En Sıcak Konular

Ali İhsan Karahasanoğlu
Vakit

Ali İhsan Karahasanoğlu
0 0 0000

Komutanlar katılacak mı/katılmayacak mı?



Bugün ve yarın medyanın tartışacağı yeni konu, “TBMM’nin açılışına komutanlar katılacaklar mı?” meselesi.. 
 
 
Tartışma konumuz, sadece TBMM’nin açılışına katılım ile sınırlı değil, hemen devamı da var, “Acaba komutanlar, TBMM’nin açılışı sebebiyle akşamleyin verilecek kokteyle katılacaklar mı?”
Bu kadar önemli (!) bir konuyu tartıştığımıza göre, televizyonlar TBMM’nin giriş kapısından canlı yayın yaparlar artık: “Komutanlar yola çıkmışlar ama, TBMM’ye mi geliyorlar yoksa bir başka yere mi gidecekler, biraz sonra göreceğiz!”
Alternatif yorum da var: “Resmi aracın güzergâhı TBMM yönünde imiş ama, son dakikada bir başka yöne dönerler mi acaba?”
Evet, bu tartışmaları, naklen yayınlarda izleyeceğiz bugün..
Az gelişmiş ülkelerin klasik görüntüleri yani!
Üniformalılar ekseninde oluşturulan bir gündem..
Şapkasını sert çıkardı/yok her zamanki gibi idi.. Selamı verirken, ayağını hizalamadı/ama bu selamlama zaten tören sırasında değildi!..
Ülke menfaatine üç kuruşluk katkısı olmayan kısır tartışmalar!
Ne Beytüşşebap’ta öldürülen 13 insan var gündemimizde..
Ne ondan önceki gün teröristlerce şehid edilen iki askerimiz. Ne de diğer şehidler..
Hiçbirisi gündemde yok..
Varsa yoksa, “Komutanlar milletin temsilcilerine protestoyu sürdürecekler mi, yumuşayacaklar mı?”
Sanki TBMM, komutanların amiri değil de, komutanlar TBMM’nin amiri!
Savaş ilanı verme yetkisi TBMM’nin değil de, komutanların. Komutanlar emredecek, TBMMsavaşacak sanki!
Cumhurbaşkanı başkomutan değil de, Genelkurmay başkanı başkomutan sanki!
Hiyerarşinin altüst edildiği bir tablo oluşturarak, bu arada “ne hortumlar gerçekleştirebiliriz, milletin sırtından neleri cebellezi yapabiliriz” hesapları!
Akşam da, anlı şanlı muhabirlerin, canlı görüntüler eşliğinde tahrikkâr anlatımlarına hazır olun; “Davete artık saatler kala, ... komutanın eşinin kuaföre gitmediği, dolayısı ile davete katılmayacağı şeklindeki yorumların ağırlık kazandığı bildiriliyor..”
Muasır medeniyeti aşma ülküsüne kendisini kilitlemiş Türkiye için, ne büyük tartışma konuları bunlar değil mi?
Demokrasi ile değil de, asker diktası ile yönetilen bir ülkede yaşıyoruz sanki.. Komutanın kendisinden vazgeçtik, eşi bile seçilmiş insanların üstünde gösteriliyor artık!
Katılmalarını veya katılmamalarını istediğimden değil... Ama askerin bu toplantılara katılması/katılmaması ne kazandırır bize, hiç düşünüyor muyuz?
Yoksa memnuniyet mi duyuyorlar, milletin seçtiği insanlara, atama ile gelen insanların dayatmada bulunma görüntülerinden!
Açık ve net olun beyler..
Milletin seçtiklerine karşı, üniformalıları destekliyorsanız eğer, tavrınızı böylece belirleyin..
Bunun adı, her aklı başında insan için aynıdır.. Bunun adı, darbeciliktir. Darbeseverliktir. Seçilerek elde edilmiş “yetki” karşısında, “güç”ten destek alanların üstünlüğünün savunulmasıdır..
Bu tür yönetimler de, muasır medeniyet dediğiniz ülkelerde değil, ilkel kabilelerin ülkelerinde karşılaştığımız sistemlerdir.
Bakın, günlerdir onlar gibi olmakla korkuttuğunuz Malezya’nın bile milli geliri 15 bin dolar seviyelerine gelmiş, biz onların üçte biri ile oyalanıp duruyoruz.
Onlar uzay çalışmaları ile meşgul, biz ise Cem Yılmaz’ın oynadığı uzaylı Gora filmleriyle..
İşte tartıştığımız konular!
Komutanlar TBMM’nin açılışına gelseler ne olacak, gelmeseler ne olacak? Akşam kokteyle katılsalar ne olacak, katılmasalar ne olacak?
Farkında mısınız bilmiyorum, Cumhurbaşkanı’nın emri altındaki birkaç bürokrat konumundaki kişinin eylemini tartışıyoruz.
İster gelsinler, isterlerse gelmesinler..
Sorun olacak bir konumu yok ki bunun!
Ama patronlarının menfaatleri için, ufacık konuları bile büyük sorunlar haline getirip, Türkiye gündemine oturtup, oluşturdukları sisli havada trilyonları götürmeyi âdet haline getirmiş kartel yalakaları, mümkün değil, bu konuyu saatlerce tartışacaklar..
Ama sorum dürüst insanlara, hangi görüşten olursanız olun, söyleyin Allah aşkına, normal bir tartışma mıdır bu?
Her gün Güneydoğu’da iki-üç askerimizi, terör eylemleri sonucu kaybediyoruz. 
Geliyoruz, TBMMaçılışında komutanlar bulunacak mı, bulunmayacak mı tartışması yapıyoruz.
Açılış kokteyline, milletvekili eşlerinin de davet edildiği ve başörtülü bazı milletvekili eşlerinin de davete katılma ihtimali olduğu için, “acaba komutanlar bu davete katılırlar mı katılmazlar mı” tartışması ile meşgul oluyoruz!
Komutanlar katılsa canımıza can katacaklar, katılmazlarsa canımızdan can eksilecekmiş gibi!
Bu ülkeye bir fayda sağlayacaksa, katılmasınlar ne diyelim... Kişi başına düşen milli gelir bir dolarcık artacaksa, katılmasınlar. Güneydoğu’daki terörle mücadeleye katkısı olacaksa eğer, katılmasınlar.
Ama tam tersine, protesto türünden bir uygulama ile, Mehmedçiğin moralini bozacaksanız eğer, ne hakkınız var buna?
“Komutanım, Başkomutanı dinlemeye gitmiyor, ben de kendi komutanımı dinlemeye gitmezsem, bir şey olmaz demek ki” yorumlarına sebeb olacaksanız, ne yetkiniz var buna?
 


