En Sıcak Konular

Mehmet Şevket Eygi
Milli Gazete

Mehmet Şevket Eygi
0 0 0000

Tesettür ve Başörtüsü Mıncıklanmamalıdır



SANATÇI Nejat Uygur hastahaneye yatırılmış. Başbakanın eşi Emine hanımefendi ziyaretine gitmek istemiş, Uygur’un refakatindeki hanımına telefonla haber vermişler. Hastahane yetkililerine “Başbakanın hanımı ziyaretimize gelecek” demiş. “Kesinlikle olmaz!.. O başörtülüdür, bu kıyafetiyle kurumumuza giremez...” cevabı verilmiş. Kadıncağız şaşırmış, telefon açmış. “Size çok teşekkür ediyorum, görüşmenin hastahanede olması mümkün değil, dışarıda bir yerde buluşalım...” demek zorunda kalmış.

Ne ibretli, ne hazin, ne düşündürücü bir vak’a değil mi? Ülkenin başbakanının hanımı bir devlet hastahanesine giremiyor.

Başbakanın gücü buna yetmiyor.

Özal başbakan iken, bir gün doğudaki büyük bir bürokratı telefonla aramış. Bürokrat savsaklamış, ben sonra ararım demiş... Akşama emekli edilmiş!...

İKİNCİ VAK’A; Kozan’da (Adana) bir kız öğrenci kompozisyon birincisi olmuş.

Törende kürsüde konuşurken “İn aşşaaa!...” diye haykırılmış ve kızcağız apar topar kürsüden indirilmiş. Suçu neymiş? Başörtülüymüş... Ahmet Altan bu konuda çok güzel, fevkalade bir yazı yayınlandı. Mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum. (Taraf gazetesinde /gazetem.net/ internet sitesinde. Başlığı: Türbanlı Kız

Başörtüsü meselesi ülkemizin kanayan yarasıdır. Yazık ki, bizler bu yarayı tedavi edemiyoruz; krizi hukukun, bilgeliğin, insan haklarının, demokrasinin rehberliğinde aşamıyoruz.

Türkiye bir rantlar ülkesidir. Telaffuzu güzel olmuyor ama Rantistan demeliyiz.

Tesettürü, başörtüsünü de rant konusu yapanlar var.

Halkın tesettürüne bir şey dediğim yok da, yüksek Müslüman tabaka, tesettür, bilhassa başörtüsü konusunda geçer not alacak durumda değil.

Geçenlerde, dünyanın moda kralı olan Pierre Cardin bir dergiye beyanda bulundu ve biz Türkiyeli Müslümanlara, arzu edersek yardım edebileceğini söyledi. Onun bu teklifini ciddiye alan, başvuran, harekete geçen oldu mu acaba?

Hem kel, hem fodul diye bir deyim vardır. Biz hem kendimiz bu işi halledemiyoruz, hem de dışarıdan yardım istemiyoruz.

Bazılarımız da ben bilirim, ben ne yaparsam en iyisini yaparım, ben yapılabilecek her şeyi yapıyorum, benden iyi bilen yok, ben ben ben ben ben (sonsuza kadar) havaları içinde.

Medeniyet, kültür, sanat işlerinin şakası yoktur. Bu işler birikimsiz, ihtisassız (uzmanlık olmadan), taşra ve varoş zihniyetiyle halledilmez.

İnsanlar, iyi niyetli olarak da hatâ edebilirler. Bizde birtakım Müslümanlar gayet temiz niyetlerle yanlış yapıyor tesettür ve başörtüsü konusunda.

Güç denilince sadece madde ve sayı çokluğu düşünülmemelidir. Sanat, estetik, kültür ve medeniyet üstünlüğü en büyük güçtür... Ahlâk, fazilet, yüksek karakter de büyük güçtür.

Cahiller, yetersizler, kültürsüzler şu tesettür ve başörtüsü meselesini de mıncıklayıp bu hale getirdiler.

İslâm şeriatına ve medeniyetine uygun olarak rabıtalı şekilde giyinen hanımlara ve kızlara bir şey dediğim yoktur.

Tesettür konusunda rüküşlüğe ve zevksizliğe asla meydan vermemeliyiz.

Tesettürde yükselmek için mutlaka rehberlik gerekir.

Dinî faaliyetlerde, kazançtan ve ranttan önce hizmet gelir. Birilerinin, tesettürden ve başörtüsünden para kazanacağız, çok zengin olacağız diye bu işleri berbat etmelerine izin vermemeliyiz.

Birileri “Sen bu konularda uzman mısın ki, böyle yazıp duruyorsun?” diyebilir. Uzman değilim ama okur-yazar, düşünen bir vatandaşım. Dikkat buyurulursa çareler ve çözümler üretip teklif ediyorum. Ben yaparım demiyorum.

Türkiye’nin yüksek Müslüman tabakası, tesettürlü üniversite talebeleri dünyanın en güzel giyinen hanımları olmak mecburiyetindedir.

