En Sıcak Konular

Mehmet Altan
Star

Mehmet Altan
0 0 0000

Demirel bu haberi okudu mu?



Gazetelerin birinci sayfalarına bakarak... Dün sabahki Türkiye fotoğrafını görmeye çalışıyorum.

Abdullah Gül’ün Suudi Arabistan Kralı’nın ayağına gitmesinin yol açtığı tartışma...


DTP’nin üçte bir oyla seçilen yeni başkanının ‘çürük’ raporunun sahte olup olmadığı...

Üzerinde yarın ve sonrasında çok daha fazla konuşacağımız,dünün tarihsel olayı İsrail ve Filistin liderlerinin Ankara zirvesi.....

Bakanlar Kurulu ertesi, Başbakan’ın Genelkurmay 2. Başkanı ile yaptığı görüşme...

Türkiye fotoğrafının dün sabah itibariyle günlük kareleri.

***

Radikal gazetesi’nin manşetinde, Ahmet Kıvanç’ın eskilerde hayati sayılan, şimdilerde ise pek kimsenin yüz vermediği TBMM plan ve bütçe görüşmelerinde Çalışma Bakanı Faruk Çelik’in konuşmasını içeren haberini, günlük fotoğrafı aşan bir boy tomografisi olarak algılıyorum.

‘Karadelik yakında bütçeyi de yutacak’ başlıklı haber, sanki bizim toplumsal aklımızın da bir resmi...

23 milyar YTL’de kalacağı öngörülen sosyal güvenlik açığı 26.4 milyar YTL’ye, yani 205 milyar YTL’lik Türkiye bütçesinin yüzde 12.8’ine ulaşmış.

Nutuklara gelince herkes Türkiye için ayılıyor bayılıyor ama bir türlü sosyal güvence kuruluşlarında gelir-gider hesabı tutturulamıyor... Herkes ‘hak etmediğinin’ peşinde hazineyi talan etmekle meşgul.

***

Açık neden büyüyor?

Çünkü alınan prim, aylıklara yetmiyor.

2006’da sosyal güvenlik sisteminde 1 emekliye 2.04 çalışan düşerken...

Bu yıl ağustos ayında 1 emekliye karşılık çalışan sayısı 1.99’a geriledi.

Halbuki...

Batı Avrupa’da 1 emekliye 4 çalışan düşüyor.

***

2006 yılında 7 milyon 248 bin 871 olan emekli sayısı bu yıl 7.5 milyon kişiye yükselmiş.

Buna karşılık, aktif çalışan sigortalı sayısı sadece yüzde 0.5 oranında artarak, 14 milyon 821 bin 617 kişiden 14 milyon 895 bin 711 kişiye yükseldi.

Türkiye’de sosyal güvenlik sistemine kayıtlı olarak bu yılın ağustos ayı itibarıyla 9 milyon 12,7 bin işçi, 3 milyon 449.5 bin esnaf ve 2 milyon 433 bin memur olmak üzere toplam 14 milyon 895 bin 711 kişi çalışıyor.

Buna karşılık, 4 milyon 310.3 bin işçi, 1 milyon 624.4 bin esnaf ve 1 milyon 532.6 bin memur emeklisi olmak üzere toplam 7 milyon 467 bin 316 kişi sistemden emekli aylığı alıyor.

***

Sosyal güvence sisteminde gelir-gider hesabını ayarlayamayan ‘akıl dışı’ bir toplum durumuna ilk ne zaman düştük?

Haberden okuyalım:

‘Türkiye daha önce yabancı olduğu sosyal güvenlik açığı kavramıyla 1992’de tanıştı.

Demirel hükümetinin emeklilik yaşını düşürmesi ve ‘sosyal yardım zammı’ adı altında emekli aylıklarına prim karşılığı olmayan artışa gitmesi üzerine sosyal güvenlik sistemi sembolik de olsa ilk açığını 1992’de verdi ve izleyen yıllarda giderek büyüyen miktarlarda açık vermeye devam etti. ‘

***

Süleyman Demirel’in hükümet etme anlayışını en iyi 1991 yılındaki seçim kampanyası sırasında Karadeniz’de söylediği ‘ne veriyorlarsa beş bin lira fazlası’ cümlesi yansıtır..

Turgut Özal’ın düzenlediği sosyal güvence dengesini de aynı mantıkla alt üst ederek emekli yaşını düşürmesi de zaten o söylemin hemen ardından geldi..

Sosyal güvence açıkları, toplumda yaygın olan avantacılık ve beleşcilik, Demirel siyaseti gibi bir anlayışla kolkola girince ülkeyi nasıl çökertebilir sorusunun net cevabıdır.

Kartopu gibi büyüyen bu açıkların kapatılması da kolay gözükmüyor.

***

Bence Türkiye’nin fotoğrafı filan değil, düpedüz boy tomografisi bu haberde yatıyor.

Siyasal bir hesap sormayı bırakın, Süleyman Demirel’in bir de cumhurbaşkanlığıyla taltif edildiğini hatırlarsanız, toplumun da kendisine daha bir dikkatli ve eleştirel bakmasının ne kadar gerekli olduğunu anlarsınız.

Ve içinde yaşadığımız yapıyı görürsünüz.

Ortak aklının gelir ve gideri denkleştiremediği... Mevcut dengeyi bozana da oy verdiği bir yapı.


14.11.2007


Bu yazı 567 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Oku bakayım...
    • 16 Ağustos 2008 Beş yıl önce neredeydiniz?
    • 14 Ağustos 2008 Ahmedinejad’la...
    • 12 Ağustos 2008 Saakaşvili Tolstoy okudu mu?
    • 31 Temmuz 2008 ‘Kapatma ama hırpala..’
    • 14 Temmuz 2008 MİT’in Ergenekon listesi...
    • 12 Temmuz 2008 İran savaşı yaklaşıyor mu?
    • 10 Temmuz 2008 Ölümün askerleri
    • 8 Temmuz 2008 Öksüz Çocuk Eldiveni...
    • 5 Temmuz 2008 Dağbaşı
    • 28 Haziran 2008 Bir Türk neye bedel?
    • 26 Haziran 2008 Türkiye-Almanya
    • 21 Haziran 2008 ‘Kamuoyunu TSK çizgisine getirmek’...
    • 13 Haziran 2008 Gerçekten cevap bu mu?
    • 11 Haziran 2008 Askeri sopa ile özen...
    • 2 Haziran 2008 Elitist mi, kitlesel mi?
    • 1 Haziran 2008 Sizi muhatabınız belirler...
    • 28 Mayıs 2008 Sivas’ın doğusu...
    • 25 Mayıs 2008 Danıştay ne karar verecek?
    • 24 Mayıs 2008 Birinci Cumhuriyet’in sonu mu?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,597 µs