En Sıcak Konular

Ali İhsan Karahasanoğlu
Vakit

Ali İhsan Karahasanoğlu
0 0 0000

Darbeci, yasağı nasıl koymuş!?



Son konuşan da Kenan Evren olmuş!
Konuşan bütün emekli paşaların, temel hareket noktalarının ipucunu vermiş adeta..
Tabii anlayana..

Somut olay “Kürtçe konuşma” yasağı ile ilgili.. Bugün gelinen noktada, hata olarak görüyor Evren Paşa, “Kürtçe yasağı”nı..

“Bunda ne var?” diyeceksiniz!..

Bence de bir şey yok. İngilizce, Fransızca eğitim verilen bir ülkede, hatta üniversitelerde yabancı dilde eğitim yapıldığı halde, siz bir köydeki vatandaşımıza “Kürtçe konuşmayacaksın” nasıl dersiniz?

Demişler.

Şimdi pişmanlar..

Oldu-bitti mi?

Bitmedi.. Esas burada başlıyor ibretlik ders!

Yasağı nasıl koyduklarını anlatıyor Evren Paşa..

Böylece darbe döneminin mantığını çözmüş oluyoruz.

Nasıl konulmuş yasak?

Şöyle konulmuş.. Paşamız anlatıyor: “Ben Devlet Başkanı'yken, bir köyde ilkokula gittim. Üçüncü sınıfa mı, dördüncü sınıfa mı girdim, hatırlamıyorum. Açtım kitabı, oku şunu dedim çocuğa. Kem-küm, çocuk okuyamıyor.  Dördüncü sınıfa gelmiş, Türkçeyi okuyamıyor. Kızdım. Orada söyledim. Öğretmene döndüm, 'Dördüncü sınıfa gelmiş, Türkçeyi okuyamıyor, bu nasıl iş?' dedim. Sonradan anlaşıldı ki, öğretmen de Kürt. Kürtçe yapıyor tedrisatı. Döndüm ve Kürtçe yasağını koyduk. Kürtçe tedrisat yapılamaz dedik.”

Olay bu işte!

Darbenin de, darbe anayasasının da, darbe döneminin kurallarının da özeti bu!

Bir şeye kızıyorsunuz, dönüp yasağı koyuyorsunuz!

Bu kural bir ihtiyaç mıdır, olması gereken midir, sonuçları neler olabilir?.. Hiçbir sorgulama yok!

Darbeci paşamız; bir okula gitmiş, öğrenciler Türkçe kitabı okuyamamışlar!

Öğretmenleri bile Türkçe değil, Kürtçe biliyormuş!

O halde koyun gitsin, “Kürtçe yasağı”nı..

“Sonra neler olabilir”miş, hiç düşünür mü o kafa?

Düşünmez...

Terör örgütü bu yasağı istismar edip, yüzmilyarlarca dolarlık zarara, her şeyden önemlisi 40 bin insanımızın kaybına sebep olacak olaylar zincirini başlatırmış..

Hiç önemli değil. Ne demişti Paşamız: “Döndüm ve Kürtçe yasağını koyduk.”

Konunun özeti budur işte..

Bütün olayları, siz de bu pencereden değerlendirin işte..

Değişecek anayasayı bu açıdan değerlendirin. Kaldırılmaması için hâlâ direnilen yasakları, devlet ile milletin kaynaşmasının önündeki engelleri hep bu açıdan değerlendirin..

“Anayasa’ya hüküm konulduğuna göre; kanun çıkarıldığına göre, çok önemli bir konu” diye düşünüp, sorunları büyütmeyin gözünüzde..

Hepsinin arkasında; bir şeye kızıp, “koyun yasağı” diyen bir askeri anlayış vardır mutlaka!

O çok bilmiş anayasa hukukçularını, tıp doktoru/kimya mühendisi olduklarına bakmadan size hukukçuluk taslayan rektörleri, bu bilgi ışığında dinleyin. Yüzyüze geldiğinizde olmasa da; televizyon ekranlarından seyrederken, yüzlerine tükürün.

