En Sıcak Konular

Mehmet Altan
Star

Mehmet Altan
0 0 0000

Kanlı hamaset petrol pompası mı?



Öncelikle... İçerdeki savunma zaaflarını gidermeye. Sınırlarımız içinde askerimizin bu kadar kolayca şehit edilemeyeceği bir ortam oluşturmak için alınacak tedbirleri tartışamayanlar...

Ülkenin güçlenmesini istemekten bile çekinenler...Şimdi ortaklaşa hamasete gaz veriyorlar.

Çocuklar ölüyormuş...

Daha fazla ölebilirlermiş...

Umurlarında bile değil.

***

Vuralım...

Kıralım...

Gidelim...

Alalım...

Çok büyük zorluklar çıkabileceğini söyleyen her aklıselim sahibi insana ‘hain’ muamelesi yapmaya yeltenen kolaycı bir çığırtkanlık.

İnsanlarımızın kılına halel gelmesini önlemek mi esastır, Galiçya’da, Sarıkamış’ta olduğu gibi binlerce çocuğu boş yere heba etmek mi?

***

Aslında belki de akılcı soruların anlamı yok.

Neden mi?

Çünkü petrol tekelleri şimdi ‘akıl tutulmasına’ uğramış bir çığırtkanlığı fazlasıyla desteklemekte.

Ve o güçlü tezgahı aşmak kolay değil.

Bilmiyorum, izliyor musunuz?

Biz içerde çocuklarımızın şehit edilmelerine kan ağlarken, petrolcülerin kárları katlanarak büyüyor.

Biz ölüyoruz, onlar para kazanıyor.

***

ABD’de ham petrol fiyatı nereye yükseldi?

Doksan üç dolar 80 sente.

Brent petrolü ne kadar?

Doksan dolar 49 sent.

Yani Türkçesi ne?

Türkçesi, petrol fiyatları ‘tüm zamanların’ en yüksek seviyesinde...

Petrolcüler para kırmakta.

***

Bu ani ve sıkı artışın sebebi ne peki?

İçinde bulunduğumuz acılı ve sıkıntılı durum.

Petrolcüler, Türkiye’nin ‘sınır ötesi harekat’ hazırlığından ‘kár’ dokumaktalar.

Topyekün bir harekat halinde bölgenin içinden çıkılmaz büyük bir kaosa dönüşebileceği ihtimali, petrolcünün iştahını artırıyor.

Bu ihtimali söyleye söyleye petrol fiyatlarını artırmaktalar.

***

George Bush ile birlikte dünyadaki egemenlik silahçılarla, petrolcülerin eline geçti.

Maraza çıktıkça...

İnsanlar öldükçe...

Kurşun sıkıldıkça...

Hem silahçı, hem petrolcü para kazanmakta.

Şimdi de Türkiye bu oyunun bir parçası haline getirilmek mi isteniyor?

En azından petrol fiyatlarını yükseltmek için istikrarsız bir resmin içine konulmasına mı çalışılıyor?

***

Hamasetten hep korkarım...

Türkiye’de ‘en milliyetçi’ geçinenin en hızlı baz morfinci çıktığı çok görüldü.

Şimdi ‘zaafımızı tartışmayalım ama hesapsız kitapsız kan ve gözyaşına dalalım’ diyenlerin sesleri artıkça...

Petrolcüler dolar basıyor.

Hamaseti petrol pompası haline getirmek istemiyorsak, ülke sevgisinin ‘daha fazla akıldan’ geçtiğini de bu kadar çabuk unutmamamız gerekiyor.

Çocuklarımızı kurtarmak için akla ihtiyacımız var.

Kolayca söylenen boş laflara değil.

Burada bahsettiğimiz insan hayatı çünkü.

BaŞyazara not:

Öyle demagojilerle, laf kalabalıklarıyla, küfürlerle elimden kurtulamazsın.

Sen şimdi 25 Nisan 1998 tarihli yazını yayınlayacaksın...

Altına diyeceksin ki, ‘ben dürüst, ahlaklı bir adamım, bu yazıda yazdığım her şey doğrudur.’

Ya da, ‘ben ahlaksız, sefil bir yalancıyım, bu yazıda yazdığım her şey iftiradır, ben iftira attım’ diyeceksin.

Sen yaptığını unutturmaya çalışıyorsun ama unutturamazsın. Senin hedef gösterdiğin adamlar vuruldu, işten atıldı, hayatlarıyla oynandı.

Normal bir ülkede senin yaptığını yapan adamı bir gazeteden içeri bile sokmazlar.

Sen ne yüzle yazı yazabiliyorsun, anlamıyorum.

Bir de, benim ‘akademik’ düzeyimle ilgili bir şeyler söylemişsin. Sende şuur eksikliği olabileceğini düşündürüyorsun.

Ahlak gibi, dürüstlük gibi, eğitim de senin kalem oynatabileceğin bir alan değil. Benim profesör olduğum yaşta sen zor bela hukuk fakültesini bitirmeye çalışıyordun. Sen kim, akademik değerlendirme kim.

Sen olduğundan başka biri olmak, başka biri gibi görünmek istiyorsun. Haklısın. Kim senin gibi olmak ister. Sen bile istemezsin.

Ama sen sensin.

Bunu değiştiremezsin.

Böyle giderse her sabah sana kim olduğunu bir daha hatırlatacağım.


Bu yazı 629 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Oku bakayım...
    • 16 Ağustos 2008 Beş yıl önce neredeydiniz?
    • 14 Ağustos 2008 Ahmedinejad’la...
    • 12 Ağustos 2008 Saakaşvili Tolstoy okudu mu?
    • 31 Temmuz 2008 ‘Kapatma ama hırpala..’
    • 14 Temmuz 2008 MİT’in Ergenekon listesi...
    • 12 Temmuz 2008 İran savaşı yaklaşıyor mu?
    • 10 Temmuz 2008 Ölümün askerleri
    • 8 Temmuz 2008 Öksüz Çocuk Eldiveni...
    • 5 Temmuz 2008 Dağbaşı
    • 28 Haziran 2008 Bir Türk neye bedel?
    • 26 Haziran 2008 Türkiye-Almanya
    • 21 Haziran 2008 ‘Kamuoyunu TSK çizgisine getirmek’...
    • 13 Haziran 2008 Gerçekten cevap bu mu?
    • 11 Haziran 2008 Askeri sopa ile özen...
    • 2 Haziran 2008 Elitist mi, kitlesel mi?
    • 1 Haziran 2008 Sizi muhatabınız belirler...
    • 28 Mayıs 2008 Sivas’ın doğusu...
    • 25 Mayıs 2008 Danıştay ne karar verecek?
    • 24 Mayıs 2008 Birinci Cumhuriyet’in sonu mu?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,387 µs