bir yana koyarak, Cumhuriyeti koruyup kollamayı asli işi haline getirir miydi? Bilim olmayan bir Cumhuriyet işe yararmış gibi...

***

Umarız yeni atamayla YÖK’ün gündeme gelmesi, evrensel bir üniversite anlayışının da ne olduğunun tartışılmasına yol açar.

Üniversite insanoğlunun evrensel düzeydeki beyinsel faaliyetinin billurlaştığı kurumun adıdır. Türkiye böyle bir yapılanmayı başaracak mı? Başaramayacak mı?

Gerisi laf-ı güzaf...

Gerisi Yök’lemedir.



Bu yazı 521 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Oku bakayım...
    • 16 Ağustos 2008 Beş yıl önce neredeydiniz?
    • 14 Ağustos 2008 Ahmedinejad’la...
    • 12 Ağustos 2008 Saakaşvili Tolstoy okudu mu?
    • 31 Temmuz 2008 ‘Kapatma ama hırpala..’
    • 14 Temmuz 2008 MİT’in Ergenekon listesi...
    • 12 Temmuz 2008 İran savaşı yaklaşıyor mu?
    • 10 Temmuz 2008 Ölümün askerleri
    • 8 Temmuz 2008 Öksüz Çocuk Eldiveni...
    • 5 Temmuz 2008 Dağbaşı
    • 28 Haziran 2008 Bir Türk neye bedel?
    • 26 Haziran 2008 Türkiye-Almanya
    • 21 Haziran 2008 ‘Kamuoyunu TSK çizgisine getirmek’...
    • 13 Haziran 2008 Gerçekten cevap bu mu?
    • 11 Haziran 2008 Askeri sopa ile özen...
    • 2 Haziran 2008 Elitist mi, kitlesel mi?
    • 1 Haziran 2008 Sizi muhatabınız belirler...
    • 28 Mayıs 2008 Sivas’ın doğusu...
    • 25 Mayıs 2008 Danıştay ne karar verecek?
    • 24 Mayıs 2008 Birinci Cumhuriyet’in sonu mu?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,555 µs