En Sıcak Konular

Mehmet Şevket Eygi
Milli Gazete

Mehmet Şevket Eygi
0 0 0000

Bir Vatandaşın Sorusuna Cevap:



Ayda Kaç Lira Maaş ve Ücret Alıyorum?

HABER 5’te yayınlanan bir yazımın altına okuyanlardan biri şöyle bir mesaj göndermiş, önce onu okuyalım (aynen alıyorum), sonra cevabımı.

mehmet şevki beye... abim benim çok medyatik birisin valla... ben ahmet hakanın müslüman olduğuna  100 inanıyorum şüphemde yok ama sende şüphe varki bir müslümana saldırmakla ne elde ediyorsun bilemiyorum yoksa tekbir giyime ortak filanmısın yoksa oradan mı nemalanıyorsun yoksa bu kadar baskı yapmazsın bırakın şu goygoyculuğu abi sahi ya b, işe soracam maaşın ne kadar Mehmet abi yan gelirin nedir buraya yazarsan memnun olurum ben 750 ytl alıyorum açıkçası... mehmet halı / 30 kasım 2007

Cevaplarım:

İsmimi Şevki diye yazmışsınız, halbuki Şevket’tir. Size dikkatsiz desem darılır kızar mısınız?

Ahmet Hakan’a ben saldırmadım, o bana saldırdı, savunma hakkı kutsaldır, cevap verdim.

Tekbir Giyim’le bir alakam yoktur.

Gelelim maaşıma; Millî Gazete’de 1991’den beri maaş ve ücret almadan yazıyorum. Tam 16 yıldır. Niçin? Çünkü ben bu yazılarımla dinime hizmet ettiğime inanıyorum. Az veya çok... Para almamayı uygun görüyorum. Benim yazılarım misyon yazılarıdır. Başka tür gazetecilik hizmetleri yapsam maaş ve telif ücreti alırım, bu yazılardan almam. Bu benim vicdanî kanaatimdir. Kimseye bir şey dediğim de yoktur.

1966 ile 1971 yılları arasında BUGÜN gazetesini yayınlıyordum. Her sene Ramazan ayında okuyucularıma açık mal ve servet beyanında bulunurdum. O zaman hiçbir gayr-i menkulüm (taşınmaz malım) yoktu.

Vatandaşların, hele okuyucuların gazetecilerden, köşe yazarlarından mal beyanı istemeleri onların en tabiî haklarındandır. Yazıp çiziyorlar, atıp tutuyorlar, ileri geri fikir beyan ediyorlar, elbette bunların karşılığında ne aldıklarının bilinmesi gerekir.

Mal beyanım şöyledir:

1. Oturduğum daire.

2. İstanbul civarında tek katlı bir bağ evi. Kesinlikle villa değildir. Çok mütevazıdır.

3. 1951 modeli eski bir otomobil. Satsam 5 bin lira etmez.

4. Şahsî zengin bir kütüphanem var, bir yere bağışlamayı düşünüyorum.

5. Salon mu dersiniz oda mı, işte onun duvarlarında hatlarım var.

6. Banka hesabım yoktur. Dolayısıyla çek defterim de yoktur. Kredi kartı falan da kullanmam. Bir hayır işinde kullanmak üzere bir kenarda tuttuğum birkaç bin lira, birkaç bin dolar emanet para var.

Geçimime gelince:

Bağ-Kur emeklisiyim. Ayda 400 küsur lira alıyorum.

Küçük bir yayınevim vardır, oradan geçimim için her hafta harçlık gelir.

Zaman zaman, yazdırdığım hatlardan, yaptırdığım tezhiplerden birkaç yüz lira...

Bu beyanlarımın doğru ve şeffaf olmadığına inanıyorsanız size vekaletname vereyim, istediğiniz inceleme, araştırma ve tahkikatı yapın.

Benim aylık gelirim, birtakım kalemşörlerin şarap, rakı ve meze masraflarından kat kat azdır.

Türk medyasında bir ara (şimdi o kadar alan var mı bilmiyorum) ayda 150 bin dolar maaş ve ücret alanlar vardı. Hatta günlük bir gazetenin genel yönetmeni, ayda 10 bin dolar kira ödeyerek lüks bir rezidansta oturuyordu.

