En Sıcak Konular

Mehmet Altan
Star

Mehmet Altan
0 0 0000

Kepçeci...



Türkiye’de ne kadar köy var? Peki ya... Ne kadar henüz ‘köyleşememiş’ yer var? Beş yıllık plana göre... Otuz beş bin köy... Kırk bin de ‘köyleşememiş yer’ yani ‘mezra’ var. Ara sıra yazar söylerim...

Bizde hala kırk bin mezra var ama sanayi devriminin ürünü olan şimdiki devasa kentler dönemi bitiyor dünyada... İnsanlar doğanın içinde istedikleri yere sere serpe yerleşerek, iletişim olanakları sayesinde bulundukları mekanlardan işlerini sürdürebilecekler.

Neyse, şehircilikteki gelişmeleri şimdilik bir yana koyalım.

***

Rahmetli Turgut Özal...

Türkiye’de üç ayrı dönemin birlikte yaşandığını söylerdi.

Tarım dönemi...

Sanayi dönemi...

Sanayi sonrası dönem...

Aslında...

Mezraları da hesaba katarsak...

Tarım öncesi dönemden de hala tam kurtulamadığımızı söyleyebiliriz.

***

Böylesine bir dengesizlik...

Ülkenin ve toplumun daha bütüncül...

Daha sağlıklı bir resim vermesini de kökten engellemekte.

Bunun ağır bir ispatı da ‘gelir dağılımında’ görülmekte.

Çok yakın zamana kadar toplumun en zengini ile en fakiri arasında on üç misli fark vardı.

Şimdilerde bu fark dokuz misline inmiş gözüküyor ama gene de müstehcen sayılabilecek bir adaletsizlik bu.

Korkunç bir dengesizliği... Sağlıksızlığı işaret etmekte bu fark.

***

Tüm bunları İstanbul Borsa’sını iptal eden kepçe harekátı için söylüyorum.

İstanbul Borsa’sına kepçe darbesini yukarıdaki tabloya bakarak tercüme edersek...

Toplumun dengesizlikleri akut hale gelince, parasallaşmanın Kabe’si ile asgari ücretli hoyrat bir yaşamın karşılaşması...

Borsa’nın çökmesine yol açıyor.

***

Sosyolojik ve ekonomik tahlilin yanı sıra...

Belki de Türkiye toplumunun tomografisini veren bu trajikomik olayın resmi açıklamasına da yan gözle baktım doğrusu.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan yazılı açıklamada olayın gelişimi hakkında şu bilgi veriliyordu:

‘İstinye Park önündeki kavşak inşaatında çalışan Çakır Yapı’ya ait bir hafriyat kamyonu saat 02:00 sularında çamura saplandı.

Çamura batan kamyonu kurtarmak isteyen kepçe operatörünün dikkatsiz ve kontrolsüz bir şekilde toprağı derin kazması sonucu bölgede İMKB’nin de bağlantılarını sağlayan fiberoptik kablo koptu.

Kablonun koptuğu, sabaha kadar hiçbir kuruma ve yetkiliye bildirilmedi. Olay Borsa’nın faaliyete geçmesi ve sistemlerin çalışmaması üzerine anlaşıldı.

Yapımı süren yol inşaatı, İstinye Park tarafından üstlenilmiştir. Müteahhit firmanın İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile doğrudan bir ilişkisi bulunmamaktadır. Belediye bölgede çalışmaların hızlı ve projeye uygun yapılmasını denetlemekle yükümlüdür. Altyapı Koordinasyon Müdürlüğü müteahhit firmaya ceza uygulayacaktır’

Tamir ise ancak valiliğin devreye girmesi üzerine gerçekleşiyordu.

Çünkü belediyenin açıklamasında da yer aldığı gibi hem kopan kablo zamanında yetkililere bildirilmemiş, hem de tamir için gelen ekip söylenenlere göre sendika tarafından engellenmişti.

***

Peki, ‘Dikkatsiz ve kontrolsüz bir şekilde toprağın derin kazılmasının’ maliyeti ne?

Toplam 319 şirketin işlem gördüğü Borsa, 270 milyar dolarlık piyasa değerine sahip.

Bir kepçenin ucuna takılan İMKB’de ilk seans gerçekleşmeyince...

Saat 14.00’te başlaması gereken seans da 14.30’da başlayıp 17.30’da sona erince, uçup giden para ne kadar?

Yaklaşık hesaplamalara göre 1.5 milyar YTL imiş...

***

Bilgi çağının simgesi fiberoptik kablo ile bir kepçe...

Büyük paralar ile küçümen paralar...

Zengin hayatlarla yoksul yaşamlar...

Beyaz ile kara.

***

Ben tüm olup bitenler yanında...

Kepçecinin gündeliğine...

Yaşam koşullarına...

Ve günlük dertlerine takıldım.

Kepçeciler kaç para kazanır?

Muhakkak ki fazla değil.

Bu açıdan bakıldığında...

‘Derin ve dikkatsiz kazı,’ bir anlamda çileli yaşamın bir rövanşı gibi...



Bu yazı 673 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Oku bakayım...
    • 16 Ağustos 2008 Beş yıl önce neredeydiniz?
    • 14 Ağustos 2008 Ahmedinejad’la...
    • 12 Ağustos 2008 Saakaşvili Tolstoy okudu mu?
    • 31 Temmuz 2008 ‘Kapatma ama hırpala..’
    • 14 Temmuz 2008 MİT’in Ergenekon listesi...
    • 12 Temmuz 2008 İran savaşı yaklaşıyor mu?
    • 10 Temmuz 2008 Ölümün askerleri
    • 8 Temmuz 2008 Öksüz Çocuk Eldiveni...
    • 5 Temmuz 2008 Dağbaşı
    • 28 Haziran 2008 Bir Türk neye bedel?
    • 26 Haziran 2008 Türkiye-Almanya
    • 21 Haziran 2008 ‘Kamuoyunu TSK çizgisine getirmek’...
    • 13 Haziran 2008 Gerçekten cevap bu mu?
    • 11 Haziran 2008 Askeri sopa ile özen...
    • 2 Haziran 2008 Elitist mi, kitlesel mi?
    • 1 Haziran 2008 Sizi muhatabınız belirler...
    • 28 Mayıs 2008 Sivas’ın doğusu...
    • 25 Mayıs 2008 Danıştay ne karar verecek?
    • 24 Mayıs 2008 Birinci Cumhuriyet’in sonu mu?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,669 µs