Bugünkü tesettür kıyafetiyle ve başörtülerle bu kültür ve medeniyet savaşını kazanamayız.

Halkı kasd etmiyorum, yüksek tabaka Müslüman hanım ve kızlarımızın kıyafetlerine, başörtülerine bütün dünya hayran kalmalıdır.

 Birileri her şeyi paraya, ranta, maddeye alet ettiler; bari şu tesettür ve başörtüsü konusunu onlara mıncıklatmayalım.

Bizde zaman zaman tesettür defileleri yapılır. Bir hafta önce mayo veya açık saçık kıyafetler teşhir eden mankenler kiralanır. Mesela 250 kıyafet sergilenecektir. Bunların 250’si de Avrupa/Batı kıyafetidir. İçlerinde bir tek millî/İslâmî kadın kıyafeti yoktur. Gösteri ve tiyatro yapmak için bu mankenlerden birinin yarı yüzünü kapayan peçeye benzer bir bez takıldığı da oluyor... Allah için söyleyin, böyle tesettür, böyle başörtüsü defilesi olur mu? Bendeniz yıllar önce böyle bir defileye gitmiştim. Kulakları sağır edecek derecede yüksek bir müzik çalınıyordu. Ne müziği? Berbat bir Batı müziği...

Osmanlının torunları olan bugünkü Müslümanların tesettür ve başörtüsü konusunda bu hallere düşmeleri doğrusu çok ayıp ve hazindir. Ne zaman ve nasıl toparlanacağız?

Tesettür ve başörtüsü meselesinde hangi vakıflar, hangi cemaat ve dernekler, hangi sivil kuruluşlar, hangi pabucu büyükler teşebbüse geçecektir?

Teşebbüse geçilse, karşımıza büyük bir belâ çıkacaktır. Birtakım yiyiciler, rantçılar, bu konuda ortaya konulan fonları, bütçeleri yağmalamak için, hiçbir ehliyetleri ve liyakatleri olmadığı halde “Bunu ancak biz yaparız...” diye ortaya atılacaklardır.

Tesettür ve başörtüsü ranta ve ticarete alet edilmemelidir.

Cehalete, bencilliğe, kültürsüzlüğe kurban edilmemelidir.

Namaz ve cemaat gibi tesettür ve başörtüsü de Ümmet’in bütününün meselesidir.

Tesettür ve başörtüsünde kemmiyet değil, keyfiyet esastır.

Güzel, zarif, şık, üstün olmayan bir tesettür ve başörtüsü yeterli değildir.

Yüksek tabaka ve temsilci Müslüman hanım ve kızlar, başları açıklardan daha sanatlı ve zevkli giyinmelidir.

Tesettür konusunda düşmanlık, çekişme, gerginlik olmamalıdır. Müsabaka (yarışma) yapılmalıdır.

Bu yazı 1,333 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Hainler İstanbul’u Bu Hale Nasıl Getirdiler?
    • 16 Ağustos 2008 Ergenekon=Jakoben Laikçilik=Resmî İdeoloji
    • 14 Ağustos 2008 Şeriatî Hem Sünnîlik, Hem Şiîlik Açısından Bozuktur
    • 30 Temmuz 2008 Yakın Tarihimize Işık Tutan Büyük Ve Engin Bir Kitap: Üstad Ali Ulvi Kurucu’nun Hatıraları
    • 29 Temmuz 2008 Modern Türkiye’nin kuruluşunda Yahudiler
    • 28 Temmuz 2008 Din Büyüklerinin ve Müslümanların Dikkatlerine 12 Maddelik Islah Projesi
    • 24 Temmuz 2008 Ezana Saygısızlık
    • 21 Temmuz 2008 Hırsızlıkla Namaz Bir Arada Olmaz
    • 18 Temmuz 2008 Darbe Şakşakçılığı Yapanlar Dilerim Beladan Belaya Uğrasınlar
    • 17 Temmuz 2008 Türkiye Halkı Aptal ve Salak mıdır?
    • 16 Temmuz 2008 İsim Vermeden Anonim Tenkitler ve Uyarılar Yapmaya Devam Edeceğim
    • 14 Temmuz 2008 Müslüman Türkiye’de İslâm Devleti İstenemez
    • 14 Temmuz 2008 Müslüman Türkiye’de İslâm Devleti İstenemez
    • 12 Temmuz 2008 İslami tevhid eğitimi
    • 11 Temmuz 2008 Hakkın ve Halkın Hizmetinde Cumhuriyet
    • 10 Temmuz 2008 Yapılabilecekler ve Yapılması Gerekenler Yapılmıyor
    • 8 Temmuz 2008 Ordu ve Din...
    • 5 Temmuz 2008 Baylar Bayanlar Boşuna Protesto Etmeyin Oyun Kuralına Göre Oynanmaktadır
    • 4 Temmuz 2008 Hep Sivas Faciasından Bahs Edip, Başbağlar Katliamından Hiç Bahs Etmemek Zulümdür
    • 3 Temmuz 2008 Fitne Fesat Saçan Gazete

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    29,648 µs