Mesajınıza kızmadım, üzülmedim... Keşke biraz insaflı, âdil olsaydınız.

Bana sorduğunuz soruyu bana saldıranlara da sormanızda yarar vardır sanıyorum.

Selâm ve hürmetlerimle...

Başka bir zatın sorusuna da cevap vermek isterim:

Gazeteciliğe 1960’da haftalık Yeni İstiklâl gazetesinde başladım. O zaman ne siyasal İslâm vardı, ne de İslâmcılık cereyanı. İslâm vardı, Müslümanlar vardı... Bütüncü/entegrist bir Müslümanım. İtikad ve amelde mezhebim Ehl-i Sünnet ve Cemaattir. Tasavvuf konusundaki meşrebimi ve muhabbetimi kesinlikle açıklamam. En nefret ettiğim şey din ve mukaddesat yoluyla para vurmak, servet sahibi olmaktır. Din sömürücülerini, harbî kâfirlerden daha zararlı görürüm.

Siyasî veya şahsî hiçbir emelim yoktur. Siyasetten fazla anlamam (bazıları hiç anlamıyor...), binaenaleyh siyasete karışmam.

Elli yıla yakın bir zamandan beri çok hakarete, haksızlığa, iftiraya uğradım. Artık kanıksadım.

Kaybedecek bir şeyim yoktur.

Vicdanım ve kalemim satılık veya kiralık değildir.

Kur’ân’dan, Sünnetten, fıkıhtan, ahkâm-ı şer’iyeden, ahlâk-ı islâmiyeden, hikmetten, gerçek tasavvuftan başka referans kabul etmem.

Benlik sahibi miyim? Bu soruya kim değilim cevabını verebilir? Keşke bir hiç olabilsem...

Bu yazı 1,034 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Hainler İstanbul’u Bu Hale Nasıl Getirdiler?
    • 16 Ağustos 2008 Ergenekon=Jakoben Laikçilik=Resmî İdeoloji
    • 14 Ağustos 2008 Şeriatî Hem Sünnîlik, Hem Şiîlik Açısından Bozuktur
    • 30 Temmuz 2008 Yakın Tarihimize Işık Tutan Büyük Ve Engin Bir Kitap: Üstad Ali Ulvi Kurucu’nun Hatıraları
    • 29 Temmuz 2008 Modern Türkiye’nin kuruluşunda Yahudiler
    • 28 Temmuz 2008 Din Büyüklerinin ve Müslümanların Dikkatlerine 12 Maddelik Islah Projesi
    • 24 Temmuz 2008 Ezana Saygısızlık
    • 21 Temmuz 2008 Hırsızlıkla Namaz Bir Arada Olmaz
    • 18 Temmuz 2008 Darbe Şakşakçılığı Yapanlar Dilerim Beladan Belaya Uğrasınlar
    • 17 Temmuz 2008 Türkiye Halkı Aptal ve Salak mıdır?
    • 16 Temmuz 2008 İsim Vermeden Anonim Tenkitler ve Uyarılar Yapmaya Devam Edeceğim
    • 14 Temmuz 2008 Müslüman Türkiye’de İslâm Devleti İstenemez
    • 14 Temmuz 2008 Müslüman Türkiye’de İslâm Devleti İstenemez
    • 12 Temmuz 2008 İslami tevhid eğitimi
    • 11 Temmuz 2008 Hakkın ve Halkın Hizmetinde Cumhuriyet
    • 10 Temmuz 2008 Yapılabilecekler ve Yapılması Gerekenler Yapılmıyor
    • 8 Temmuz 2008 Ordu ve Din...
    • 5 Temmuz 2008 Baylar Bayanlar Boşuna Protesto Etmeyin Oyun Kuralına Göre Oynanmaktadır
    • 4 Temmuz 2008 Hep Sivas Faciasından Bahs Edip, Başbağlar Katliamından Hiç Bahs Etmemek Zulümdür
    • 3 Temmuz 2008 Fitne Fesat Saçan Gazete

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,677 µs