En Sıcak Konular

Ali İhsan Karahasanoğlu
Vakit

Ali İhsan Karahasanoğlu
0 0 0000

Anayasa değişikliğini kim yapabilir?



Dün; ustasının İnönü Üniversitesi’nin açılışında yaptığı konuşmayı masaya yatırmıştık. Bugün de FatihHilmioğlu’nun üniversitesinde prof. olan, sonrasında da yeni kurulan Adıyaman Üniversitesi’ne YÖK’ün rektör atadığı Mustafa Gündüz’ün sözlerine bakalım.
 
 Gündüz de, Adıyaman Üniversitesi’nde yeni öğretim yılı vesilesi ile düzenlenen törende konuşmuş..

Anayasa konusunda parlak (!) fikirler öne süren dünkü rektörümüz, “İç hastalıkları doktoru” idi..

Bugünkünün branşı ne acaba diye merak ettim. Bugün bahsedeceğimiz rektörün branşı da “sosyoloji” imiş!

Branş sosyoloji ama, o da hukuka merak salmış!

Hem de hukukun uzmanlık isteyen dalına; Anayasa hukukuna!

Ve patlatmış bombayı: “Anayasalar nicel özelliklere (sayısal üstünlüğe) dayandırılarak yapılamaz, nicel fazlalık nitel azlığı bastırmaya yetmez!''

Bak sen!

Ne de felsefi konuşuyor rektörümüz! Nicel özellikler... Nitel özellikler... Biz bunlara “kemiyet” ve “keyfiyet” diyoruz ama.. Olsun, rektör beyin kavramları ile olaya yaklaşalım..

Biri “sayısal çoğunluk”anlamına geliyor.. Diğeri ise “içerik, donanım, ehliyet, bilgi yeterliliği” anlamına!

Birinde bir kişi de olsa, bilgi sahibi olanın fikrini üstün tutuyorsunuz. Diğerinde ise, doğru veya yanlış, çoğunluk hangi yönde ise, onun fikrini üstün tutuyorsunuz.

Tabii bu işin ucuz söylemi..

Nitelikli insanların çoğunluğuna bakarak, hem niteliği, hem de niceliği dikkate almak mümkün değil mi?

Tabii ki mümkün.

Seçimler de, aslında bunun için yapılıyor.

Herkes değil, nitelikli insanlar aday olabiliyorlar.. Nicelik de (halk) onların içinden bazılarını seçiyor. Şimdi Anayasa değişirken de, Anayasa profesörlerine (nitelik), taslak hazırlatıldı. Nicelik itibariyle yasama organını çoğunluğu da kabul edecek.

Olur muuu?

“İstemezükçü” takımda, “nitelik” de yok.. “Nicelik” de yok..

O zaman ne yapacaklar? Akan suyu bulandıracaklar..

Rektör Bey de bu kapsamda çıkışlar yapmış..

Taslağın akademisyenler tarafından hazırlandığını görmezden gelip, ““Anayasalar nicel özelliklere (sayısal üstünlüğe) dayandırılarak yapılamaz, nicel fazlalık nitel azlığı bastırmaya yetmez!'' buyurmuş!

Aslında kendi söylemleri ile de çelişiyor Rektör Bey’in bu cümlesi.. Bunlar değil mi, “Anayasa değişikliği için, uzlaşma gereklidir” diyenler... Şimdi Adıyamanlı rektöre göre, uzlaşma önemsiz imiş.. Hatta sayısal çoğunluk bile gereksiz imiş.. Önemli olan işin uzmanı birisinin Anayasa değişikliğini yapması imiş!

İşte tam bu noktada, bir daha çıkmaz sokağa giriyorlar..

Niye mi?

Zaten Anayasa Profesörü Ergun Özbudun başkanlığında bir akademisyen grup hazırlamadı mı taslağı?.. O halde “nitelik” açısından daha ne istiyorsunuz peki?

Burada tıkanıyorlar işte..  “O birisi”; yani “keyfiyet”, yani “nitelik” sahibi olan kişinin kimliğinden başlıyorlar tartışmaya..

İlla ki, onların sol kafasından olacak ya, nitelik sahibi kişi!

O da Erdoğan Teziç olabilir, İbrahim Kaboğlu olabilir.. Süheyl Batum olabilir!

İşte bu isimler Anayasa’yı hazırlayacak ve TBMM’ye de o taslağı kabul etmek düşecek!

Adıyaman rektörünün isteği işte bu!

Kendisi sosyolojiden hukuka merak saran birisi ama, belki bir bildiği vardır diye, Anayasa’yı şöyle açıp bir karıştırdım.

Ne nitelik var, ne nicelik. Ne keyfiyet var, ne de kemiyet!..

Anayasa açık açık, kanun ve Anayasa değişikliklerinin, yasama organı tarafından yapılacağını söylüyor. Yasama organının çoğunluğu tarafından.. Bilimadamlarına taslak hazırlatmadan bile bahsetmiyor! Bu anlamda Anayasa’nın, niteliğe değil; niceliğe, yani kemiyete önem verdiğini bile söyleyebiliriz.

O halde Rektör Gündüz’ün bu açıklamasının dayanağı ne acaba?

Büyük ihtimalle, rüyâsında bir paşanın kendisine verdiği talimat!. Başka ne olabilir ki?

Bir ülkede, Anayasa değiştirilmesi düşünüldüğünde, kim yapar, nasıl yapar diye nereye bakılır?

Tabii ki Anayasa’ya.

Bunlar Anayasa’ya bakmıyorlar, hayâllerinden çıkarımlarda bulunuyorlar!

Sanki hukuk devletinde değil de, kabile devletinde yaşıyoruz!
 
 



Bu yazı 1,121 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Anlayana sivri sinek anlamayan davul zurna sinek ee..
    • 16 Ağustos 2008 Maliye Bakanlığı cevap verdi, ya diğerleri?
    • 14 Ağustos 2008 Fikret Bila, namazdan niye rahatsız oluyor?
    • 14 Temmuz 2008 Onların gücü, bizim ‘dik duruş’ eksikliğimizden!
    • 12 Temmuz 2008 Yasakçı Tuğcu, böyle saçmaladı!
    • 5 Temmuz 2008 Ergenekon’da öyle, AK Parti’yi kapatmada böyle!
    • 28 Haziran 2008 RTÜK bile uyursa, Anayasa Mahkemesi ne yapacak ki?
    • 27 Haziran 2008 “Bedevi”nin arkasındaki gerçek!
    • 21 Haziran 2008 Doğan saldırılarının arkasında ne var?
    • 13 Haziran 2008 Bak sen, şu ANKA kuşuna!
    • 12 Haziran 2008 “Sı-nır-lı-dır” ne demek, izah etseniz ya!
    • 1 Haziran 2008 50 yıllık gazeteciden(!) gazete düşmanlığı!
    • 28 Mayıs 2008 ‘Kapatma kararı’ndan daha vahim olan..
    • 25 Mayıs 2008 Tartışma örtü yasağıysa, MHP’nin safı neresi?
    • 24 Mayıs 2008 Yargıtay, kapatılmamaya “heves”’ dedi!
    • 21 Mayıs 2008 CHP % 95, AK Parti % 4.. Normal mi bu?
    • 19 Mayıs 2008 ‘Köşeler babamızın malı mı?’dan ‘gazeteler babamızın çiftliği’ne!
    • 14 Mayıs 2008 Bir dönem, emekliliklerle kapanıyor!
    • 10 Mayıs 2008 Hataların sebebi, yargıya baskı mı?
    • 10 Mayıs 2008 Hataların sebebi, yargıya baskı mı?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,758 µs