En Sıcak Konular

Ali İhsan Karahasanoğlu
Vakit

Ali İhsan Karahasanoğlu
0 0 0000

Ben anlatayım size, adli sistemin halini!



Adalet Bakanlığı bütçesi tartışılırken, AKParti Kırıkkale Milletvekili Mustafa Özbayrak, soru-değerlendirme karışımı güzel bir tesbit yapmış: “Adlî sistemin dışarıdan görüntüsü son derece ‘kaotik’!. Sonu '-tay'la biten birçok mahkeme ve bunların içinde de yığınla daire...

 Ancak, bu mahkemeler ne iş yapar, hangi davalara bakar, bunlara nasıl müracaat edilir, ne tür hizmet sunarlar, doğrusu benim meçhulüm!”
Sayın Özbayrak hukukçu olmadığını belirterek bu yorumu yapmış!
Ama bence, iğneli mesajı da tam oturtturmuş!
Zaten mesaj anlaşılmış olmalı ki, eleştirilen kesimin sözcüleri hemen yerlerinden zıplamış.. Önce CHP Muğla Milletvekili Gürol Ergin müdahale etmiş: "O tay nereden çıktı?" diye sormuş!
Devam etmiş, "Tay, tay diyerek, Danıştay’a, Sayıştay’a, Yargıtay'a hakaret ediyor" demiş.. Batak üç bankada (Toprakbank, Bankekspres, Kentbank) görev yapan CHP Malatya Milletvekili Mevlüt Aslanoğlu karışmış tartışmaya: "Sayıştay'dır, Danıştay'dır, Yargıtay'dır" diyerek “tay”lardan amacın ne olduğunu yorumlamış..
Oysa kimsenin, genel olarak; o ismi geçen yargı organlarına hakaret ettiği yok. Somut bazı eleştiriler yöneltilmek isteniyor, hepsi o kadar..
Sayın Özbayrak, nezaketen “Hukukçu değilim” diye konuya girmişse de, hukuk alanında olmasa da, kendisi bir profesör. Az çok bilir bu işleri.. O nezaketen bilmediğini söylemiş, biz tüm halkımızın bilmesi için, “hukukçu sıfatıyla” açalım biraz konuyu..
Sormuştu ya sayın Özbayrak, “Bunlara nasıl müracaat edilir” diye.. Verelim cevabımızı: “Dilekçe ile..”
Yazdınız mı bir dilekçe, davalı ile davacıyı gösterin, bir de iptalini istediğiniz işlemi, tamamdır artık davanız..
“Tamamdır” dediysek, “Hepinizin davasına, aynı koşullarda, aynı objektiflikte, aynı sürede bakılacaktır” demiş olmadık, aman yanlış anlamayın!
Kimisinde kararın içeriğinde yaşarsınız eşitsizliği. Kimisinde davanın süresinde.. Kimisinde de başka tali noktalarda..
Örnek mi?
Son günlerde verilen bir karardan başlayalım.. Biliyorsunuz, K.Irak olayları ile ilgili, özellikle de kaçırılan askerlerle ilgili olarak, Hükümet bazı ayrıntıların televizyonlardan yayınlanmasına yasak getirmişti. Bir televizyon da, bu yasağın iptali için dava açmıştı.
Kaç günde bitti bu dava?
İki günde..
Yürütmeyi durdurma.. Arkasından itiraz.. Ona da anında red..
İşte bu kadar!
Peki, Danıştay’da bütün davalar bu hızda mı bitirilir?
Orada dur işte..
Davaların çeşitleri vardır.. Kimi davalar hızlı görülür, kimisi de nadasa bırakılır! Öyle bir yıllık falan değil, birkaç yıllık zaman gerektiren nadastır bu bekleme..
Danıştay’a giden bir davanız yoksa, tanıdığınız bir hukukçuya sorun. Hiçbir şey yapamıyorsanız, bir internet sitesinden, bir kitaptan, Danıştay kararlarından bir örnek alın elinize.
Açılış yılını gösteren “esas” nosunun yılına bir bakın. Bir de “karar” yılına..
Bakın bakalım, arada kaç sene var!
Ortalaması, 2 yıl.. 3; hatta dört yıl olanları bile var..
Evet, dile kolay, vatandaşın dosyasının, itiraz üzerine gittiği yüksek yargıda, dört yıl bile beklediği oluyor!
Ama kimi davalar da, böyle iki-üç günde bitiriliveriyor işte...
“Kanunda bazı düzenlemeler var. Acil işler var. Normal işler var” diye açıklama getirebilir bazı arkadaşlar!
Ama insaf edin.. Bir dosya, 3 yıl, 4 yıl bekler mi hiç?
Bu kadar bekleyen davadan, hayır mı gelir artık?
Tek örnekle yetindiğimi sanmayın..
Açın türban ile ilgili bir dava..Bakın kaç senede karar veriliyor! Açın katsayı adaletsizliği ile ilgili bir dava.. Bakın kaç senede sonuçlanıyor!
Siz unutursunuz artık davanızı. Bir gün postadan bir zarf gelir, adresiniz bile değişmiştir, “yeni adrese sevk” notu ile gelip bulmuştur sizi, postacı kardeşimiz tutuşturur elinize.. Hoş; karar olumlu da değildir ya.. Davanızın reddi bile 3 yıl, 4 yıl sürmüştür...
Ama Açıköğretim Lisesi’ne, meslek liselilerin de kaydolması ile ilgili yönetmelik değişikliği hakkında, bir sendika iptal davası açarsa, karar anında şipşak çıkar!
Daha imtihan dönemi gelmeden, gerekçeli karar hazırdır, elinize verilir hemen!..
Tabii bu tür davalarda da, davanın reddi değil, hep “işlemin iptali” yönündedir kararlar!
“Şu hak verilmesin, bu hak tanınmasın” şeklindedir kararlar!
İşte sayın milletvekilim..
O dediğin mahkemeler, bu işleri yaparlar..
Böyle çalışırlar..
Böyle karar verirler..
Sen “-tay” deyince, hemen “Sayıştay, Danıştay, Yargıtay demek istiyor” diyen CHP’li Mevlüt Aslanoğlu var ya.. İşte o da, çok iyi bilir bu işleri.. Bir süre çalıştığı batık banka Kentbank’ta “yolsuzluk yoktur” diyen, o yüksek yargı organlarından birisidir. Aslanoğlu’nun genel müdürlük yaptığı, sonradan batan Toprakbank’ın kilitlenmiş davaları, yine o yüksek yargı organlarından birisindedir.
Bilmem anlatabildim mi?
Daha açık mı yazayım?
Kusura bakmayın, daha açık nasıl yazayım ki?