“İşte” deyin, “Sizin savunduğunuz darbe anayasasının mimarının itirafı.”

Adamın kafa yapısı, küçücük bir sorunu bile, hemen “yasak” ile çözüyor! Daha doğrusu çözdüğünü sanıyor!

“Kürtçe yasağı”nı; böyle lokal bir olaydan sonra, fevri bir davranışla koyan darbecinin kendi döneminde ihdas edilen diğer hukuk kurallarının, düşünülüp/danışılıp/tartışılıp konulduğunu mu sanıyorsunuz siz?

Şaşarım size..

O anayasanın hemen tamamı, benzer mantıkla hazırlanmıştır.

Büyük ideolog Evren’in, orgeneral olana kadarki büyük hayat tecrübesi ile edindiği kazanımlar doğrultusunda hazırlanmıştır o anayasa.

YÖK’üyle, Cumhurbaşkanı’nın yetkileriyle, diğer üst kurumları ile.. Hepsi, darbecinin isteği doğrultusunda hazırlanmıştır..

Başörtü yasağı da, darbecinin mirasıdır bize.. Hatırlarsanız, “Peygamberimiz döneminde, kadınların saçları çorbaya dökülüyormuş, onun için başörtü farz kılınmış” gerekçesi sunup, “Artık böyle bir sakınca olmadığına göre, başörtü takmaya da gerek yok” fetvası vermişti darbecimiz. Ve böylece başlamıştı üniversitelerde başörtü yasağı!

Şimdi anlı-şanlı profesörler bu yasağı savunuyorlar!

Bir bilseler; bu yasağın mimarının, okuldaki öğrenciye kafayı bozup, “Kürtçe yasağı” koydurduğunu. “Çorbada saç çıkma” konusuna kafayı takıp, “artık ne gerek var” diyerek “başörtü yasağı” koydurduğunu!

Bilmiyor garipler..

Veya bilmezden geliyorlar..

Temennimiz; yasakçıların kendilerinin bile itirafta bulundukları bu dönemde, yasakçıların bugünkü temsilcilerinin de artık gerçeği görmeleri!



Bu yazı 709 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Anlayana sivri sinek anlamayan davul zurna sinek ee..
    • 16 Ağustos 2008 Maliye Bakanlığı cevap verdi, ya diğerleri?
    • 14 Ağustos 2008 Fikret Bila, namazdan niye rahatsız oluyor?
    • 14 Temmuz 2008 Onların gücü, bizim ‘dik duruş’ eksikliğimizden!
    • 12 Temmuz 2008 Yasakçı Tuğcu, böyle saçmaladı!
    • 5 Temmuz 2008 Ergenekon’da öyle, AK Parti’yi kapatmada böyle!
    • 28 Haziran 2008 RTÜK bile uyursa, Anayasa Mahkemesi ne yapacak ki?
    • 27 Haziran 2008 “Bedevi”nin arkasındaki gerçek!
    • 21 Haziran 2008 Doğan saldırılarının arkasında ne var?
    • 13 Haziran 2008 Bak sen, şu ANKA kuşuna!
    • 12 Haziran 2008 “Sı-nır-lı-dır” ne demek, izah etseniz ya!
    • 1 Haziran 2008 50 yıllık gazeteciden(!) gazete düşmanlığı!
    • 28 Mayıs 2008 ‘Kapatma kararı’ndan daha vahim olan..
    • 25 Mayıs 2008 Tartışma örtü yasağıysa, MHP’nin safı neresi?
    • 24 Mayıs 2008 Yargıtay, kapatılmamaya “heves”’ dedi!
    • 21 Mayıs 2008 CHP % 95, AK Parti % 4.. Normal mi bu?
    • 19 Mayıs 2008 ‘Köşeler babamızın malı mı?’dan ‘gazeteler babamızın çiftliği’ne!
    • 14 Mayıs 2008 Bir dönem, emekliliklerle kapanıyor!
    • 10 Mayıs 2008 Hataların sebebi, yargıya baskı mı?
    • 10 Mayıs 2008 Hataların sebebi, yargıya baskı mı?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,497 µs