En Sıcak Konular

Ali İhsan Karahasanoğlu
Vakit

Ali İhsan Karahasanoğlu
0 0 0000

Giresun’da Karakütük’ün sözleri Adana’da Kütük’ün yaşadıkları!



Bugün size; Anadolu’nun iki uç ilinden, iki olay/anlatımla misafir olacağım.
Biri güzel cümlelerle işin teorisini anlatıyor..
Diğeri ise, pratik olayla, teorinin nasıl hayata yansıdığını gösteriyor. 
 Önce Giresun’daki konuşmayı aktarayım size.. 
Giresun Üniversitesi tarafından düzenlenen “Demokratik ve Laik Eğitim” konulu konferansta, Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr.  Kasım Karakütük bir konuşma yapıyor..
Karakütük’ün, konuşmasında özetle söyledikleri şunlar: “Demokratik eğitimde, bağımsız, dünyaya bakışta sorgulayıcı ve çözümleyici olan, demokrasinin kuralları ile uygulamalarını derinlemesine bilen yurttaşlar yetiştirilmesi hedeflenmektedir. Demokratik eğitimde ayrıcalık yoktur.”
Ne kadar güzel sözler bunlar. Bayıldım doğrusu..
“Demokrasi ile laiklik iç içe olan kavramlardır. Demokratik eğitim laikliğe dayanmak zorundadır. Demokratik laik eğitim denildiğinde, ayrıca laik eğitim açıklaması yapmaya gerek yoktur” diye de devam ediyor Prof. Karakütük!
Hepsi güzel.. Aliyyülâlâ ifadeler bunlar!
Giresun’dan alacağımız bilgileri aldık.
Demek ki, Türk anayasasında yer alan demokrasi ve laiklik, bize şunları sağlıyormuş: Bağımsızlık.. Sorgulayıcılık.. Çözümleyicilik.. Kuralları derinlemesine bilen vatandaşlık. Eğitimde ayrıcalığın olmaması..
Şimdi Adana’ya geçelim..
Efendim, Adana’nın Kozan ilçesinde, ÖğretmenlerGünü çerçevesinde bir kompozisyon yarışması düzenlenmiş. Öğrenciler yazılarını seçici kurula teslim etmişler. Seçici kurul incelemesini yapmış ve kompozisyon dalında İHL öğrencisi Tevhide Kütük’ün yazısını birincilik ödülüne layık görmüş.
Dünkü törende de ödüller verilecek.
Tevhide kızımız çağrılmış.. O da çıkmış kürsüye..
Ama, Tevhide kızımız kürsüye çıkar çıkmaz, protokol sırasından sesler: “İndirin... İndirin onu.. İndirin onu aşağıya..”
“Ne oldu, ne var? Kim böyle gelişigüzel bağrışanlar” diye herkes merak ederken, anlaşılmış ki, kaymakam bey ile garnizon komutanı imiş “İndirin onu, indirin aşağıya” diye bağıranlar..
Neymiş sorun?
Birinci olan kızımızın başında türban varmış!
Böylece anlamış olduk ki, anayasasında demokrasinin, laikliğin vazgeçilemez ilkeler olarak gösterildiği Türkiye’de, birinci olmak, başarılı olmak, önemli değil.. Demokratik eğitimde, laik eğitimde eşitlik değil önemli ilke!..
Önemli olan, türban takmamak..
Türban takarsanız, yurttaşın demokratik haklarından yararlanamazsınız. Yarışmalara giremezsiniz, girseniz de başarılı kabul edilmezsiniz. Başarılı olsanız da ödülünüzü alamazsınız..
Onların istedikleri gibi giyinmenizdir önemli olan!
İyi de, Giresun’daki profesörümüz diyordu ki, “Demokratik eğitim bize, bağımsızlığı, sorgulayıcılık özelliklerini kazandırır.”
Adana’da gördük işte, demokratik eğitimin neler getirdiğini: “Bağımlılık. Garnizon komutanının, sivil insanlara hükümranlığı.. Sorgulayamamak, itiraz edememek.”
Giresun’da Kasım Karakütük demokrasi ve laik eğitim ile ilgili pembe tablolar çiziyor.
Adana’da Tevhide Kütük, tabloların en kızılını, acımasızını, vahşisini yaşıyor!
Oysa Giresun’da anlatılanların, nasıl uygulandığını görmemiz için, kalkıp Adana’ya gitmemize de gerek yoktu ki!..
Hani Karakütük diyordu ya, “Demokratik eğitim, insana sorgulayıcılık özelliği kazandırır..” 
Eminim; Karakütük’ün “sorgulayıcılık”tan kasdı, dini ilkeleri sorgulamaktır ama, hadi onu görmezden gelelim....  “Sorgulayın, dini de sorgulayın efendiler” diyelim.. Ama dini sorgulamaya kalkışanların, birazcık da kendilerini sorgulamaları gerekmez mi?
Nasıl?
Örneğin Karakütük’ün, bu süslü cümleleri sarfettiği salonu şöyle bir süzüp, “Hayret arkadaşlar!.. Bu salonda hiç başörtülü öğrenci yok. Tüm kızların başı açık. Oysa biz sokağa çıktığımızda, hanımların yarıdan fazlasının başı örtülü.. Bu salondakiler, sokaktaki insanları temsil etmiyor anlaşılan. Buraya girebilmek için, bir yasaklama mı var? Buraya girebilmek için ayrıcalıklı olmak mı gerekiyor?” diye sorması gerekmez miydi?
Sorgulama, işte böyle olur.. Yoksa, gir salona. Tek tipleştirilmiş insanlara, anlat süslü lafları.. Nasıl olsa hepsi özel seçilmiş. Kimsenin itirazı aklına bile getirdiği yok. Hepsi emireri gibi..  Dön gel..!
Sonra da “demokrasi, laiklik” de..
Git Adana’ya, birinci olan kızı indir aşağıya. “Herkes eşittir” de!
Siz kendinizi akıllı, halkı enayi mi sanıyorsunuz beyler? 
 


