En Sıcak Konular

Ali İhsan Karahasanoğlu
Vakit

Ali İhsan Karahasanoğlu
0 0 0000

“Biz kaç kişiyiz”ciler; siz “sıfır” kişisiniz!



Yaklaşık 2 ay oldu...
Bir-iki defa da, o günün rakamları ile yazının taslağını oluşturdum, ama daha aktüel bir konu çıkınca, bir kenara atıverdim.
Şimdi, kampanyaya katılanların sayısı daha da yükselmiş..
Kampanya sahipleri, benim eleştirel bakış açıma göre daha avantajlı duruma geçtiler..
“Ne anlatıyorsun böyle kendi kendine?. Hangi kampanyadan bahsediyorsun? Sadede gel artık” diyorsunuz değil mi?
Dedik ya, taslağı iki defa yaptık, sonra kenara attık ama, bilinçaltımızda, sanki siz de okudunuz diye yer edinmiş.. Lop diye girdik konuya..
Konu ne?
Kanaltürk televizyonunda, iki ayı aşkın süredir bir kampanya var..
“Biz kaç kişiyiz” kampanyası..
“Gel vatandaş, gel.. Bize katıl. Cumhuriyet düşmanlarına kendimizi gösterelim” diyorlar..
Aslında “Bu ülkenin sahipleri bizleriz. Yöneticiler, bizim dediğimizi dinlemek zorundalar” mesajı vermek istiyorlar açıktan açığa!
Sandıktan çıkamadılar ama, işte böyle kampanyalarla kafa karıştıracaklar!
“Vay bee.. Adamlar 1 milyon kişiye ulaşmışlar. Bir seçim olsa, silip süpürecekler ha!” havası oluşturacaklar!
Aslanlarım benim..
Sizin (CHP olarak) zaten sandıktan çıkan, 6 milyonu aşkın oyunuz var.. Böyle kafa karıştırma oyunlarıyla, kendi lehinize rüzgar mı estireceğinizi sanıyorsunuz?
Önemli olan 1 milyon rakamı değil..
O oluşuma katkıda bulunanların nitelikleri..
Eskiler keyfiyet derlerdi..
Kemiyet değil, keyfiyet önemli yani..
O kampanyaya katılanlar, bu ülke için ne yapmışlar, o önemli!
Ne demek mi istiyorum?
Basit bir soru ile açalım konuyu..
Kampanyaya katılanlar, matematiksel olarak 700 bini devirmişler, 710 bine ulaşmışlar, anladık!
Ama bu ülke için fedakârlıkta bulunanların; örneğin canını verenlerin, şehid olanların içinde kaç kişisiniz siz?
Öyle kuru kalabalık ile olmaz bu işler..
Televizyon ekranlarından, sabahtan akşama kadar istismar ettiğiniz şehidler açısından bir bakalım tartışmaya: “Siz kaç kişisiniz?” 
Kaç kişi olduklarını nasıl anlayacağız?
Merak etmeyin, basit bir oranlama ile anlaşılır gerçek..
Son iki ayda 50 askerimizi şehid verdik. 50 değişik aileden, şehidimiz var..
Bir aileyi, anne-baba-çocuk unsurları ile düşündüğümüzde; Türkiye’de toplam 18 milyon aile var.. 
Son iki ayda verdiğimiz 50 şehid sayısı üzerinden hesaplanırsa, Türkiye’deki her 360 bin aileden bir tanesi şehid vermiş demektir.
“Biz kaç kişiyiz” kampanyasına 710 bin kişi katıldığına ve her 360 bin aileye bir şehid düştüğüne göre, “Biz kaç kişiyiz” kampanyasına katılanların ailelerinden de iki tane şehid çıkması gerekir.
Ben şehidlerin tümünün listesini önüme koydum. Soyad esasına göre, “biz kaç kişiyiz”in sitesinden arama yaptım. İlgili şehirlerden taradım. Değil iki; şehidlerin soyadını taşıyan, onların birinci derece akrabası konumunda bir tane bile katılımcı göremedim.
Ve şu sonuca ulaştım. 
“Biz kaç kişiyiz”’ katılımcıları, bu ülkenin ezasını/sıkıntısını çekenler değil, sefasını sürmek isteyenler olmalı!
Öyle ya, hesaplamalara göre, 710 bin kişilik insan grubunun içinden iki; hadi ikiden vazgeçtik, en azından bir tane şehid çıkması gerekirken, o gruptan çıkan şehid sayısı “sıfır” ise.. o gruptan bir tane bile şehid çıkmamış ise; “biz kaç kişiyiz” diye kampanya düzenleyenler 1 milyon katılıma da ulaşsalar, kimseye caka satamazlar!.
Önemli olan, bu ülke için canını verenler içinde “siz kaç kişi”siniz, onu söyleyin..
Hesap ortada, sıfır kişisiniz; “sıfır”! Gerisi, kuru gürültüden ibarettir!


Bu yazı 793 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Anlayana sivri sinek anlamayan davul zurna sinek ee..
    • 16 Ağustos 2008 Maliye Bakanlığı cevap verdi, ya diğerleri?
    • 14 Ağustos 2008 Fikret Bila, namazdan niye rahatsız oluyor?
    • 14 Temmuz 2008 Onların gücü, bizim ‘dik duruş’ eksikliğimizden!
    • 12 Temmuz 2008 Yasakçı Tuğcu, böyle saçmaladı!
    • 5 Temmuz 2008 Ergenekon’da öyle, AK Parti’yi kapatmada böyle!
    • 28 Haziran 2008 RTÜK bile uyursa, Anayasa Mahkemesi ne yapacak ki?
    • 27 Haziran 2008 “Bedevi”nin arkasındaki gerçek!
    • 21 Haziran 2008 Doğan saldırılarının arkasında ne var?
    • 13 Haziran 2008 Bak sen, şu ANKA kuşuna!
    • 12 Haziran 2008 “Sı-nır-lı-dır” ne demek, izah etseniz ya!
    • 1 Haziran 2008 50 yıllık gazeteciden(!) gazete düşmanlığı!
    • 28 Mayıs 2008 ‘Kapatma kararı’ndan daha vahim olan..
    • 25 Mayıs 2008 Tartışma örtü yasağıysa, MHP’nin safı neresi?
    • 24 Mayıs 2008 Yargıtay, kapatılmamaya “heves”’ dedi!
    • 21 Mayıs 2008 CHP % 95, AK Parti % 4.. Normal mi bu?
    • 19 Mayıs 2008 ‘Köşeler babamızın malı mı?’dan ‘gazeteler babamızın çiftliği’ne!
    • 14 Mayıs 2008 Bir dönem, emekliliklerle kapanıyor!
    • 10 Mayıs 2008 Hataların sebebi, yargıya baskı mı?
    • 10 Mayıs 2008 Hataların sebebi, yargıya baskı mı?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,932 µs