En Sıcak Konular

Behiç Karahisarlı

AYKIRICA
Behiç Karahisarlı
0 0 0000

PKK'lı babasına göre terörün çözümü



Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan, gerek seçimlerden önce, Cumhurbaşkanlığı sürecinde ve son olarak tezkere olayında her defasında ısrarla “Demokratik Toplum Partisi (DTP) milletvekillerinden PKK’yı terör örgütü ilan etmelerini” istiyor.

Erdoğan bu açıklamalarında, “PKK’yı terör örgütü olarak ilan etmeyen bir siyasi partiyle diyalog olamayacağını” savunarak sürekli bunu gündemde tutmaya çalışıyor.

Başbakan’a birileri bu yaptığının barış ve kardeşlik açısından doğru olmadığını anlatmalı. Anlatmalı çünkü bu tavır, ne çözüm, ne dayanışma ne de samimiyet getirir.

Bugün Türkiye sınırları içerisinde yaşayan yüz binlerce kişi, “Öcalan siyasi irademdir” kampanyasına imza atmışsa, öyle veya böyle bazı illerde bu örgüt ve liderine sempati inanılmaz derecede yüksekse, DTP milletvekilleri de bunlardan oy almışsa, onlardan bu talepte bulunmak ne kadar yerinde olur..?

Varsayalım Sayın Erdoğan’ın çağrısına uyarak DTP’liler PKK’lılar için “Terörist” dedi. Bu neyi değiştirecek? En başta Erdoğan olmak üzere buna kim inanır? Bu durum partisinde ve tabanında nasıl yankılanır. Dahası buna kim inanır.
Şunu samimi olarak ortaya koyalım; eğer DTP’lilerin PKK militanlarına “terörist” demesi sorunu çözecekse eyvallah.. Ama korkarım bu sorunu çözemeyeceği gibi, demokratik yollardan ulaşılacak çözüme de ciddi darbe vurabilir. Bu durum; hem DTP’lileri ikiyüzlü olmaya zorlar, hem de şu haliyle bile, Abdullah Öcalan tarafından taviz verdiği düşünülen DTP’lilerin, gözden tamamen çıkarılarak daha farklı çözüm arayışlarına yönelmelerine hız kazandırabilir.

***

Türkiye yaklaşık 30 yıldır bu örgütle savaşıyor. Resmi rakamlara göre 300 milyar dolar ekonomik zarar edilmiş. Binlerce asker, on binlerce sivil hayatını kaybetti. Ama sonuçta ne oldu? Kara Kuvvetleri Komutanı İlker Başbuğ’un ifadesiyle, ne dağa çıkanlar önlenebildi, ne de PKK ile savaşta başarı kazanıldı.

Yani bu durum artık birilerine farklı çözümler düşündürmeli. Mesela ben bugüne kadar yapılan onca operasyonun, parti kapatmaların ve baskıların hiç birinin, sadece Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün bir Güneydoğu gezisi kadar etkili olduğunu zannetmiyorum. Zira, Sayın Cumhurbaşkanının o gezisi, hem PKK’yı hem Abdullah Öcalan’ı, hem de DTP’yi ciddi anlamda ürkütmüştür. Halk, devleti yanında görmüş, hele Diyarbakır’da Cuma namazı kılması yok mu, büsbütün herşeyi bitirmiştir. Bu da, terörle asıl mücadelenin insanların kafasına vurarak değil, şefkat, yatırım, kardeşlik ve onlara değer vererek yapılacağını bir kez daha göstermiştir.

Sayın Gülün Diyarbakır’da Cuma namazı kıldığı gün aklıma, 22 Temmuz seçimleri öncesi yine Diyarbakırlılarla yaptığım konuşma geldi. Zira, Diyarbakır Ulu Camii önünde vatandaşlarla sohbet ederken, oğlunun birinin dağda olduğunu söyleyen bir baba, “Ne zaman Cumhurbaşkanı, Genelkurmay Başkanı ve Başbakan şu Ulu Camii’de halkla omuz omuza namaz kılarsa o zaman terör biter. Ama bunu rol için değil, samimi olarak yapacaklar” demişlerdi. Belki bu üçünün Diyarbakır’da namaz kıldığını henüz göremedik, ama sadece Gül’ün orada namaz kılması bile 30 yıllık terörle mücadelede en etkili olay olmuştur eminim.

Evet… Çözüm aslında belli, bu toprakların özellikle de o bölgenin rengi İslam.. Devlet bu insanlara, “çocuğunuza, kardeşinize terörist deyin” demeyi bırakmalı, inatlaşmayı ve inkarı terk ederek, İslam’la barışmalıdır. Sayın Erdoğan da, DTP’lileri iki yüzlü olmaya zorlamaktansa, Ulu camii önünde konuşan vatandaşın sesine kulak vermelidir.



Bu yazı 1,708 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Temmuz 2016 Yanılıyorsun Hey Ahmet Hakan
    • 16 Kasım 2007 Mustafa Kemal’in dediği ‘Gül’ü Erbakan mı yetiştirdi
    • 30 Ekim 2007 Cumhuru tehdit gören, cumhuriyeti tehdit eden askerler
    • 20 Ekim 2007 PKK'lı babasına göre terörün çözümü
    • 2 Ekim 2007 Yeni anayasa gerçekten “sivil” olabilir mi?
    • 29 Ağustos 2007 Başkomutana askerleri tavır alıyor, “Çelik Disiplin”/sizlik/ bu olsa gerek...
    • 28 Ağustos 2007 Gül’ün eşi de gelmedi askerler de.. Ne acı değil mi?
    • 24 Ağustos 2007 Ve, 'sıkmabaşlı kadın' medyada yer almanın yollarını keşfetti...
    • 14 Ağustos 2007 Şövalyelik size kalsın Çankaya Cumhur’a yeter
    • 9 Ağustos 2007 Ertuğrul Özkök'e "sessiz" dilekçe!
    • 7 Ağustos 2007 Gül’ün çekilmesi milleti aldatmaktır
    • 5 Ağustos 2007 Kusura bakmayın ama, asıl yemini Leyla Zana yapmıştı...
    • 31 Temmuz 2007 Kemalizm “tabu” ya da "dogma" mıdır?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,788 µs