Bu yazı 632 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Anlayana sivri sinek anlamayan davul zurna sinek ee..
    • 16 Ağustos 2008 Maliye Bakanlığı cevap verdi, ya diğerleri?
    • 14 Ağustos 2008 Fikret Bila, namazdan niye rahatsız oluyor?
    • 14 Temmuz 2008 Onların gücü, bizim ‘dik duruş’ eksikliğimizden!
    • 12 Temmuz 2008 Yasakçı Tuğcu, böyle saçmaladı!
    • 5 Temmuz 2008 Ergenekon’da öyle, AK Parti’yi kapatmada böyle!
    • 28 Haziran 2008 RTÜK bile uyursa, Anayasa Mahkemesi ne yapacak ki?
    • 27 Haziran 2008 “Bedevi”nin arkasındaki gerçek!
    • 21 Haziran 2008 Doğan saldırılarının arkasında ne var?
    • 13 Haziran 2008 Bak sen, şu ANKA kuşuna!
    • 12 Haziran 2008 “Sı-nır-lı-dır” ne demek, izah etseniz ya!
    • 1 Haziran 2008 50 yıllık gazeteciden(!) gazete düşmanlığı!
    • 28 Mayıs 2008 ‘Kapatma kararı’ndan daha vahim olan..
    • 25 Mayıs 2008 Tartışma örtü yasağıysa, MHP’nin safı neresi?
    • 24 Mayıs 2008 Yargıtay, kapatılmamaya “heves”’ dedi!
    • 21 Mayıs 2008 CHP % 95, AK Parti % 4.. Normal mi bu?
    • 19 Mayıs 2008 ‘Köşeler babamızın malı mı?’dan ‘gazeteler babamızın çiftliği’ne!
    • 14 Mayıs 2008 Bir dönem, emekliliklerle kapanıyor!
    • 10 Mayıs 2008 Hataların sebebi, yargıya baskı mı?
    • 10 Mayıs 2008 Hataların sebebi, yargıya baskı mı?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,766 µs