En Sıcak Konular

Mehmet Altan
Star

Mehmet Altan
0 0 0000

Bebeklere kıymayın efendiler...



Bir iki günlük ülke dışı teneffüs bile...

Türkiye’nin gerçek resminin daha netleşmesini sağlayabiliyor.

Havası kirlenmiş bir odadan...

Oksijeni bol bir bölgeye geçmiş hissi uyandırabiliyor.


Türkiye’nin birkaç gündür tartıştığı konuları... Bir anlığına anımsamaya çalışın.

Dişe dokunur bir şey var mıydı?

Daha ziyade Ankara çekişmeleri üzerine alışageldiğimiz suyuna tirit menü dışında önemli bir konu çarptı mı gözünüze?

***

Halbuki... Öyle hayati... Öyle önemli...

Öyle yaşamsal konular var ki...

Gündemden bir dakika bile düşmeden hızla tartışılması...

Ve acilen çözülmesi gereken konular.

Gerçek...Yakıcı sorunlar.

***

Türkiye, gereğinden fazla siyasallaşmış bir ülke.

Politik bir toplum.

Gücün... Zenginliğin dağıtımında hala Ankara iktidarının çok etkin olduğu...

Yığınların siyasetten bir padişah kerameti beklediği bir ülke.

***

Piyasanın siyasetin yerini aldığı...

Toplumdaki asıl konumun üretim... Rekabet...

Ve yaratılan değer tarafından tayin edildiği bir noktaya gelinceye kadar da bu değişmeyecek.

Piyasada beş para etmeyenin siyaset tarafından keramet sahibi kılınabildiği çarpıklık bitmedikçe...

Toplumun kezzaplı temel sorunları arkada...

Ankara’nın suni çekişmeleri de gündemde olacak.

***

Bunları uzun uzun neden tekrarlıyorum?

Çünkü belki de en büyük ayıbımız olan...

Ama hiç konuşmadığımız bir konuya...

Yeniden rastladım.

OECD ülkeleri arasında ‘bebek ölümlerinde’ hala birinci ülkeyiz.

Bunca zamandır önemli adımlar atıp... Ciddi bir çaba gösterilmesine rağmen...

Bebek ölümlerindeki şampiyonluk hala bizde...

***

Her 1000 doğumda...

Türkiye’de 24 bebek ölmekte..

Meksika bile bizden daha iyi durumda... Bin bebekten on dokuzu doğarken yitiyor orada.

En az ölüm Japonya’da... İki veya üç.

OECD ortalaması ise 5.4...

Bunlar elverişli şartlar yaratılamadığı için doğumda yitenler.

***

Bir de bir yaşına gelemeden...

Bir de beş yaşına gelemeden...

Yaşayabilecekken uçup gidiveren bebeklerimiz var.

Örneğin... İshal olunca...

Su verilmez sanan anneler yüzünden kaybettiğimiz bebek sayısı hala çok yüksek.

Konuşulmasa da... Yazılmasa da...

Toplu bir sessizliğin ve aldırmazlığın ardında kalsa da...

Hala çok yüksek.

***

Neden temel sorun olarak sofraya gelmez bebek ölümleri?

Yönetenin... Karar alanın...Yazanın, çizenin.

Gazete çıkaranın... Daha gelişmiş ve güvenli standartlarda yaşamasından mı?

Onun için mi altta kalanın... Tutunamayanın... Dışlanmışın bebeklerine aldırmıyorlar?

***

Ortalama ömür açısından sondan ikinci...

Sağlığa ayrılan pay açısından sonlarda...

Tıp teknolojisi açısından da gerilerde bir durumdayız.

Türkiye hekime başvuru konusunda ise en önde.

Oran olarak bu kadar çok doktora giden...

Ama en çok bebek yitiren ülke.

***

Eğitimi... Sosyal yapıyı... Kültürü çok iyi yansıtan can yakıcı bir çelişki.

Bu arada... Yendiğimiz Norveç’teki bebek ölümlerine de baktım.

Bin bebekten yirmi dördü bizde yok olurken... Norveç’te bu oran binde 3.

***

Biraz daha gerçek... Biraz daha temel...

Biraz daha insana... Biraz daha topluma ait sorunları gündeme getirsek.

Örneğin bebeklere kıymasak...

Ve çok sıkıldığımız suni ve Ankara gündeminden uzaklaşsak.

***

Dedim ya...

Bir iki günlük ülke dışı teneffüs bile...

Gerçek sorunları görmemizi sağlayabiliyor.

En yakıcı konu olan bebek ölümlerinin ‘içerde’ en konuşulmayan konu olması bunun ispatı değil mi?



Bu yazı 594 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Oku bakayım...
    • 16 Ağustos 2008 Beş yıl önce neredeydiniz?
    • 14 Ağustos 2008 Ahmedinejad’la...
    • 12 Ağustos 2008 Saakaşvili Tolstoy okudu mu?
    • 31 Temmuz 2008 ‘Kapatma ama hırpala..’
    • 14 Temmuz 2008 MİT’in Ergenekon listesi...
    • 12 Temmuz 2008 İran savaşı yaklaşıyor mu?
    • 10 Temmuz 2008 Ölümün askerleri
    • 8 Temmuz 2008 Öksüz Çocuk Eldiveni...
    • 5 Temmuz 2008 Dağbaşı
    • 28 Haziran 2008 Bir Türk neye bedel?
    • 26 Haziran 2008 Türkiye-Almanya
    • 21 Haziran 2008 ‘Kamuoyunu TSK çizgisine getirmek’...
    • 13 Haziran 2008 Gerçekten cevap bu mu?
    • 11 Haziran 2008 Askeri sopa ile özen...
    • 2 Haziran 2008 Elitist mi, kitlesel mi?
    • 1 Haziran 2008 Sizi muhatabınız belirler...
    • 28 Mayıs 2008 Sivas’ın doğusu...
    • 25 Mayıs 2008 Danıştay ne karar verecek?
    • 24 Mayıs 2008 Birinci Cumhuriyet’in sonu mu?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,366 µs