En Sıcak Konular

Avni Özgürel
Radikal

Avni Özgürel
0 0 0000

İki tıkaç vakası



Geçtiğimiz hafta bu sütunda sorunlar karşısındaki tavrımızın çözüm üretmeye çalışmak yerine, meseleleri halı altına süpürmek, gizlemek ya da tecil etmek olduğunu; sorunlarla değil tezahürleriyle mücadeleyi topluma sorunla mücadele gibi yutturmaya çalıştığımızı yazmış ve 'Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete' diye özetlenebilecek hükümle bitirmiştim.
Aradan bir hafta geçti... İki haber: İlki DTP hakkında kapatma davası açılması, ikincisi Genelkurmay'ın emekli generallere getirdiği konuşma yasağı...
DTP'nin TBMM çatısı altında olmasına sevinen, bunun Türkiye'nin gündemindeki en önemli soruna çözüm arayışının önünü açabileceğini yazanlardanım... Elbette, DTP'nin ne olduğundan ziyade 'ne olmadığını' da bilerek..
Seçim sonuçlarının açıklanmasından bu yana geçen üç ay içinde olan bitene bakarsak İmralı'dan DTP'ye yansıyan mesajın hoşnutsuzluk olduğunu görürüz... Türk ulusal siyaseti DTP'den ne denli rahatsızsa İmralı da en az o kadar rahatsız!. Sebep açık: AKP'nin doğu ve güneydoğuda Siirt dışındaki 11 ilde oy oranı 2002'de yüzde 16.4 iken 22 Temmuz'da yüzde 48.4'e çıkmış; sadece Diyarbakır'da fark 10 bine inmiş... 2002'de Diyarbakır'da 236 bin oy alan DTP çizgisi, bu ilde 36 bin oy kaybederken AKP oyları 67 binden 190 bine çıkmış... Önümüzdeki sene yapılacak belediye seçimlerini DTP'lilere kara kara düşündüren tablodur bu...
Bir tek Diyarbakır'ın önemi var mı derseniz, var!.. Doğu'da diğer illerde de geriledi DTP çizgisi, ama 'Kalemizi yıkamayacaksınız' hırçınlığına yol açan sadece Diyarbakır oldu..
Ardından Türkiye'yi ayağa kaldıran silahlı saldırılar, sınır ötesi operasyon baskısı, ABD'nin ve Kuzey Irak yönetiminin köşeye sıkışmaları... Türkiye'nin öfkesini yatıştıracak, Türk kamuoyunu rahatlatacak 'bir şeyler yapma' niyetinin ortaya çıkışı...
Bu sürecin mevcut halde devamının alta tükürse sakal üste tükürse bıyık sıkıntısı çeken DTP'yi zorlayacağını, partinin kendilerince ataletini İmralı'ya izah edemez hale getireceğini düşünmemek akla ziyan...
Netice: DTP kendisini kapattırmaya karar verdi!.. Benim DTP'nin son bir aylık faaliyetinden çıkardığım sonuç budur...
DTP kapanırsa 'mağdur'u oynama şansını elde edecek, kapatılmazsa
'demokratik özerklik' talebi dahil programının meşruiyetini tescil ettirmiş olacak...
Başsavcılık dava açmayabilir miydi? Bence açmayabilirdi... Zira aynı mütalaa ile başkaca bazı partiler için de kolaylıkla kapatma davası açılabilirken açılmadı..
Bir diğer 'tıkaç' konumuz emekli generallere getirilen konuşma yasağı... Müeyyidesi de ayrı âlem; orduevlerine almamak vs.!..
Burada bir dönem Türk ordusuna komuta etmiş, birisi başkomutan mevkiinde bulunmuş kişilerden söz ediyoruz.. Üzerlerinde resmi sıfat varken fazla konuşmayan insanlardan bir kısmının Türkiye'nin içinde bulunduğu zorluklar konusunda ne düşündüklerini arkadaşımız Fikret Bila'nın söyleşi dizisiyle öğrendik. Onların ordunun itibarını zedelemek, silahlı kuvvetleri, dolayısıyla onun terörle mücadelesine duyulan güveni gölgelemek gibi bir niyetleri olabileceğini düşünmek abes... Hepsi kurmay subay olan bu insanların kelimeleri zihinlerinde birkaç tur attırdıktan sonra ağızlarından dirhemle çıkarma alışkanlığında olduklarını hatırlatmak dahi bu hükme varmak için kâfi.. Dolayısıyla onların konuşmalarının gerek içerik gerek zamanlama bakımından doğuracağı sonuçların idrakinde olmadıklarını hatıra getirecek açıklamaların, söz konusu demeçlerin tahmil edeceği varsayılan zarardan daha fazla zarar vermesi de mümkündür... Öyle ya, genelgeyi okuyan, işiten, demez mi ki, bu insanlar bir dönem ordumuza komuta etmişlerdi, ama meğer ağızlarından çıkan lafı kulaklarının işitmesi gerektiğinin onlara hatırlatılması gerekiyormuş diye!.. Ya da hayatları asker ocağında geçmiş insanlar konusunda tereddüt uyanırsa kime güveneceğiz diye!..
Türkiye birileri düşüncesini söyledi diye değil söylemedi diye kaybetti bugüne kadar... Eski komutanların bir kısmına yapılabilecek eleştiri düşüncelerini neden görev başındayken tatbik mevkiine koymadıklarıdır.
Ve nihayet şu da unutulmamalı. Yarın, bugünün komutanları da emekli olacaklar... Türkiye'nin temel bir meselesi hakkında ne düşündüklerini söylediklerinde, o an görev başında olan heyet tarafından itibarlarıyla oynanabileceği mesajını alsalar ne hissederler acaba?



Bu yazı 1,147 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 18 Nisan 2010 Doğum gününde sevgiliyi hatırlamak...
    • 3 Ekim 2008 Gerçek gündem ve eğlence
    • 14 Ağustos 2008 Bir test, 2 bin ölü!
    • 30 Temmuz 2008 İddianamenin şifresi
    • 12 Temmuz 2008 Ordu ne düşünür?
    • 2 Temmuz 2008 AKP davası ve Ergenekon
    • 26 Haziran 2008 Travma!...
    • 21 Haziran 2008 Yeni dönemde Tayyip Erdoğan ve...
    • 12 Haziran 2008 Yargı kılıf işlevi görmeye başlarsa!..
    • 28 Mayıs 2008 Kritik dönemeç
    • 21 Mayıs 2008 Mahkeme nasıl kışkırtılır?
    • 14 Mayıs 2008 Sahtelik, devlet ve siyaset
    • 8 Mayıs 2008 Erdoğan’ın yol haritası
    • 30 Nisan 2008 CHP değişirse her şey değişir!..
    • 23 Nisan 2008 Laikliği masaya yatırmak!
    • 16 Nisan 2008 Perdeyi kaldırmak
    • 9 Nisan 2008 AKP nasıl kurtulmaz?
    • 2 Nisan 2008 Tayyip Erdoğan
    • 26 Mart 2008 Başımıza gelenler...
    • 19 Mart 2008 Siyasi tarihin ayıplı sayfaları

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,311 µs