En Sıcak Konular

Mehmet Şevket Eygi
Milli Gazete

Mehmet Şevket Eygi
0 0 0000

1000 Yıllık Millî Yazımız Hâlâ Yasak



DÜNYANIN neresinde böyle bir yasak var? Atalarımız bin yıldan fazla İslâm alfabesini kullanmışlar. Yazma eserler, basma kitaplar, arşiv vesikaları, mezar taşları, kitabeler, mektuplar velhasıl bütün metinler o alfabe ile yazılmış. Sonra 1928’de bu alfabe değiştirilmiş ve yasaklanmış. Şimdi 2007 yılının sonlarındayız. Aradan 79 sene geçmiş, yasak hâlâ sürüyor.

1928’de okuma-yazma bilen herkes bin yıllık millî yazımızı biliyordu. Çağdaş nesiller ise bilmiyorlar ve dedelerinin mezar taşlarını bile okuyamayacak derecede kara cahil kalmışlardır.

Real-politiklerle konulan yasakların bir bitiş tarihi olması gerekmez mi?

Yürürlükteki anayasanın bir maddesi var: Alfabe devrimi ve yasağının değiştirilmesi teklif bile edilemez... Böyle bir madde insan haklarına, millî kimlik ve kültüre, Türkiye’nin menfaatlerine uygun mudur? Cahillik kanunla korunur mu?

Türkler tarih boyunca on küsur alfabe ile yazmışlardır. Türk dili Grek, Ermeni, İbrani, Sanskrit ve daha birçok alfabe ile yazılabilir. Eskiden, Orta Anadolu’da yaşayan Karaman Rumlarının anadili Türkçeydi, lakin onlar bu Türkçelerini Grek harfleriyle yazarlardı. Ermeniler de Türkçeyi Ermeni alfabesi ile yazmışlardır. Rum ve Ermeni alfabeleriyle basılıp yayınlanmış Türkçe gazete ve dergiler bile vardır.

Bugün ülkemizde bir vatandaş Rum harfleriyle, yahut Ermeni harfleriyle Türkçe bir gazete çıkartmaya kalksa kimse ona bir şey demez, diyemez. Öyle ya hürriyet var. Fakat bir müteşebbis, bu milletin, bu devletin, bu ülkenin bin yıldan fazla kullandığı İslâm/Kur’ân yazısıyla yayın yapmaya kalksa başına gelmedik kalmaz. Mahkemelerde sürünür, belki hapse bile girebilir. Öyle ya hürriyet var!

Latin alfabesi konusu Türkiye’nin tabularındandır. Köşe yazarları da bu sahada fazla kalem yürütmezler. Viran olası hanede evlad u iyal var... Ya bâlâdan, derinlerden bir emir gelir ve “Fazla ileriye giden şu adamı kapı önüne koyunuz” denirse ne olacak?

Kimseye pislik atmadan, şarlatanlık ve demagoji yapmadan, başı ezilesi gerici diye bağırmadan; başta şu alfabe yasağı olmak üzere birtakım yasak ve tabuları artık efendice, haysiyetli bir şekilde, görüşlerimizi, tenkitlerimizi, düşüncelerimizi ciddî gerekçelere dayandırarak tartışmamız, müzakere etmemiz zamanı gelmiştir.

Japonya yirminci asırda ilimlerde, fenlerde, edebiyat ve sanatta, sanayide, kalkınmada, savaşta şahikalara çıkmıştır. Avrupalılardan ilim, fen almıştır ama kendi millî kimliğini, kendi kişiliğini muhafaza ederek. Japon yazısı, dünyanın en zor, en çetrefil; öğrenilmesi en zahmetli, çok karışık ve girift bir yazısıdır. Japonlar bu millî yazılarını değiştirmediler, hassasiyetle korudular ve şu anda orada günde 13,5 milyon (Pazar günleri 14,5 milyon) tiraj yapan gazeteler var. Sayıları 400’ü bulan Japon üniversitelerinde Japon yazısı kullanılıyor. Zor bir yazının kalkınmaya, ilerlemeye, güçlenmeye engel teşkil etmediğini, aksine böyle bir yazının insanları daha başarılı, daha azimli, daha sebatlı, daha talimli yaptığını iddia etsem suç mu işlemiş olurum?

Bazı geri zekâlılar bir ülkenin, bir halkın parayla, binayla, gökdelenlerle, yollar, köprüler, barajlar, lüks otomobiller, pahalı cep telefonları, israf ve konfor ile ilerleyip kalkınacağını sanıyor. Hayır hayır!.. Asıl kalkınma ilimlerle, fenlerle, eğitim ve üniversitelerle, işlenmiş edebî-yazılı anadille, sanatlarla, irfanla, yüksek ahlâk ve karakterle olur.

1927’de, harf devriminden kısa bir müddet önce İstanbul Darülfünunu (üniversitesi) müderrislerinden (profesörlerinden) Musevî vatandaşımız Avram Galanti “Arabî Harfleri Terakkimize Mâni Değildir” başlıklı çok manidar bir kitap yazmıştı. Onun cezası idam edilmekti ama Yahudi olduğu için canını kurtardı.

