En Sıcak Konular

Avni Özgürel
Radikal

Avni Özgürel
0 0 0000

Türklük ve Kürtlük meselesi



TBMM bu dönemde gerek siyasal ve fikri açıdan, gerekse kültürel manada temsil sorunu, dolayısıyla meşruiyet tartışması olmaksızın çalışacak. Bunun Türkiye açısından şans, kaçırılmaması gereken bir fırsat olduğunun altını çizerek başlamak istiyorum.
Bu durum en başta iktidar partisi AKP için şans. Zira, herhalde dış ilişkilerde hükümetin elini güçlendirecek bir Meclis fotoğrafı var. Keza; şayet Başbakan seçim sonuçlarının alınmasından sonra AKP genel merkezinde yaptığı açıklamada samimiyse -ki şu an için samimi olduğundan şüphelenmeyi gerektiren bir sebep yok- Türkiye, demokrasisini güçlendirerek çağdaş bir devlet yapısını inşa şansını yakalanmış sayılabilir. Bu şansı kaçırıp kaçırmayacağımızı AKP'nin hazırlanan anayasa taslağı üzerinde en geniş manada uzlaşma sağlama taahhüdüne uygun davranıp davranmadığına bakarak göreceğiz.
Buraya kadar yazdıklarım işin iktidarla alakalı ve dertlerimizden sadece biriyle ilgili yanı. Oysa bir diğer mesele önemi artmış şekilde önümüzde duruyor:
Türklük- Kürtlük...
Bu konuda DTP'nin Meclis'e girmiş olmasının önemli ve olumlu bir aşama olduğuna şüphe yok. Hemen ifade edeyim ki seçilen DTP'li milletvekillerini aksini düşünmeyi gerektiren beyan ve girişimleri olmadığı takdirde geçmişte söyledikleri ve halleriyle değerlendirmek yanlış olur.
Bunun ötesinde, genel beklenti ve temeninin aksine, ben bu milletvekillerinin Öcalan'a nispetleri oranında sorunların çözümüne katkı sağlayacaklarını düşünüyorum. Şayet öyle değilse ilk rüzgârda yıkılmaya mahkûm kâğıttan kule yapmakla vakit kaybederiz. Bu çerçeveden bakarak açık söylemem gerekirse DTP'lilerin TBMM'de çalışmaya başlarken benimsedikleri olumlu tavır konusunda da ihtiyatlı bir iyimserlik içinde olmak gerektiği kanısındayım. Söz konusu yaklaşım milletvekillerinin kafalarından çıktıysa bunun manası başka olur; Öcalan'ın isteği doğrultusunda bu kararı verdilerse anlamı ve sonuçları başka olur. Şayet ikinci ihtimal doğruysa -ki PKK'ya yakın kaynaklarda milletvekillerinin hareket tarzına dair kayda değer bir eleştiri olmaması manidardır- akıl bu yaklaşımın arkasının geleceğini, gelmesi gerektiğini düşünmeyi gerektirir.
Siyasi bakımdan DTP'nin hareket planı herhalde 'milletvekili yemini töreninde olaya sebebiyet vermemek' diye özetlenebilecek açılış cümlesinden ibaret olmasa gerektir. Meclis grubu teşekkül ettikten sonra yap-bozun diğer parçalarını görmeye başlarız. DTP'nin derdinin 'üzüm yemek mi bağcı dövmek mi' olduğu ancak o zaman belli olur. Bu aşamada müspet düşünmekte ve gelecek konusunda ümitvar olmakta yarar var. Tahminde bulunmayı sevmem, ama sezdiğim; Öcalan'ın Kuzey Irak'ta giderek köşeye sıkışmakta olduğunu, eylem kabiliyetini korusa bile piyon konumuna sürüklendiğini gördüğü, o nedenle Ankara'yla bir şekilde uzlaşıp sisteme dahil olmanın zeminini yakalamaya çalıştığıdır.
Önümüzde duran tabloya terör, şiddet, mayın, PKK ve Öcalan diye yaklaştığımızda kandan başka bir şey görmek, öfkeli çığlıklardan başka bir şey işitmek imkânsız. Oysa DTP bu noktada başarılı 'maske' olursa belki de partinin misyonu budur- insanlar pekâlâ tabloya başka bir pencereden bakmaya başlayabilirler. Meselelerin Meclis çatısı altında tartışılıyor olması, nihai çözüm bulunmasa bile orta vadede önemli oranda mesafe katedileceğine dair umut doğabilir. Bu da küçümsenecek bir şey değildir.
Risk yok mu, var. Hem de yüksek oranda risk var. Sezgilerimde haklıysam, önümüzdeki süreç ülkemizin birlik ve bütünlüğü açısından karamsar olmamaya imkân vermesi yanında provokasyonlara hazırlıklı olmayı da gerektirir. Zira geride bıraktığımız 25 yılda terör ve terörle mücadele siyasal söylemin ötesinde varlığını koruma konusunda direnç kabiliyeti yüksek 'sektör' haline geldi. Dolayısıyla 'bitti' denildiğinde evlinin evine köylünün köyüne döneceği noktayı çok aştık. Basit ölçekte şirket tasfiyesinin bile uzun zaman aldığını unutmayın. PKK üzerinde her biri farklı hatta bir birinin tam zıddı hesaplara dayalı fazla oyun var şu ara.
İpe çıktık. Seyircilerin bağırıp çağırmasına takılıp dengemizi de kaybedebiliriz, çubuğu doğru kullanıp düzlüğe de çıkabiliriz.
Yazıyı MHP lideri Bahçeli'nin Türkiye'nin ulusal birliğini hedefleyen, milliyetçiliğin etnik farklılıklardan kaynaklanan kırılmaları derinleştirmek olmadığını gösteren tavrından dolayı alkışlayarak bitirmek istiyorum.



Bu yazı 1,399 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 18 Nisan 2010 Doğum gününde sevgiliyi hatırlamak...
    • 3 Ekim 2008 Gerçek gündem ve eğlence
    • 14 Ağustos 2008 Bir test, 2 bin ölü!
    • 30 Temmuz 2008 İddianamenin şifresi
    • 12 Temmuz 2008 Ordu ne düşünür?
    • 2 Temmuz 2008 AKP davası ve Ergenekon
    • 26 Haziran 2008 Travma!...
    • 21 Haziran 2008 Yeni dönemde Tayyip Erdoğan ve...
    • 12 Haziran 2008 Yargı kılıf işlevi görmeye başlarsa!..
    • 28 Mayıs 2008 Kritik dönemeç
    • 21 Mayıs 2008 Mahkeme nasıl kışkırtılır?
    • 14 Mayıs 2008 Sahtelik, devlet ve siyaset
    • 8 Mayıs 2008 Erdoğan’ın yol haritası
    • 30 Nisan 2008 CHP değişirse her şey değişir!..
    • 23 Nisan 2008 Laikliği masaya yatırmak!
    • 16 Nisan 2008 Perdeyi kaldırmak
    • 9 Nisan 2008 AKP nasıl kurtulmaz?
    • 2 Nisan 2008 Tayyip Erdoğan
    • 26 Mart 2008 Başımıza gelenler...
    • 19 Mart 2008 Siyasi tarihin ayıplı sayfaları

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,490 µs