Bu yazı 857 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Anlayana sivri sinek anlamayan davul zurna sinek ee..
    • 16 Ağustos 2008 Maliye Bakanlığı cevap verdi, ya diğerleri?
    • 14 Ağustos 2008 Fikret Bila, namazdan niye rahatsız oluyor?
    • 14 Temmuz 2008 Onların gücü, bizim ‘dik duruş’ eksikliğimizden!
    • 12 Temmuz 2008 Yasakçı Tuğcu, böyle saçmaladı!
    • 5 Temmuz 2008 Ergenekon’da öyle, AK Parti’yi kapatmada böyle!
    • 28 Haziran 2008 RTÜK bile uyursa, Anayasa Mahkemesi ne yapacak ki?
    • 27 Haziran 2008 “Bedevi”nin arkasındaki gerçek!
    • 21 Haziran 2008 Doğan saldırılarının arkasında ne var?
    • 13 Haziran 2008 Bak sen, şu ANKA kuşuna!
    • 12 Haziran 2008 “Sı-nır-lı-dır” ne demek, izah etseniz ya!
    • 1 Haziran 2008 50 yıllık gazeteciden(!) gazete düşmanlığı!
    • 28 Mayıs 2008 ‘Kapatma kararı’ndan daha vahim olan..
    • 25 Mayıs 2008 Tartışma örtü yasağıysa, MHP’nin safı neresi?
    • 24 Mayıs 2008 Yargıtay, kapatılmamaya “heves”’ dedi!
    • 21 Mayıs 2008 CHP % 95, AK Parti % 4.. Normal mi bu?
    • 19 Mayıs 2008 ‘Köşeler babamızın malı mı?’dan ‘gazeteler babamızın çiftliği’ne!
    • 14 Mayıs 2008 Bir dönem, emekliliklerle kapanıyor!
    • 10 Mayıs 2008 Hataların sebebi, yargıya baskı mı?
    • 10 Mayıs 2008 Hataların sebebi, yargıya baskı mı?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,492 µs