Bugünkü birtakım Müslüman, milliyetçi, Türkçü, vatansever aydınların, akademisyenlerin, medya mensuplarının, haysiyetli okur-yazarların bin yıllık mîllî yazımızın serbest bırakılması konusunda harekete geçmelerini bekliyoruz.

Latin alfabesi yerinde kalsın ama eski yazımız da yasakların, tabuların baskısından kurtarılsın. Arzu ederlerse, Rum ve Ermeni harfleriyle Türkçe yayın yapmak nasıl serbestse, Müslümanlar da İslâm/Kur’ân yazısıyla Türkçe yayın yapabilsinler.

Almanya’da eski (eskimez) yazı ile Türkçe yayın yapılması serbest de Türkiye’de niçin değil?

Benim bu yazımda akla, mantığa, millî menfaatlere, millî kimlik ve kültüre, ahlâka, sağduyuya, vicdana aykırı bir tek fikir ve cümle yoktur. Aksini iddia edenler, cesaretleri varsa bendenizi bir açık oturuma çağırsınlar, (şarlatanlık ve demagoji) yapmadan sorgulasınlar.

(Prof. Avram Galanti’nin yukarıda zikr edilen kitabını okumak isteyenler Bedir Yayınevi’den temin edebilirler. Tel: 0212/ 519 36 18)

Haysiyetli Yazar

HAYSİYETLİ bir gazeteci, bir yazar, bir yorumcu, elbette az veya çok maaş, ücret alır ama o, kalemini ve vicdanını asla satılığa çıkarmaz, kiralamaz.         

Böyle bir kimse, kendini kontrol eder, bazı konuları yazamayacağını bilir ama yazılarını asla başkalarına sansür ettirmez, kuşa çevirtmez.

Haysiyetli bir gazeteci yalakalık, dalkavukluk, pohpohçuluk, yağcılık yapmaz.

Haysiyetli bir gazeteci, mutlaka yapılması gereken tenkitleri (kapalı bir üslûpla da olsa) yapmaktan geri durmaz.

Haysiyetli bir gazeteci asla besleme yazar durumuna düşmez.

Bu memlekette bu kadar yoğun ve yaygın kokuşma, pislik ve kirlilik varken, haysiyetli yazar mutlaka bunlara muhalif olmak zorundadır.

Haysiyetli yazar, hak bellediği yolda tek başına gitme cesaretine ve azmine sahiptir.

Haysiyetli yazar, elinde sağlam ve tutarlı gerekçeler olmadan kimseyi suçlamaz.

Ahmet Altan (onunla inançlarımız ve bazı görüşlerimiz uyum içinde olmasa da) haysiyetli bir yazardır ve kendisini birtakım yalaka, dalkavuk, şakşakçı, yağcı İslâmcılara örnek olarak gösteriyorum.

Bu yazı 1,127 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Hainler İstanbul’u Bu Hale Nasıl Getirdiler?
    • 16 Ağustos 2008 Ergenekon=Jakoben Laikçilik=Resmî İdeoloji
    • 14 Ağustos 2008 Şeriatî Hem Sünnîlik, Hem Şiîlik Açısından Bozuktur
    • 30 Temmuz 2008 Yakın Tarihimize Işık Tutan Büyük Ve Engin Bir Kitap: Üstad Ali Ulvi Kurucu’nun Hatıraları
    • 29 Temmuz 2008 Modern Türkiye’nin kuruluşunda Yahudiler
    • 28 Temmuz 2008 Din Büyüklerinin ve Müslümanların Dikkatlerine 12 Maddelik Islah Projesi
    • 24 Temmuz 2008 Ezana Saygısızlık
    • 21 Temmuz 2008 Hırsızlıkla Namaz Bir Arada Olmaz
    • 18 Temmuz 2008 Darbe Şakşakçılığı Yapanlar Dilerim Beladan Belaya Uğrasınlar
    • 17 Temmuz 2008 Türkiye Halkı Aptal ve Salak mıdır?
    • 16 Temmuz 2008 İsim Vermeden Anonim Tenkitler ve Uyarılar Yapmaya Devam Edeceğim
    • 14 Temmuz 2008 Müslüman Türkiye’de İslâm Devleti İstenemez
    • 14 Temmuz 2008 Müslüman Türkiye’de İslâm Devleti İstenemez
    • 12 Temmuz 2008 İslami tevhid eğitimi
    • 11 Temmuz 2008 Hakkın ve Halkın Hizmetinde Cumhuriyet
    • 10 Temmuz 2008 Yapılabilecekler ve Yapılması Gerekenler Yapılmıyor
    • 8 Temmuz 2008 Ordu ve Din...
    • 5 Temmuz 2008 Baylar Bayanlar Boşuna Protesto Etmeyin Oyun Kuralına Göre Oynanmaktadır
    • 4 Temmuz 2008 Hep Sivas Faciasından Bahs Edip, Başbağlar Katliamından Hiç Bahs Etmemek Zulümdür
    • 3 Temmuz 2008 Fitne Fesat Saçan Gazete

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    12,476 µs