En Sıcak Konular

Mehmet Altan
Star

Mehmet Altan
0 0 0000

Sadece tek ölçü...



TBMM cumartesi günü açıldı.. DTP ile MHP arasındaki ‘parlamenter nezaket’ teatisi bile topluma iyi geldi.. Aslında.. 22 Temmuz seçimleri Türk halkının gerginlikten hiç hoşlanmadığını bir kez daha ve çok net bir biçimde ortaya koydu..


Kuzey Irak’a girmekten tutun da ‘idam’ spekülasyonuna kadar, şiddetten oy toplamak isteyenler başarılı olamadı..

Daha sakin duran Ak Parti çok daha büyük oranda desteklendi.

Peki sakinlik..

Çürümüş sakıza dönen ifadlerle söylersek istkrar..

Ve huzur nasıl kalıcı olabilir?

Bunun tek bir cevabı var:

Herkesin ‘anayasa ve yasalara’ uymasıyla..

Herkesin tartışma zeminini ‘evrensel hukuk kurallarıyla’ sınırlamasıyla..

Herkesin ‘temel hak ve özgürlükler Şart’ını’ amentü kabul etmesiyle..

***

Şimdi...

27 Nisan gününe geri dönelim..

Abdullah Gül cumhurbaşkanı adayıydı..

Meclis ilk tur oylamayı yapmıştı..

CHP’de hiç görmediğimiz bir yola başvurarak, o güne kadar uygulanmasına itiraz etmediği duruma yeni yorum getirerek Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuştu..

Gece yarısına yarım saat kala ne oldu?

Askerler anaysal bir suç işleyerek muhtıra verdiler..

Meşru bir süreci zorla tıkadılar..

Ne yazık ki, anayasa ve yasaların oluşturması gereken zeminin böylesine zorlanması tüm siyasal partileri ayağa kaldırmadı..

CHP ilk andan itibaren bu gayrı meşru girişimi destekledi..

ANAP ve DP de dolaylı bir onay verdiler..

Ve parlementer rejimin anayasaya göre ‘vazgeçilmez unsurları’ hukuktan yana çıkmadılar.. Zora ve şiddete dönük bir gelişmeden yana tavır aldılar..

Böyle bir ülkede huzur ve istikrar olur mu?

Huzur ve istikarar istiyorsan meşru kuralları destekliyeceksin..

Hem zorbalığa prim ver, hem de sükünet ara, mümkün mü?

***

22 Temmuz herekese gereken cevabı verdi.. 27 Nisan muhtırasıyla varoluşu ağır darbe yiyen parlemento meşruiyetini tazeledi..

Önceki gün de ilk oturumunu gerçekleştirdi.. Anayasal düzenin, kendi arzuladıkları tabloyu görmeyince herkesin içine kolayca sinmediği de ortada..

Zaten sorunda burada..

TBMM açılışına cumhurbaşkanı ve askeriyenin katılması normal mi,bu olağan ve normal bir mesaj mı?

Herkesin halkın iradesine saygılı olmasını beklerken, esas bu tür zorlamalar süküneti, huzuru ve istikraraı bozmaz mı?

Tüm parlemento bunu birlikte terennüm ettiği an,hukuku zorlamayı da kimse göze alamaz..

***

Zaten bundan sonrasını da bu ayrım netleştirecek.. Abdullah Gül aday olursa, sorun çıkar mı, çıkmaz mı diye tartışmak yerine bu muhtemel adaylığın ‘meşru olup olmadığını’ sorabilecek miyiz?

Meşru ise.. Anayasaya..

Ve yasalara uygun ise, sorun ne?

Niye mesele çıksın?

Üstelik mesele çıkatmaya kalkacak biri anayasal suç işlemiş olacak..

Hukuku delmeye kalkacak..

Ayrıca da halk ile karşı karşıya gelecek..

Genel seçimi ciddiye almadığını ilan etmiş olacak.. Bunun yaptırımı çok ağır değil mi?

***

2007 yılında bunları yazıyor olmaktan hicap duyuyorum..

‘Anayasaya ve yasalara’ saygılı olalım..

‘Tek meşru zemin olarak hukuku kabul edersek sorunların tümü çözülür’ türü şeyler söyleme mecburiyeti içinde olduğumuz bir ormandayız sanki..

Biliyorum, bizim toplumun ‘hukuk’ kulağı yok.. En kullanılmayan ve en az bilinen refleks ‘hukuk refleksi’.. Zorbalık buradan nemalanmakta..

Ama açılış bir umut uyandırdı..

Acaba hukuk zorbalığa galip gelebilir mi?

Zorbalık isteyenler..

12 Eylül darbesinin oluşturduğu ilkel anlayışa bile tahammül edemeyenler..

Ve anayasayı, yasayı, halk iradesini taklamayanlar.. ‘Koydum mu oturturum’cular her yerde var... Esas bu orman anlayışı Türkiye’nin felaketi olur..

***

CHP parlementoru tehdit etmeyi desteklemek yerine..

Hukuku yok sayan bir gayrımeşru zorlamanın felaket olacağını görebilecek mi, onu da bir kez daha test edeceğiz.


Bu yazı 526 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Oku bakayım...
    • 16 Ağustos 2008 Beş yıl önce neredeydiniz?
    • 14 Ağustos 2008 Ahmedinejad’la...
    • 12 Ağustos 2008 Saakaşvili Tolstoy okudu mu?
    • 31 Temmuz 2008 ‘Kapatma ama hırpala..’
    • 14 Temmuz 2008 MİT’in Ergenekon listesi...
    • 12 Temmuz 2008 İran savaşı yaklaşıyor mu?
    • 10 Temmuz 2008 Ölümün askerleri
    • 8 Temmuz 2008 Öksüz Çocuk Eldiveni...
    • 5 Temmuz 2008 Dağbaşı
    • 28 Haziran 2008 Bir Türk neye bedel?
    • 26 Haziran 2008 Türkiye-Almanya
    • 21 Haziran 2008 ‘Kamuoyunu TSK çizgisine getirmek’...
    • 13 Haziran 2008 Gerçekten cevap bu mu?
    • 11 Haziran 2008 Askeri sopa ile özen...
    • 2 Haziran 2008 Elitist mi, kitlesel mi?
    • 1 Haziran 2008 Sizi muhatabınız belirler...
    • 28 Mayıs 2008 Sivas’ın doğusu...
    • 25 Mayıs 2008 Danıştay ne karar verecek?
    • 24 Mayıs 2008 Birinci Cumhuriyet’in sonu mu?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,469 µs