En Sıcak Konular

Ali İhsan Karahasanoğlu
Vakit

Ali İhsan Karahasanoğlu
0 0 0000

Okumuş adamların aldatması!



Bende bile yer etmişti..
“Biz sürekli eleştiriyoruz ama, şu sol kafa, bizim kesime kıyasla aslında okumuş kişilerdir” diye, bende de bir önyargı vardı.

Şu Hakimler ve Savcılar Kanunu değişikliği ile, olaylara ideolojinin penceresinden bakanların ne kadar koflaştıklarını, ne kadar saçmaladıklarını birebir gördüm artık.
Gördüm ki, okumuşluk falan da para etmiyor. Gözlerini gerçeklere kapatmışsan eğer, okumuş olsan ne olur, okumuş olmasan ne olur?
Somut örneğimiz HakimlerSavcılar Kanunu ya.. Adım adım anlatalım konuyu.. Hiçbir itiraz açığı bırakmadan.
Önce kanun değişikliğinin ne anlama geldiğini söyleyeyim.
Kanun değişikliği deyince, sizde de belki bir istifham oluşmuştur: “Kanun niye değiştiriliyor ki? Demek ki siyasi iktidarın, kendi amacına matuf bir farklılık amaçlanıyor!”
Evet, işin doğası bunu gerektiriyor.
Bir kanun değişikliği yapılırken, mutlaka evvelki düzenlemenin yerine, farklı bir düzenleme getirildiği sanılıyor!
Oysa bu konuda fiili gerçek öyle değil..
Önceden bu konu, kanunda düzenlenmesine bile gerek duyulmayacak kadar önemsiz bir iş olarak kabul ediliyormuş. Aynı konu yönetmelikte düzenlenmiş. Ve yönetmelikteki düzenlemeye göre de, imtihanlar yine Adalet Bakanlığı tarafından yapılıyor!
Şimdi ise, o düzenleme yönetmelikten alınıp, kanuna geçiriliyor. Öyle her gelen bakan, kendi kafasına göre; yönetmelikte bir değişiklik yapıp, “yazılı imtihan, sözlü imtihan, bir de ailesel imtihan” gibi ekleme çıkarmalar yapmasın, konu kanuni güvenceye kavuşsun diye..
Yani aslında mevcut sistem değişmiyor.
Mevcut sistemin yazılı olduğu mevzuat değişiyor. Dün yönetmelikte yazılı idi. Bugün kanunda yazılı hale getirilmiş oluyor.
Aynı düzenlemeyi, yarın anayasaya da yazabilirsiniz.
Anayasa değişmiş olur ama, hakim ve savcı alımındaki sistem değişmiş olmaz!
Olayın özeti bu.
Gelelim, benim sol kafalılar için “okumuş adamlar” önyargımın iflas ettiğini itiraf ettiğim ifadelere..
Kanaltürk’te, günlerdir tekrarlayıp duruyorlardı zaten, “Hakim ve savcı alımındaki bu değişiklikle, yargı bağımsızlığı zedelenmiştir!”
Oha be adam!
Hakim ve savcı alımında, dünkü sistemden farklı bir sisteme geçilmedi ki! Dün de AdaletBakanlığı yapıyordu mülakatı, bugün yapılan değişiklik ile de aynı bakanlık yetkili kılınıyor.
Tek fark; dün yönetmelikte yazılı idi bunlar, şimdi kanunda yazılı oldu!
Haydi mitinge adam toplamak için cazgırlık yapıyorlar diye, o günlerde üzerinde fazla durmamıştım. Ama dün mitingde konuşanlara baktım ki, aynı söylem devam ediyor yine!
Türkiye Barolar Birliği Başkanı ÖzdemirÖzok, mitingde şunları söylüyor: “Yargıç ve savcılarla ilgili yapılan yeni düzenleme ile hukuk devleti, yargı bağımsızlığı ve yargıç güvencesi büyük darbe almıştır.”
62 yaşına gelmiş bir hukukçu bu yalanı niye söyler?
Resmen yalancılık değil mi bu?
Sanki dün hakim ve savcı alımındaki düzenleme başka türlü imiş de, şimdi bu sistem değiştirilmiş. Bu yeni değişiklik de, yargıç güvencesine darbe indirmiş!
İnsan birazcık utanır.
Düne kadar, yazılı imtihanı bile AdaletBakanlığı yapıyordu. Eğer sadece sözlü imtihanın bakanlık tarafından yapılması bile yargı güvencesini sarsıyorsa/yargı bağımsızlığını ortadan kaldırıyorsa, hem yazılı hem de sözlü imtihanın bakanlık tarafından yapıldığı AKParti iktidarı öncesindeki dönemde yargı güvencesi de, yargı bağımsızlığı da hiç yoktu demektir, değil mi?
Var mısınız bunu itiraf etmeye?
Yoksunuz..
O zaman, aynı sistemi kanuna yazan AKParti’ye ne diye itiraz ediyorsunuz?
CHP’li AdaletBakanı imtihan yaparken yargı bağımsızlığı zedelenmiyor, AKPartili bakan, o da sadece mülakatı yapınca mı zedeleniyor?
Affedersiniz, siz nasıl “okumuş” adamlarsınız?
Daha doğrusu sizin gerçek vasfınız, “okumuş” olmak mı, yoksa insanları “okutmuş” (aldatmış) olmak mı?


Bu yazı 725 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Anlayana sivri sinek anlamayan davul zurna sinek ee..
    • 16 Ağustos 2008 Maliye Bakanlığı cevap verdi, ya diğerleri?
    • 14 Ağustos 2008 Fikret Bila, namazdan niye rahatsız oluyor?
    • 14 Temmuz 2008 Onların gücü, bizim ‘dik duruş’ eksikliğimizden!
    • 12 Temmuz 2008 Yasakçı Tuğcu, böyle saçmaladı!
    • 5 Temmuz 2008 Ergenekon’da öyle, AK Parti’yi kapatmada böyle!
    • 28 Haziran 2008 RTÜK bile uyursa, Anayasa Mahkemesi ne yapacak ki?
    • 27 Haziran 2008 “Bedevi”nin arkasındaki gerçek!
    • 21 Haziran 2008 Doğan saldırılarının arkasında ne var?
    • 13 Haziran 2008 Bak sen, şu ANKA kuşuna!
    • 12 Haziran 2008 “Sı-nır-lı-dır” ne demek, izah etseniz ya!
    • 1 Haziran 2008 50 yıllık gazeteciden(!) gazete düşmanlığı!
    • 28 Mayıs 2008 ‘Kapatma kararı’ndan daha vahim olan..
    • 25 Mayıs 2008 Tartışma örtü yasağıysa, MHP’nin safı neresi?
    • 24 Mayıs 2008 Yargıtay, kapatılmamaya “heves”’ dedi!
    • 21 Mayıs 2008 CHP % 95, AK Parti % 4.. Normal mi bu?
    • 19 Mayıs 2008 ‘Köşeler babamızın malı mı?’dan ‘gazeteler babamızın çiftliği’ne!
    • 14 Mayıs 2008 Bir dönem, emekliliklerle kapanıyor!
    • 10 Mayıs 2008 Hataların sebebi, yargıya baskı mı?
    • 10 Mayıs 2008 Hataların sebebi, yargıya baskı mı?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,382 µs