Bu yazı 1,169 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Anlayana sivri sinek anlamayan davul zurna sinek ee..
    • 16 Ağustos 2008 Maliye Bakanlığı cevap verdi, ya diğerleri?
    • 14 Ağustos 2008 Fikret Bila, namazdan niye rahatsız oluyor?
    • 14 Temmuz 2008 Onların gücü, bizim ‘dik duruş’ eksikliğimizden!
    • 12 Temmuz 2008 Yasakçı Tuğcu, böyle saçmaladı!
    • 5 Temmuz 2008 Ergenekon’da öyle, AK Parti’yi kapatmada böyle!
    • 28 Haziran 2008 RTÜK bile uyursa, Anayasa Mahkemesi ne yapacak ki?
    • 27 Haziran 2008 “Bedevi”nin arkasındaki gerçek!
    • 21 Haziran 2008 Doğan saldırılarının arkasında ne var?
    • 13 Haziran 2008 Bak sen, şu ANKA kuşuna!
    • 12 Haziran 2008 “Sı-nır-lı-dır” ne demek, izah etseniz ya!
    • 1 Haziran 2008 50 yıllık gazeteciden(!) gazete düşmanlığı!
    • 28 Mayıs 2008 ‘Kapatma kararı’ndan daha vahim olan..
    • 25 Mayıs 2008 Tartışma örtü yasağıysa, MHP’nin safı neresi?
    • 24 Mayıs 2008 Yargıtay, kapatılmamaya “heves”’ dedi!
    • 21 Mayıs 2008 CHP % 95, AK Parti % 4.. Normal mi bu?
    • 19 Mayıs 2008 ‘Köşeler babamızın malı mı?’dan ‘gazeteler babamızın çiftliği’ne!
    • 14 Mayıs 2008 Bir dönem, emekliliklerle kapanıyor!
    • 10 Mayıs 2008 Hataların sebebi, yargıya baskı mı?
    • 10 Mayıs 2008 Hataların sebebi, yargıya baskı mı?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,577 µs